İnsandan Başka Yaşamı Gelişen, Tekâmül Eden Canlı Yoktur | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>İnsandan Başka Yaşamı Gelişen, Tekâmül Eden Canlı Yoktur 17.05.2015 20:06

İnsandan Başka Yaşamı Gelişen, Tekâmül Eden Canlı Yoktur

Hayvanlar ve bitkiler ilk yaratıldıklarında hayata nasıl merhaba ettilerse, milyonlarca yılda hiçbir gelişme kaydetmeden nesiller boyu en mükemmel yaşamlarını o ilk günkü gibi hala sürdürüyor. Gelişmeye ve daha iyi olmaya gerek bırakmayan kıvamda var edildiklerinden nasıl yaratıldılarsa hep öyleler.

Süreç boyunca değişen dünya şartlarında, tabiattaki denge ortamında yaşamını sürdürüp varlıkta kalmaya devam edenler yanında bu imkânı bulamayıp nesli tükenenler de oldu.

İnsanların ehlileştirip kültür ortamında yetiştirdiklerinin yaşam biçimi nispeten değiştirilmiş olsa bile vahşi/tabii ortamda yaşayan canlıların yaşam biçiminde en ufak bir değişme bile husule gelmemiştir. Fosiller net şekilde gösteriyor ki vücut yapıları da en küçük değişikliği yaşamamıştır. En başta nasıl yaratılmışlarsa hala öyledirler; yani ‘evrim’ denilen olay asla yaşanmamıştır.

Hayvanların ve bitkilerin kabiliyetleri kendi türleri ile sınırlıdır, gelişmeye ve değişime açık değildir. İnsanlar tarafından ehlileştirilip eğitilmeleri halinde çok sınırlı bir gelişme sağlanır ama bu tabii ortamda kendiliğinden hiç olmaz.

İnsan dışındaki canlıların hayatları olabilecek en mükemmel şekilde programlanıp içgüdü halinde nesiller boyunca tevarüs eder. Tek başına ya da koloniler halindeki yaşam biçimi, şekli ve işlevselliği hiç mi hiç değişmez. Zaten bu canlılar açısından gelişmeyi, değişmeyi gerektirecek bir eksiklik, yetersizlik söz konusu değil; olabilecek en azami mükemmellikte amacına uygun tasarımlar olarak yaratılmışlardır.

İnsanlara gelince anatomisi dışındaki her şeyleri mütemadiyen değişerek bazen yükseliş, bazen de alçalış seyri izlemiştir. İnsanların duyguları, düşünceleri, bilgileri, yetenekleri de kişisel, sosyal ve toplumsal yaşamları da sınırsız bir değişime, gelişime açıktır.

Hayvanların türlerine özge yetenekler ve farklılıklar ayrı ayrı her bir insan için söz konusu olmaktadır. Başka canlıların bir türündeki nitelik farklılığı çok sınırlı olmasına karşın insan neslinde her birey arasındaki nitelik farklılığı sınırsızdır.

Bitkiler hayat bulduktan sonra, uygun ortamlarda yardımsız tek başına yaşayıp ömürlerini tamamlayabilirler. Hayvanlar ise doğduktan kısa süre sonra yardımsız yaşamını sürdürüp doğal denge içinde varlıkta kalabilirler. İnsan anne-baba, çevre-toplum himayesinde uzun yıllar süren gelişimini tamamlamadan hayatta kalma, ayakları üzerinde durma ve varlığını devam ettirme yeteneğine sahip olamaz. Esasen yalnız başına yaşayamaz da.

İnsan böylece hayvanlardan çok daha aciz ve çaresiz bir canlı olarak dünyaya gelir sonra tüm yaratıklar hatta kendisi gibi insanlar, toplumlar üzerinde hâkimiyet kurup yönetebilir!

Yüce Allah bitkilerle hayvanları amacına uygun olarak mükemmel, kendine yeterli şekilde yaratırken; insanı ise oldukça aciz, muhtaç, bilgisiz, becerisiz, çaresiz ve lakin gelişmeye, olgunlaşmaya müsait fevkalade yeteneklerle donatılmış bir halde var ediyor.

Yüce Allah insanı Kur’an’da ahsen-i takvim (en güzel biçim) esfele-i safilin  (aşağıların aşağısı) şeklinde sonsuz bir aralıkta nitelemiştir. Kâinatta hiçbir mesafe en iyi insan ile en kötü insan arasındaki fark kadar değildir. Çünkü Yüce Allah insanı kendi suretinde yarattı ve kendi ruhundan üfledi! Bu hususta daha fazla ileri gitmeyip herkesin anlayışına havale edelim…

Lakin şunu belirtmekle yetinelim ki; Yüce Allah yarattıkları içerisinde yalnız insana irade-i cüziye verip sorumluluk yüklemiştir. Sultan’ı olarak insanı kulluğa layık görmüş, muhatabı kabul etmiştir. Nitekim Yüce Zatını, Kur’an’da Melikinnas (İnsanların Padişahı) ifadesiyle nitelemiştir. Cennet halkı Ezel-Ebed Padişahının tebaasıdır!

İnsanoğlu, olağanüstü mükemmellikte yaratılmış olan dünya ortamında olabilecek en ilkel şartlarda yaşamaya başladı! Kendini, kabiliyetini, niteliğini, yaşamını, çevresini, dünyanın birçok şeyini değiştirebilecek donanımla yaratıldığı için bazen tekâmül bazen tedenni etti. Ama genel trendi hep kişisel ve toplumsal hayat şartlarının yükselişi, gelişmesi, tekâmülü yönünde oldu.

İnsanoğlunun eliyle yeryüzünde bazen yüksek medeniyetler kuruldu, bazen medeniyetler tahrip edildi. Kimi zaman iyilik, merhamet, sevgi, saygı, barış, yüce ahlak, medeni yaşam, mutluluk hâkim oldu. Kimi zaman da kötülük, acımasızlık, kin/nefret, saldırı, savaş, adilik, vahşilik, ıstırap hüküm sürdü.

Böylece insanoğlunun iki temel kabiliyeti tezahür ederek değişime neden oldu: maddi ve manevi gücü. Bu iki güç ve kabiliyeti bazen birbiriyle ahenkli, imtizaç ederek, dayanışma, işbirliği içerisinde hayatı şekillendirdi, tekâmül ettirdi ve güzelleştirdi. Bazen de zıtlaşarak birbiriyle kavga edip çekişerek her şeyi tahrip etti ve hayatı çirkinleştirdi, bayağılaştırdı.

Yüce Allah dünyayı insanın eğitimi, gelişimi ve imtihanı için en mükemmel şekilde yarattı, döşedi; hayatını en uygun biçimde tanzim etti. Bu eğitimini, gelişimini, imtihanını hak-batıl mücadelesi ortamında gerçekleştirmek üzere iyilik ile kötülüğü gece ile gündüzün birbirini izlemesi gibi yeryüzünde art arda hükümferma kıldı. Kâinatın da temel özelliği insaniliktir.

Bütün canlılar insan için, amacına uygun, olabilecek en mükemmellikte yaratılırken; insan da eğitim ve imtihan için dünyaya cennete aday gönderildi. Sonsuz bir hayat için yaratılıp çok yüksek bir zevk ve ihtişamlı bir mutluluk verecek şekilde düzenlenen cennetin insanı; eğitimli, üstün nitelikli, derin ve ince anlayışlı, onu hak eden üstün başarılara sahip olmalı ki hiçbir kusur, noksan, ayıp, üzüntü verici şey orada yaşanmasın. Şerefli, yüksek ahlaklı, sevgi dolu, merhametli, seçkin insanların yurdudur cennet.

Yüce Allah; dünyada tasavvur edilemeyecek büyük nimetler, muhteşem güzelliklerle dolu cennetler yarattı, onların halkı olmaya imtihandaki başarısı karşılığı layık olacak insanlara vadetti. Kesintisiz sonsuz ihtişam ve mutluluk Yüce Allah’ın rızasını kazananlarındır.

Cennetlerin kadir-kıymetini daha da arttırmak için onlara karşı kat kat cehennem yaratan, insanları onunla da korkutup uyaran Yüce Allah muhakkak ki adalet yapmaktadır. Cennet ucuz, cehennem ise gereksiz değil. 

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright