Türkiye’nin vizyoner Suriye politikası dünyayı telaşlandırıyor | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Türkiye’nin vizyoner Suriye politikası dünyayı telaşlandırıyor 26.03.2016 14:19

Türkiye’nin vizyoner Suriye politikası dünyayı telaşlandırıyor


 

Yürüttüğü komşu ülkelerle sıfır sorun politikası gereği Suriye ile de ilişkilerini geliştiren Türkiye ülkenin iç meselesi sayıp rejimini sorun yapmadan Beşşar Esat yönetimi ile gayet ileri düzeyde bir diyalog ve işbirliği içerisinde hareket ediyordu…

Demokrasi, özgürlük talepleriyle başlatılan Arap Baharı denilen toplumsal ayaklanmaların birçok ülkede yönetimin devrilmesine yol açarak Suriye’ye sıçraması üzerine Türkiye aynı minvalde iyi ilişkilerini yürütme çabasını sürdürüp Esat yönetimine yardımcı olmak istedi.

Ayaklanmaları zor ve şiddetle bastırma yerine toplumsal talepleri olumlu karşılayıp tedrici şekilde zamana yayarak demokrasiye yumuşak geçiş yapmayı öneren Türkiye, yardımını esirgemeyeceğini ve her türlü desteği vermeyi de vadetti. Lakin demokrasi, özgürlük diye bir amaçları olmayan küresel güçler Esat yönetimini destekleyip toplumsal taleplere karşı duyarsız kalmada, ayaklanmaları katliam yaparak bastırmada cesaretlendirdiler.

Baba Esat’ın Hama kentinde katliam yaparak rejime karşı ayaklanan Sünni Müslümanları ezdiği gibi oğul Esat da demokrasi talebiyle başlatılan gösterileri aynı şekilde bastırmanın mümkün olacağını düşündü.

Esat yönetiminin yaptığı katliamlar karşısında Suriye ile mevcut iyi ilişkilerini sürdürmenin hatırına susup seyirci kalmak, gerekirse destek olmak yurtta sulh cihanda sulh anlayışı ile mümkündü. Eski Türkiye’nin içeride şahin, dışarıda güvercin, kokmaz, bulaşmaz resmi ideolojisi zaten Baas Partilerinin ilham kaynağı ve prototipiydi.

AKP iktidarındaki Yeni Türkiye Arap Baharı yaşanan ülkelerdeki işbirlikçi kukla yönetimler demokrasi ve özgürlük taleplerine katliamlar yaparak karşılık verince toplumların yanında yer almayı yeğledi. Lakin bu ülkelerin yönetimlerine düşmanca davranmayarak samimi ve dostane tavsiyelerde bulunup yardımcı olmak istediğini ifade etmeyi de ihmal etmedi.

Daha önce,komşu ülkelerle sıfır sorun politikası nedeniyle Türkiye batıdan kopuyor, ekseni kayıyor diye yaygara kopartan malum iç ve dış çevreler; Arap Baharını katliamlar yaparak engellemeye çalışan işbirlikçi dikta rejimlerine karşı demokrasi talep eden halkın yanında yer alınca bu defa Türkiye iç işlerine müdahale ediyor demeye başladılar.

Küresel güçler Arap Baharını başarısız kılmak için işbirlikçi dikta rejimlerini destekleyerek Türkiye’nin bu ülkelerle kurduğu siyasi, ekonomik iyi ilişkileri de tahrip ettiler. Lakin bunun kendilerine faturası çok daha büyük oldu.

Türkiye’ye rağmen bu ülkelerin hiçbirinde kendileri için öncekilerden daha iyi bir yönetime işbaşı yaptırmaları mümkün olmadı. Suriye’de ise uluslararası toplum kavramı çöktü.

Türkiye’ye inat Esat yönetimini ayakta tutmaya çalışırken bütün paradigmalarını, evrensel değerlerini, kırmızı çizgilerini, inanılırlıklarını, güvenilirliklerini yitiren küresel güçler yine de başarılı olamadılar. Suriye’yi taş devrine döndürmelerine rağmen Esat yönetiminin ayakta kalma şansı artık kalmamıştır.

Türkiye; konjonktürel pragmatik politikalar yerine ileriye projeksiyon tutarak ilkeli, vizyoner bir bölgesel ve küresel özgün siyaset izlediğinden, bölgede yaşanan gelişmelerden en az zarar gören, buna karşın en kârlı çıkan ülke oldu.

Önce bir kere her türden komplolara, kışkırtmalara karşın 900 küsur km sınırı olan Suriye ile savaşa tutuşmaktan beri kalabilmiş olması olağanüstü bir başarıdır. 2,5 milyon mülteci barındıran, Suriye kaynaklı birçok terör saldırısına maruz kalan, bir uçağı düşürülen, sınır ve hava sahası ihlallerine maruz kalan Türkiye her şeye rağmen savaşa müdahil olmadı.

Türkiye eğer mülteciler için 10 milyar $ harcadı ise, Suriye ekonomisininde büyük ölçüde içeriye girmesini sağladı. Kaldı ki, mülteci akınını durdurmak için Suriye’ye savaş açsaydı birkaç günde bile çok daha büyük harcama yapmak zorunda kalır, kayıplar verirdi.

Türkiye, eli kanlı azınlıkçı dikta rejimine karşı hiçbir ayırım yapmadan tüm Suriye halkının demokratik hak ve özgürlüklerini savunarak ilkeli davrandığı, hiçbir ayırım yapmadan tüm mültecilere kapısını açtığı için bölge toplumlarının gönlünde taht kuran, umut ve dayanak olan örnek bir insanlık, demokratik yaklaşım sergiliyor. Bu paha biçilmez bir kazanımdır.

Batı ülkelerinin demokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri, barışı, refahı yalnız kendilerinin olmasını isteyen, başkalarına reva görmeyen çifte standartlı sömürgeci yaklaşımlarından, uygulamalarından insanlık çok çekti, hala çekiyor.

Birleşmiş Milletlerin küresel güçlerin hegemonyasına destek veren hizmet eden gayri adil yapılanmasına itiraz edebilen, stratejik hesapları uğruna çıkarttıkları savaşlarla milyonları ölüme, göçe zorlayan zulümleri karşısında sesini yükseltebilen bir Türkiye tüm mazlumlar için umut ışığı, tüm insanlık için deniz feneri olmaktadır.

SSCB 10 yıl sürdürdüğü Afganistan işgali sırasında uğradığı askeri ve ekonomik kayıplar nedeniyle Varşova Paktı ile birlikte dağıldığından komünizm çöktü. Böylece tek süper güç konumuna gelen ABD, Yeni Dünya Düzeni kurduğunu ilan edip Büyük Ortadoğu Projesini hayata geçirmek amacıyla müttefikleriyle birlikte Afganistan ve Irak işgallerini başlattı.

ABD ve müttefikleri de tıpkı SSCB gibi yaptıkları askeri harcamalarla, verdikleri kayıplarla büyük bir küresel ekonomik kriz içine girdiklerinden Irak’tan Afganistan’dan çekilme kararıaldılar. Irak’tan çekilirken geride bıraktıkları yönetim boşluğundan terör grupları türemeye ve Arap Baharı denilen fırtına kopmaya başladı.

Bölgedeki gelişmelere artık karadan müdahale gücü / imkânı kalmayan tek süper güç ABD ile müttefikleri işbirliği yaptıkları terör örgütlerine hava desteği vererek stratejik çıkarlarına uygun çözümler bulmaya çalışırken tüm insani ve ahlaki değerlerini çiğniyorlar. Bütün her şeye rağmen hiçbir başarı elde edemiyorlar.

Artık tek süper güç ABD, Yeni Dünya Düzeni, Büyük Ortadoğu Projesi gibi konular dünya gündeminden düşmüş durumda. Türkiye’nin öngörülemeyen ve önlenemeyen yükselişine karşı birleşmeye çalışan küresel güçler bunu da başaramıyor.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright