Bilmediği konularda insanı yanıltmak kolaydır | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Bilmediği konularda insanı yanıltmak kolaydır 22.10.2016 16:33

Bilmediği konularda insanı yanıltmak kolaydır


İnsan her şeyi bilemediği gibi birden çok konuda da uzmanlaşamaz. Bilmediği konularda başka insanların yardımına ihtiyaç duyar. Bu da insanlar arasındaki bilgi alışverişini kaçınılmaz kılarak iletişim ve etkileşime vesile olur.

Nasıl ki insan ihtiyaç duyduğu her şeyi üretemiyor, başkalarının ürettiklerinden edinmek zorunda kalıyorsa ve bundan da ticaret, ekonomi hâsıl oluyorsa; aynı şekilde bildiklerini başkalarına aktarıp onların bilgilerini edinirken de iletişim ve etkileşim hâsıl olmaktadır.

Kimse her ürünün gerçek kalitesini, fonksiyonelliğini bilemediğinden tanıtımını daha doğrusu reklamını yapmak gerekmektedir. Reklamın sağlıklı ve dürüstçe yapılmaması tüketicinin aldatılmasına neden olur. Bilgilendirme konusunda da doğrular, gerçekler dürüstçe bildirilmediğinde insanlar ve toplumlar yanıltılmış, yanlış yönlendirilmiş olur. Bu, bazen gerçekler/doğrular bilinmediği için, bazen de bilinçli olarak maksatlı yapılır ve istenen algılar suni şekilde oluşturulur.

İnsanların, toplumların gerçeği, doğruyu bilmediği konularda ortak bir görüş ve düşünceye sahip olması mümkün değildir. Çünkü doğru tek yanlış ise sayısız!

Doğruları, gerçekleri gizlemek, çarpıtmak, demagoji yapmak, kirli bilgi üretmek ve birtakım manipülasyonlarla, operasyonlarla istenen algıyı oluşturup eyleme mesnet yapmak günümüzde bir teknik, hatta büyük sektör haline getirilmiştir.

Ne denli sapkın olursa olsun bir düşünceyi, inancı, ideolojiyi birtakım teknikler, yöntemler ve imkânlar kullanarak kesin gerçekmiş gibi kitlelere kabul ettirmek, eyleme dönüştürmek mümkündür. Bu nedenledir ki, insanlık tarihi boyunca bir hak-batıl, doğru-yanlış mücadelesi yaşanagelmektedir.

Yalnızca hak ve hakikat adına hareket edip doğruyu bulmaya çalışan insanları engelleyerek, elimine ederek kendi doğrularını zorla ya da hile ile dayatan güç odakları hep olmuştur.  Bu mücadelede bazen hak bazen batıl galip gelmiş ve hükmünü icra etmiştir. Batılın enerji kaynağı dayanılmaz egemen olma ihtirası olmuştur.

Hak galip geldiğinde topluma ahlak, maneviyat, adalet, barış, huzur, güven ve istikrar hâkim olmuş; insanlık tekâmül ederek yüksek medeniyetler kurmuştur. Batıl galip geldiğinde sapkınlık, zorbalık, zulüm, sömürü, güvensizlik ve ıstırap egemen olmuş; onu isyan, ihtilal, kaos, yıkım, çöküş dönemleri takip etmiştir.

Batılı dayatıp zorla egemen kılan baskıcı totaliter rejimlerden kurtuluş çaresini insanlık özgürlükçü açık rejimlerde bulmuş ve demokrasiyi keşfetmiştir. Özgür düşünce ve serbest araştırma ile gerçekleri bulup ortaya çıkarmak böylece bir umut haline gelmiştir.

Lakin demokratik özgürlükleri yalnızca iyi niyetliler değil daha çok art niyetliler, kötü maksatlılar kullanma imkânı buluyor, şaşırtıcı beceriler gösteriyorlar. Bilgi kirliliği yaparak, medya illüzyonlarıyla toplumsal hipnotizmalar oluşturarak iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırmayı alabildiğine zorlaştırıyorlar. Bu nedenden dolayı insanlar ve toplumlar sübjektif telkinlerin etkisine maruz kalıyor.

Bununla yetinmeyip devşirdikleri yandaşlarını örgütleyerek her alana, sektöre, toplum kesimine hâkim olacak şekilde yapılar oluşturuyorlar. Küçük azınlıklara dayalı örgütlü yapılarla büyük çoğunlukları etkileyip hâkimiyet kurabiliyorlar.

Bu yapılanmalar yalnızca bir ülke ya da toplumda değil küresel çapta oligarşik yönetimler oluşturup bütün insanlığı belli kalıplar içerisine sokarak yönetmenin yolunu, yöntemini buluyorlar. Bunları özgürlük, insan hakları, demokrasi adına ve bu amaçla sağlanan imkânları kullanarak yapıyorlar.

Kötü amaçları için demokratik açık rejimleri baskıcı kapalı rejimlerden daha iyi ve etkin şekilde kullanan şer odakları zümrevi çıkarları uğruna bütün insanlığa zulüm yapıp acı çektirebilmekte, her şeyini istismar edip sömürebilmektedirler.

Türkiye’deki ileri demokrasi imkânlarını en etkin şekilde kullanan FETÖ devlet kurum ve kuruluşları içinde örgütlediği paralel yapı üzerinden ülke yönetiminin ele geçirilmesi amacıyla kanlı bir darbe girişiminde bulunabilmiştir. Bu girişime karar verip FETÖ’yü görevlendirenler elbette ki küresel güç merkezleridir.

Demokrasi, özgürlük, insan hakları kavramlarını ve imkânlarını şer odaklarının art niyetle, kötü maksatla kullanmaları durumunda insanlık felakete sürüklenir. Kötüler bu kavram ve imkânları etkin şekilde kullandığında yeryüzüne kötülük; iyiler kullandığında iyilik hâkim olur. Hiçbir rejim kendiliğinden iyiliği, doğruluğu topluma hâkim kılamaz. Sağlam karakterli inançlı yöneticilerin uygulamalarıyla ancak bu mümkün olur.

O halde rejimin şekli, ortam ve şartlar ne olursa olsun hak-batıl mücadelesinin yaşanması kaçınılmazdır. Hakkı hâkim kılmak isteyenler mücadelede başaralı olamazlarsa batıl hâkim olur, kötüler istediklerini yaparlar.

Kötülüğü örgütleyen şer odakları insanların gerçeği bilmemesinden yararlanıp medya illüzyonlarıyla, hokus-pokusla, yanıltma, şaşırtma, manipüle etme, bilgi kirliliği oluşturma yöntemleriyle gerçekler yerine, istenen algıları topluma kabul ettirebilmektedirler. Demokrasi her türlü istismara açık bir yönetim şeklidir.

Bunun önüne geçmek; gerçeği bilenlerin inançlı, samimi, cesur mücadelelerini başarıya ulaştırmaları ile ancak mümkündür. Değilse hiçbir kural, yasa, sistem ve yönetim şekli iyilerin kazandığı mücadele olmaksızın kendiliğinden gerçeğe ulaşılmasını, hakkın hâkim olmasını, adalet, barış ve huzurun tesis edilmesini, ideal bir düzen kurulmasını asla sağlayamaz.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright