Hızla akan zaman bizi NEREYE götürüyor? | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Hızla akan zaman bizi NEREYE götürüyor? 30.11.2015 23:39

Hızla akan zaman bizi NEREYE götürüyor?


İletişim, ulaşım, inşa, imar, imalat ve yaşamı ile tam bir sürat çağı yaşıyoruz. Her çağın bir özelliği varsa bu çağın en bariz özelliği zamanın hızlı akışıdır.      Kimilerine göre zaman eşyanın dördüncü boyutudur. Dolayısıyla zaman eşyanın bulunduğu mekân için söz konusudur. Mekândan münezzeh mana âleminde zamana da yer yoktur. Sonsuzluk zamansızlığı gerektirir.

O halde üzerinde yaşadığımız gezegen bizleri periyodik zaman birimleriyle hangi sahile götürdüğünü bilemediğimiz bir gemi gibi menzili maksuduna imalatımızla birlikte taşımaktadır.  Zamanın da, geminin de, bizlerin de, imalatımızın da sanal ve algıdan ibaret olduğu günümüzde bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu gerçekliği en güzel anlatan Harun Yahya adına yazılmış kitaplar tavsiye-ye şayandır.

Bir anda kendini annesi tarafından dünyaya bırakılmış olarak bulan insanoğlunu, nasıl bir hayata aday olduğunu idrakten aciz olarak bir süre geçirdikten sonra ne olduğu, kim tarafından niçin var edildiği, kendisinden ne istendiği, asıl görevinin mahiyeti konularında bir soru yağmuru karşılar.

Hayatın hızlı temposu içinde bu soru yağmurunun cevaplarını düşünmeye gerek duymayarak savmak istese de, ara ara kendine gelmekten kurtulamaz. Düşünüp üzerinde kafa yorar. Bu mukadder soruları; cevapları üzerinde düşünme ihtiyacı karşılanmadan göz ardı etmenin ya da ötelemenin çıkar yol olmadığını anlaması gecikse de kaçınılmazdır. İyisi mi iş işten geçmeden ve tünelin ucu görünmeden, henüz vakit varken düşünmektir.

O halde şöyle birlikte bir düşünelim: Bu hızla akan zaman bizi nereye götürüyor; varacağımız yerde bizi ne bekliyor? Yapıp ettiklerimizden, ya da yapmamız lazım iken yapmadıklarımızdan ötürü bizden hesap soracak Biri var mı?

Şuradan başlasak sanırım daha doğru olur: Zaman denizinde yüzen şu gezegene irademizle gelmediğimize göre bizi kim gönderdi; niçin gönderdi ve ne istiyor?

Bize bahşedilen akıl hiç kimseden hiçbir şey öğrenme imkânı bulamasak dahi bir Yaratıcı olması gerektiğini düşünüp anlamaya yeter. Ondan sonrası bu Yaratıcıyı tanımak ve bizi neden yarattığını, ne istediğini araştırıp öğrenmektir.

Lakin bunları öğrenip anlamamız için aklımızın mutlaka kılavuza, irşada, mürşide ihtiyacı olacaktır, kendi kendine olacak iş değildir. Bu nedenledir ki Yaratıcı kitap ve peygamber göndermiştir. Bu defa aklın görevi; kitap ve peygamberin Yaratıcı tarafından gerçekten gönderilip gönderilmediğini kesin bir bilgi ile tespit etmek, kavramaktır. Akla bu kabiliyet de verilmiş, bu yüzden de sorumlu tutulmuştur!

O halde çağımızı da kapsayan ilahi kitap Kur’an’ı, onu getirmiş olan Peygamberi, hakikaten Yaratıcı mı gönderdi, yoksa bu yalnızca bir iddia mıdır; test etmeye ve gerçeği kesin bir bilgi ile öğrenmeye ivedilikle başlamamız lazım.

Yaratıcı bir topluma peygamber gönderdiğinde onun elçisi olduğunu ispat eden, aklını kullananları ikna eden, başka insanların yapması mümkün olmayan birçok olağanüstü işler gerçekleştirecek kabiliyetlerle donatır ki dini literatürde mucize diye anılır bu.

Ancak şu çağın insanı olan bizler muhatabı olduğumuz son peygamberi görmek, mucizelerine şahit olmak gibi bir şansa sahip olmadığımızdan, günümüze intikali sağlanmış rivayetlere öylesine inanmak durumunda değiliz. Bu yüzden kanıtlara ve ikna edici kesin bilgilere muhtacız. Gerçekliği kanıtlanamayan bir din asla hak din olamaz. Çünkü din istendiğinde ve öylesine inanılacak bir kurgu değildir.

O halde önce ilahi kitap olarak önümüzde duran Kur’an’a bakmamız lazımdır. O, Yaratıcının gönderdiği kitap olduğunu bize kanıtlamak durumundadır. Yoksa bizi sorumlu tutması söz konusu olamaz.

Kur’an’ı Kerim her çağa ve bütün insanlığa hitap eden son İlahi Kitap olduğu için yaşayan bir mucize; her gelişmeye doğru açıklama getiren, her olayı isabetli izah eden bilgileri içeren kaynak olarak Yaratıcının eseri olduğunu kanıtlamaktadır.

Bundan 14 asır önce insanlığın gelişmişlik düzeyinin ilkel olduğu bir dönemde ve bedevi bir toplumda indirilmiş olan bir kitap olarak Kur’an-ı Kerim eğer bugünkü ileri teknoloji ile yapılan araştırmaları, ortaya çıkarılan bilgileri doğruluyorsa ona Yaratıcının gönderdiği mesaj olarak iman edilmesi kaçınılmazdır. Yoksa bir insan ya da insanlar topluluğu böyle bir kitabı uydurdu demek akıl dışıdır.

Günümüzde Kur’an-ı Kerim’in insanlığın yeni öğrenmekte olduğu en ileri bilgiler ile tamamen örtüşen ayetlerini konu edinen birçok kitap yayınlanmaktadır. Ama bunlardan en çarpıcı olan ve asla itiraza imkân bırakmayan çalışmayı yine Harun Yahya adıyla yazılmış olan Kur’an Mucizeleri isimli kitapta görmek mümkündür.

Bu kitap; Kur’an-ı Kerim’in Allah’a ait olduğunu, Hz. Muhammed (SAS)’in gerçek Peygamber olduğunu 2x2=4 netliğinde kanıtlamaktadır. Aklıselim sahibi kimseyi bu kitap kesin bir bilgi ile ikna edip ister istemez iman ettirecek niteliktedir.

Yalnızca Kur’an-ı Kerim değil, Hz. Peygamberin (SAS) sözleri olan hadislerden de günümüze ışık tutan birçok rivayet vardır. Kur’an ve Hadis kitapları İslam Dininin hak din olduğunu bugün de itiraza mahal bırakmayacak şekilde kanıtlamaktadır.

Bu durumda aklını kullanan her insan, İslam’ın hak din olduğunu kaynaklarından okuyup tetkik ederek Yaratıcısını tanıyıp kendisinden ne istediğini öğrenebilir ki, bu mutlaka yerine getirilmesi gereken bir sorumluluktur. İnsana verilen hayatın, aklın, şuurun yegâne nedeni budur ve bu sorumluluktan kaçmak imkânsızdır.

Hızla akmakta olan zamanın bizleri nereye götürdüğünü, yolun sonunda nelerle, hangi durumlarla karşı karşıya geleceğimizi düşünmeye, öğrenmeye, kavramaya gerek görmeden yaşarsak varacağımız yerde kötü sürprizlerle karşı karşıya gelir, çok zor duruma düşeriz. İmkânlar elden gitmiş, yapacak bir şey kalmamış olur.

Çünkü İlahi Mesajın özeti şudur: Hayat ve ölüm kim başarılı, kim başarısız ortaya çıksın diye insanlar imtihan edilmek için yaratıldı. Herkesin geçeceği kabir kapısı ötesinde içinde sonsuza kadar yaşanacak cennet ve cehennem vardır!

Hak din bu gerçeklerle müjdelemek ve uyarmak için gönderilmiştir. İnsanoğlunu sorumlu tutmaktadır!

 

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright