Yurtdışında PDY ile mücadelenin adı: Türkiye Maarif Vakfı | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Yurtdışında PDY ile mücadelenin adı: Türkiye Maarif Vakfı 11.08.2016 19:14

Yurtdışında PDY ile mücadelenin adı: Türkiye Maarif Vakfı


Fetullah Gülen, Milli Görüş dışındaki bütün partileri ve Erbakan haricindeki bütün liderleri destekledi. Bunun karşılığında da hepsinden büyük destek ve yardım gördü. Tabii dış destek de eksik olmadı. Bu sayede ordu, emniyet, yargı ve milli eğitim başta olmak üzere devletin her kurumuna peyderpey adamlarını yerleştirdi.

Takiye yapıp devletin kılcal damarlarına kadar sızarak paralel bir devlet yapılanması kurduğu kesinleşen cemaat, 2012 yılından itibaren seçilmiş AK Parti hükümetinden ve meşru devlet ile yolunu ayırmak zorunda bırakıldı.

Son 2-3 yıllık zaman zarfında devlet, cemaatin “sosyal etkinlik” ve “üniversite sınavına hazırlık” kisvesi altında faaliyet gösterdiği özel dershaneleri kapattı. Bu, devletin paralelle mücadelesinin eğitim alanındaki sadece küçük bir parçasıydı.

“Türkiye Maarif Vakfı” gibi bir yapının kurulması fikri de paralel devlet yapılanması ile mücadelenin yurtdışı eğitim ve kültür ayağı olarak ortaya çıktı. Çok geçmeden bu fikir ete kemiğe büründü, çıkarılan kanunla resmi bir hüviyete kavuştu.

Yurtdışındaki resmi Türk okulları, şimdiye kadar Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün görev ve sorumluluk alanı içindeydi. Artık bu yetki daha kapsamlı biçimiyle Maarif Vakfı’na devrediliyor.

Geçen 15 Temmuz gecesi Kemalist geçinen Ergenekon ve Balyoz’un uzantısı birtakım yerli hain gruplar, karanlık dış mihraklardan destek alarak ve cemaati kullanarak askeri darbeye teşebbüs etti. Girişimin son derece planlı ve sistemli yürütüldüğü belliydi. Neredeyse ülkenin bağımsızlığı elden gidiyor, milletin iradesi ipotek ediliyor, insanımızın özgürlüğü askıya alınıyordu.

Yediden yetmişe herkesin, farklı görüş ve çevrelerden her kesimin olaya “milli dava” gözüyle bakması sayesinde darbeciler ve destekleyicileri emellerine ulaşamadı. Devlet-millet dayanışmasına toslayan kanlı darbe kalkışması akamete uğratılarak, Türkiye’nin Suriye’den beter bir iç savaşın içine sürüklenmesi önlendi.

Darbe kalkışması cemaatin art niyetini ve ihanetini ortaya koyan, kimsenin itiraz edemeyeceği, etse de kale alınmayacağı bir “canlı belge ve somut kanıt” niteliğinde gerçekleşti. Cemaat, kalkışmayı gerçekleştiren grup olarak öne çıktığından veya çıkarıldığından “FETÖ/PDY” adıyla resmen terör örgütü damgası yedi.

Bana sorarsanız, İsrail ve ABD orijinli karanlık güçler hain Kemalist unsurlarla işbirliği yaparak cemaat üzerinden darbeye kalkıştı. Cemaatçi askerleri piyon, cemaati de günah keçisi ve paravan olarak kullandı. Elbette bu, cemaatin özellikle de üst tabakasının ihanet etmediği anlamına gelmez.

Nitekim devlet de bunu böyle değerlendirdi ve cemaate en ağır cezayı kesti, kesiyor. Gülen’in bedduası adeta bumerang gibi kendisine döndü ve cemaatinin ocağına ateşler düşürdü. Olan yine iyi niyetli ve ibadetli görünen tabanına oldu.

Kalkışma sonrası FETÖ/PDY ile bağlantısı tespit edilerek açığa alınan asker, polis, yargıç, savcı, gazeteci, memur ve bürokratların haddi hesabı yok. En büyük tırpanlama ise Milli Eğitim Bakanlığı’ndan.

Banka işlemleri, sosyal paylaşım siteleri, sendika vb yollardan bilerek ya da bilmeyerek az çok cemaate yakın durduğu ve destek verdiği belirlenen on binlerce kadrolu öğretmen tereddütsüz açığa alındı. Ayrıca yirmi bin kadar özel okul çalışanının lisansı da iptal edildi.

Türkiye genelinde cemaate bağlı bütün özel okullar ile dernek ve vakıflar kapatıldı. Sadece Elazığ’da 9 özel okul, 1 vakıf ve 9 dernek olmak üzere 19 kurumun kapısına kilit vuruldu.

Bilindiği gibi son 3-4 yıl içerisinde cemaate ait yurtiçindeki dershaneler kapatılmış, yurtdışındaki okullarının da kapatılmasına çalışılmıştır. Bu amaçla hükümet nezdinde gidilen ülkelere gerekli uyarılar yapılmış ve ardından Türkiye Maarif Vakfı’nın kurulmasına başlanmıştır.

Demek ki Maarif Vakfı’nın esas amacı, paralel devlet yapılanması (PDY) denilen Fetullah Gülen cemaatinin yurtdışında eğitim adı altında yürüttüğü “eleman devşirme, ajan yetiştirme” faaliyetlerine son vermektir. En azından ilk kuruluş amacı budur.

Vakfın açıklanan resmi amacı ise, yurt dışında insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas almak suretiyle örgün ve yaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmektir.

Vakfın merkezi olarak başkent Ankara’nın değil de İstanbul’un kararlaştırılması dikkat çekici ve anlamlıdır. Ankara siyasetin ve bürokrasinin merkezi, İstanbul ise Türkiye’nin ticarette ve ekonomide dünyaya açılan en önemli kapısıdır.

Bundan sonra İstanbul eğitimin de dışarıya açılan kapısı olacak. Hedeflendiği gibi 2016 Eylül ayında vakfın resmi kuruluş işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte süreç başlayacak.

Vakıf yurtdışında okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim kurumları açma yetkisine sahip olacak. Bu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) vakfa önemli ölçüde yetki devri yapacağı anlamına gelir.

MEB’in uygun gördüğü kamuya ait yurtdışı varlıkları Bakanlar Kurulu izniyle vakfa devredilebilecek. Bakanlık bütçesinden vakfa 1 milyon lira para da aktarılacak.

Bir maarif kuruluşunun “vakıf” olarak düşünülmesi öylesine değil elbet. Vakıflar gelirlerini şartlı şartsız bağışlardan ve yardımlardan sağlayabilmekte, vergi ve harçlardan muaf tutulabilmektedir.

Bu demektir ki, Maarif Vakfı bağış ve yardımlardan gelir temin edecek. Ayrıca kurumlar vergisi, veraset, intikal, damga, emlak vergilerinden ve harçlardan muaf tutulacak…

Maarif Vakfı’nın yetki alanına ve yapısına ilişkin özetle şunları sıralayabiliriz:

1- Faaliyet gösterdiği ülkenin mevzuatına uygun olarak eğitim işlerini yürütecek. Bilimsel araştırma ve geliştirme çalışmaları da yapacak, metotlar geliştirecek.

2- Kendi eğitmenini kendisi yetiştirecek. Eğitim amaçlı kurslar, etüt ve kültür merkezleri açabilecek.

3- Yurt, lojman ve pansiyon gibi tesisler açılabilecek; bunların satın alma, devralma ya da kiralama yetkileri kendisine ait olacak.

4- Okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar olan bütün öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanması için eğitim amaçlı burs ve nakdi destek sağlayacak.

5- Karar organı 12 üyeli mütevelli heyeti olacak. Heyet, yönetim kurulu ve denetim kurulundan oluşacak. Heyetin daimi üyeleri 4 yıllığına bir başkan seçecek. Görevlilerin ücretini de heyet belirleyecek…

On yılı aşkın bir süredir, bilimsel yaklaşım ile İslamî anlayışı eğitimde buluşturmak amacıyla eğitim sisteminde köklü ve kalıcı birtakım değişikliklere gidilmektedir.

Anlaşılan Maarif Vakfı da, yurtdışı eğitim ve kültür faaliyetlerinde üstleneceği rol ve misyon sayesinde milli eğitim sistemine yepyeni bir boyut ve vizyon kazandıracak.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright