Özür dilemek | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Özür dilemek 08.01.2017 21:59

Özür dilemek


Kış günü, şık bir mekâna gitme isteği, seans sonrası zihnimde kahve içme hayalleri ve usul usul yağan karın sessizliğini dinleyerek yürüyen ben. Akşam olduğu için ışıklar yanıyor geldiğim kafede. Sarı ışıklar ve ışıltılı bir müzik, adım adım yaklaşıyorum oturmak istediğim masaya. Evet, işte burası, cam kenarı, sokak ışıklarında dans eden rüzgârın sırtında kar taneleri. Buraya her gelişimde tatlı bir huzur yaslanıyor yüreğime. Kahvemi beklerken müziğe takılıyor dilim, içimden söylüyorum.

Derkeeeen bir anda hıçkırık sesleri ile irkildim. İki masa ötede bir kadın ağlıyor. Tüm gizem bozuldu. Ben, kafe ve tüm bu güzellikler hepimiz ayrı bir yana savrulduk.

Kafede herkes mecburen konuşmaları duyuyor.  Kadının yüz ifadesinde acı ve incinmişlik var. Adam biraz daha rahat, dudağının köşesinde belli belirsiz bir umursamazlık ve dilinde bu umursamazlığı reddedercesine kendini acındırma isteğini destekleyen cümleler.

 - Lütfen karıcığım biliyorsun ki istemeden yaptım.

  Kadın hiç düşünmeden soruyor.

- Bu kaçıncı özür dileyişin, lütfen söyler misin?

Adam derin bir nefes aldıktan sonra elindeki sigara paketinin içinden sigarasını alıp yakıyor.

- Evet ne desen haklısın, lakin bu sefer gerçekten hatamı yeni anladım. Geçen sefer bu kadar farkında değildim.

Adam özür dileyeyim derken kadını daha çok incittiğinin farkında bile değil.

Kadının gözünden yaş düşüyor. Devam ediyor konuşmaya.

-Ne demek şimdi anladım. Bundan önce söylediklerimi dinlememen ne kadar üzücü. Seninle her konuşmamızda daha çok sarsılıyorum. Beni dinlememe davranışın bana kendimi çok kötü hissettiriyor. Görmüyor musun ne kadar üzgünüm. Gerçi şu an bile yüzünde alaycı bir gülümseme görüyorum. Ve bu söylediklerin, beni ikna etme çabandan dolayı yaptığın bir konuşma gibi maalesef.  Bana böyle hissettiriyorsun.

Adam sigarasını sert bir şekilde aşağıya doğru üflüyor. Ensesini kaşıyor.  Telaşlı ve kaygılı bir üslupla konuşmaya başlıyor.

-Seni kırdığımı biliyorum, çok pişmanım ama lütfen biraz da sen anlayışlı ol. Yani, hiç mi hata yapamam. Hem senin en çok sevdiğim özelliğin ne biliyor musun? Anlayışlı olman. Büyüklük sende kalsın. Rahat edeceksen böyle düşün. Benim umurumda olmasan niye seninle uğraşayım. Çeker giderdim.

!!!

Aman Tanrım diyorum içimden, bu nasıl bir konuşma. Kadın gayet üzgün ve anlaşılmadığının farkında. Adam gayet rahat. Hatta kadınla konuşurken adamın kendisinin ne söylediğinin farkında olmadan konuştuğunu düşünüyorum. Çünkü bu sözleri söyleyen her kim olursa olsun, söyledikleri karşısındakini incitecek cinsten.

Kadın giderek kızmaya başlıyor. Üzüntüsü ve incinmişliği yerini öfkeye bırakıyor.

- Aniden ayağa kalkıyor ve şunu diyor.

-Beni üzdün, nasıl bu kadar umursamaz olabilirsin, kaba ve anlayışsızsın. Uzun zamandır düşünüyordum. Ayrılalım artık. Çünkü üzülmek istemiyorum.

Adam boşluğa düşmüş gibi bakıyor ve verdiği cevap şu.

-Seni kimse benim gibi sevemez, Pişman olacaksın.

…..

Bu diyaloğu okuduktan sonra, Nasıl özür dilemeliyiz diye soracak olursanız gayet başarılı bir özür dileyememe derim ben.

İnsan bilmediği bir şeyi nasıl doğru yapar ki. Özür dilemeyi bilmiyor ve doğal olarak da özür dileyemiyor.

Bireyin özür dilemeyi öğrenmesi, sadece sosyal bir beceri kazanması anlamına gelmez. Aynı zamanda hatalarını nasıl onaracağını, eylemleri için nasıl sorumluluk alacağını ve karşısındaki kişilerin duygularıyla nasıl empati kurabileceğini de öğrenmiş olur. Bireyin özür dilemeyi öğrenmesi, hem sosyal hem de psikolojik dayanıklılık geliştirmesinde, zorlu durumlarla, kendi yaptığı hatalarla başa çıkabilmesinde de önemli bir destek sağlamış olur. Bütün bu yeterliliklere sahip olmak için de duygularımızı, düşüncelerimizi, davranışlarımızı yorumlarken dürüst olmalıyız. En temel ve sağlam adım budur.

Nasıl özür dilenir peki?

‘’Özür dilerim’’ Cümlesi iki kelimelik bir cümle olarak söylenirse kabul olunmaz. Özür dilerken ne kadar duygu kattın ifadene? Ne kadar güvenilirlik kattın bu kıymetli cümlene? Bunları düşünmek gerekir. Önce kendi davranışımın ki bu davranış yanlış olduğu için özür diliyorumdur. Neden yanlış olduğunu tam anlamam gerekir. Bunu idrak ederek özür dilersem eğer, bir daha aynı konuda özür dilemem. Çünkü bir daha aynı hatayı yapmam. İlk özrümün anlamını kavramam, benim davranış ve düşüncelerimin tutarlı olduğunu gösterir. Bu olumlu tavrım da; muhatap olduğum kişinin benim güvenilir bir birey olduğuma dair düşüncelerini arttırmasına sebep olur.

İkinci dikkat edilmesi gereken durum da konuştuğumda söylediklerimdir. Nasıl ifade ediyorum kendimi. Sen dilini suçlayıcı olarak kullanıyorsam eğer özrüm kabahatimden beter. Bunu bilmek için de nezaket kurallarını bilip uygulamak gerekir. Bununla beraber doğru iletişim dilini kullanabilme yeterliliğimin olması gerekir. Aksi takdirde, kaş yapayım derken göz çıkarırım ki bu tartışmanın alevlenmesinden başka bir işe yaramaz.

Üçüncü kural; beden dilinin önemini kavrayıp buna uygun bir beden dili kullanımıdır. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, kelimelerin iletişim üzerindeki etkisi %7, aynı araştırmaya göre beden dili ve ses tonumuzun etkisi %93. Şimdi bu bilgiden yola çıkarak biz ne yapabiliriz onu özetleyelim. Öncelikle iletişim yeteneğimizi geliştireceğiz, bunu yaparken; beden dilimiz, ses tonumuz, konuştuğumuz cümleler ve inanç kalıplarımızın olumlu anlamda gelişiminin takipçisi olacağız.

Doğru yerde özür dilemek, doğru yerde teşekkür etmek, doğru yerde nezaket kurallarını kullanmak gerçekten bizi yüceltecek erdemli davranışlardan bazılarıdır. Bizi diğer insanlardan daha kıymetli kılan altın anahtarlar bu davranışlar. Gerçekten, yürekten, hissederek, akıllıca konuşmak ve bu erdemlerle davranmak iletişime geçtiğimiz kişiye kendini özel hissettirir.

Sadece özür dilemek için özür dilemeyeceğiz. GERÇEKTEN özür dileyeceğiz.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. J Yaşam Koçunuz Şebnem Bıçak.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright