Kutuplaşmanın Tarafları: Kemalistler (Eski Türkiye) - Tayipçiler (Yeni Türkiye) | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Kutuplaşmanın Tarafları: Kemalistler (Eski Türkiye) - Tayipçiler (Yeni Türkiye) 13.12.2016 00:18

Kutuplaşmanın Tarafları: Kemalistler (Eski Türkiye) - Tayipçiler (Yeni Türkiye)


Toplumsal yapıyı karpuz gibi ortadan bölen kutuplaşmanın bir tarafındaki Eski Türkiye denilen statükocu kesimin giderek Kemalist, laik, seküler ve Batıcı bir ortak paradigma çatısı altında toplandıkları yadsınabilir bir durum değildir. Dış destekli bu yapı oldukça örgütlü olmasına, sesi çok çıkmasına karşın toplumla ve kadim değerleriyle çelişip zıtlaştığı için giderek marjinalleşmektedir.

Sağcısı, solcusu, liberali, çağdaş yaşamcısı ve muhafazakâr demokratı ile her türden Eski Türkiye’nin halinden memnun mutlu kesimleri Atatürkçülüğü siyasi kimliğe dönüştürüp “Batıklüp Cephesi” olarak arenada konuşlanmaktadırlar. ABD, NATO, Avrupa Birliği bu cepheye her türlü lojistik desteği vermektedir.

12 Eylül 1980 öncesinde Batı’dan ithal sağ-sol kutuplaşması yaşanıyorken iki tarafın da ipleri dışarıdan oynatılıyordu. Küresel Gücün sahnelediği bu oyunun amacı biri kapitalist sağcı diğeri sosyal demokrat solcu, Batıya bağlı iki siyasi yelpaze ile toplumu dizayn edip güdümlü demokrasiye zemin oluşturmaktı. Bu defa durum farklı; çünkü kutuplaşmanın bir tarafı yerli ve millidir.

Millî Görüş hareketini başlatan Erbakan o oyunu bozmak için “Sağ ile sol aynı madalyonun iki yüzüdür. Güdümlü demokrasi yazı-tura oyunu gibi uygulanıyor ve CHP de Adalet Partisi de kazansa hep Yahudi iktidar oluyor” diye durumun röntgenini çekip topluma göstermeye çalıştı. O yüzden şiddetli tepkiler aldı.

Önce ahlak ve maneviyat diyen Erbakan; sağ ve sol ideolojilerin materyalist olduklarını belirterek Millî Görüş’ün 1000 yıllık İslam Medeniyetini temsil eden, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen vadeden söylemiyle toplumu yeniden Müslümanlaştırmak için büyük bir siyasi mücadele verdi.

İki kutuplu-iki bloklu küresel sistemi timsaha benzeterek üst çenesi komünizm, alt çenesi kapitalizm, gövdesi ise siyonizm olan bu canavarın; bütün insanlığın alın terini, göz nurunu yutmakla yetinmediği, canı-kanı ile beslendiği gerçeğini hep siyasi söyleminin içeriği olarak topluma aktardı. Erbakan’ın ömrü yetmedi; lakin siyasete kazandırıp yetiştirdiği talebeleri hedeflerini gerçekleştirmekteler.

Erbakan’ın 1923 hile rejimi ve köle düzeni diye nitelediği Eski Türkiye resmi ideolojisi hiç şüphesiz ki Kemalizm’dir. Atatürk ilke ve inkılaplarını ilelebet muhafaza etme temelli resmi ideoloji 15 yıllık Ak Parti iktidarında hedef alındı ve tasfiye edilmeye çalışılarak önemli mesafeler kat edildi.

Bu kez sürecin ivmelerle devam ettirilmesine, tarihi kırılmanın 100. Yılı 2023’e dek onarılarak Türkiye liderliğinde Selçuklu-Osmanlı İslam Medeniyeti devamı yeni bir dünya düzeninin alt yapısının hazırlanmasına çalışılmaktadır. Küresel Güç bu yüzden Yeni Türkiye’ye yönelik çok yönlü saldırılar tertiplemektedir.

Tayip Erdoğan Başbakan iken Ak Parti Gurup toplantısında “İki tane ayyaşın yaptığı yasalar sizin için muteber oluyor; İslam’ın emrettiği gerçekleri ret ediyorsunuz!” dediğinde; CHP buna “Atatürk ve İnönü’yü kastediyor” diye şiddetli tepki göstermişti. Tabii ki CHP o sözleri doğru anlamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tanımıyla Yeni Türkiye olgusu, Eski Türkiye diye nitelediği Batıya angaje müstemleke tipi rejime karşı Yeniden Büyük Türkiye idealinin ürünüdür. Türkiye ilk defa büyük oluyor değil. Geçmişte zaten büyük idi. Şimdi ihtişamlı mazisindeki gibi yeniden büyük olma yolunda ilerliyor.

Birinci Dünya Savaşında yenilgiye uğrayan Osmanlı Devleti çökertilip başkenti İstanbul İngilizlerin işgalindeyken bu müstemleke tipi 1923 hile rejimi ve köle düzenini işbirlikçi muhalif İttihat ve Terakki unsurları muvazaa ile kurdular.

Yeni Türkiye; en son Haçlı Seferi Birinci Dünya Savaşında Batıya kaybedilen bağımsızlığı, özgürlüğü kazanma adına Millî Görüş’ün yürüttüğü mücadelenin, AKP iktidarında farklı bir konseptte devam ettirilmesiyle gerçekleşen olgudur.

İşgalci İngilizlerin Lozan’da kurduktan sonra yapılandırdığı Eski Türkiye İslam düşmanlığı temelinde, Müslümanları potansiyel tehdit ve tehlike sayan baskıcı paganist bir zihniyetle topluma dayatılarak inşa edildi. İşte o gayri milli zihniyet Millî Görüş’ün 4 partisini kapatarak Erbakan’ı 4 kez siyasi yasaklı yaptı.

Bu zihniyet 15 yıllık AKP iktidarında da aynı yaklaşımla artarda hamleler yaptı ise de hiçbirinde başarılı olamadı. 1923’ten beri Türkiye’yi hegemonik vesayet ile yöneten Batı işbirlikçisi mütegallibe ekonomi, medya, siyaset, kültür, sanat, sivil toplum alanlarında tüm tekelleri kırılarak geriletilme sürecine sokuldu. Bu, 15 Temmuz Darbe Girişimi ardından ivme kazanıp hızlanarak devam ediyor.

 

FETÖ’nün en üst düzey yönetiminde yer alan, sonra niyetlerini anlayıp yolunu ayıran Prof. Dr. Ahmet Keleş çıktığı televizyon programında “Geriye dönerek baktığımda çok iyi anlıyorum ki, bu cemaat Millî Görüş’ün önünü kesmek için küresel güç tarafından yapılandırılmış” diyordu. Bu çok doğru bir tespit ve gerçeğin ta kendisidir.

FETÖ, Millî Görüş’ün İslam’ı hâkim kılıp toplumu yeniden Müslümanlaştırmayı hedeflemesine karşın; Haçlı Batı güdümlü sapkın bir din anlayışı oluşturmanın projesidir. Proje Millî Görüş’le eş zamanlı yürütülerek 1923 hile rejimi ve köle düzeni bu sapkın dini anlayışla revize edilip devam ettirilmek isteniyordu.

Erbakan dışında istisnasız bütün liderlerin FETÖ ile işbirliği, dayanışma içinde hareket ettikleri gerçekliği bunun açık, net bir göstergesidir. Yeni Türkiye Millî Görüş’ün eseri, Eski Türkiye ise “diğerlerinin” ait olduğu statükonun adıdır.

Tek cümle ile ifade edecek olursak Batı ve yerli işbirlikçileri Eski Türkiye’den; yerli ve millî olanlar da Yeni Türkiye’den yanadırlar. Kutuplaşmanın nedenini başka türlü açıklamaya çalışanlar illüzyonlarla gerçeği farklı şekilde yansıtmak ve toplumu manipüle etmek istiyorlar.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright