Özel Okullar, Kaliteli ve Başarılı Eğitim Uygulamaları İle Diğer Okullara Örnek Olabilmelidir | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Özel Okullar, Kaliteli ve Başarılı Eğitim Uygulamaları İle Diğer Okullara Örnek Olabilmelidir 03.10.2014 23:15

Özel Okullar, Kaliteli ve Başarılı Eğitim Uygulamaları İle Diğer Okullara Örnek Olabilmelidir

Elazığ’daki birçok zengin, çocuğunu okutmak için daha ilkokuldan hatta anaokulu döneminden itibaren devlet okulu yerine özel okulu tercih edebiliyor. Hem de yıllık binlerce, on binlerce lira para ödemek pahasına…

Peki, özel okulları devlet okullarından farklı ve üstün kılan nedir? Verdikleri eğitim ve hizmetin kalitesi mi?  

Ayrıca özel okullar devlet okullarına iyi yönde örnek olabiliyor mu? Elazığ’da özel okulların eğitim-öğretim kalitesi yeterli düzeyde mi?

Şu an ilimiz merkezinde hemen her seviyede özel okulu bünyesinde barındıran birkaç seçenek biliniyor. Genelde anaokulu, ilkokul, ortaokul, Anadolu lisesi, fen lisesi, mesleki ve teknik Anadolu lisesi gibi özel okullar aynı çatı altında bir bütün halinde yer alıyor. Bu özel okulların eğitim anlayış ve uygulamaları ile eğitim ve öğretim olanakları farklılıklar arz edebiliyor tabii.

Bunun yanında sadece özel anaokulu ile Elazığ’ımıza hizmet verenler yok değil. 2015-2016 öğretim yılında özel okullar zinciri olarak ilimiz eğitim ve öğretim hizmetine katkı sunmayı planlayan dershanecilerin varlığı da sürpriz değil.

Kanaatimce Elazığ’da kaliteden taviz vermeden ne kadar çok sayıda özel okul açılırsa o kadar iyi olur. Çünkü bu sayede devlet okuluna çocuğunu yerleştiremeyen vatandaşlar, özel okullardan birinde umduklarını bulabilirler belki.

Bu yıl bir dostum ortaokul mezunu olan çocuğunu, yanlış yönlendirmelerin ve eksik rehberliğin etkisiyle istediği devlet okuluna yerleştiremeyince, sağlık meslek lisesi niteliğindeki bir Özel Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine yerleştirebildi. Hem de 3,5 bin lira devlet desteği alarak…

İlimizdeki devlet okullarına kıyasla özel okulların avantajları mutlaka vardır, hatta oldukça fazladır denilebilir. Meselâ;

4Birçok devlet okulunda 40-45 kişilik sınıflarda ders işlenir; ama özel okullarda sınıf mevcudu genelde 20-25 kişidir.

4Birkaçı hariç hiçbir devlet okulunda kapalı spor salonu yoktur; fakat özel okullarda mutlaka spor salonu hizmettedir.

4Devlet okullarında öğretmenin öğrenciyle bire-bir ilgilenme imkânı kısıtlıdır; çünkü öğrenci sayısı hayli fazladır. Ayrıca fiziki ve teknik şartlar genelde uygun değildir. Ancak özel okullarda hemen her imkân mevcuttur; maddi şartlar da çok daha elverişlidir.

4Devlet okulunda rehberlik hizmetleri genelde yetersizdir; özel okullarda rehberlik hizmeti kapsamlı ve süreklidir.

4Devlet okullarında veli ile iletişim zayıftır; özel okullarda veli ile iletişim ve diyalog ihmale gelmez.

Özel okulların sundukları bu ayrıcalıklı hizmetler paralıdır, hem de ucuz değil oldukça pahalıdır. Kalite noktasında bütün özel okullar aynı düzeyde olamaz elbette. Bir yerde ‘paraya göre hizmet ilkesi’ her özel sektör gibi özel öğretim kurumları için de geçerlidir. Devlet okulları ise her vatandaşın bedava hizmetindedir. Dolayısıyla özel okul ile devlet okulu arasındaki farklar daha da artırılabilir.

Diğer yandan; malum olduğu üzere Hükümetin aldığı bir kararla önümüzdeki yıl bütün özel dershanelerin kapılarına kilit vuruluyor. Bu doğrultuda Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında Devletin sağladığı maddi destek ve katkı ile dershaneciler özel okullar açmaya teşvik ediliyor.

Bu amaçla 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı için Elazığ’daki özel okullarda Devlet tarafından 868 öğrenciye maddi destek sözü verildi. Okul öncesinden 136, ilkokuldan 145, ortaokuldan 236 ve liselerden 351 öğrenci olmak üzere ilk kayıt yapan 868 öğrencinin her birine 3500 liraya varan maddi katkı yapılacağı belirtiliyor.

Devlet bu yardımları; eğitim sistemindeki çarpıklıklar neticesinde kurulan ve yıllardır süregelen dershaneleri kapatmak, özel okullara dönüştürmek için başlattığı projenin bir parçası olarak gerçekleştiriyor.

Bazı okurlarımız, “Dershaneler özel okullara dönüşecek. Ne fark edecek ki? İkisi de paralı neticede. Yine sadece parası olan çocuğunu gönderebilecek.” diyebilir.

Oysa özel okullar, özel dershanelerden birçok yönüyle farklıdır. Örneğin;

  » Özel okullar dershanelerden çok daha pahalıdır. Elazığ’da en ucuz özel okulun bir kişi için yıllık ücreti 6-9 bin liradan başlıyor. Öyle ki okuluna göre 15-20 bin liraya kadar varabiliyor. Sürpriz ek ödemeler de hariç tabii.

  » Yöneticileri ve öğretmenleri açısından özel okullar, özel dershanelere nazaran daha fazla sorumluluk ve zorluklar barındırıyor.

  » Veli, özel dershaneye ciddi anlamda hesap soramıyor; fakat gerekli gördüğünde özel okulun eğitim ve hizmetini her yönüyle sorgulayabiliyor. Çocuğunun başarısız olduğunu fark ettiği anda veya çocuğu en ufak bir sorun yaşadığında soluğu hemen okulda alabiliyor.

  » Özel dershanelerin veliyle iletişim ve diyalogu yok denecek kadar azdır. Buna karşılık özel okullar veli ile sık sık iletişim ve diyalog içinde olmak zorundadır. Ama bu, genelde telefonla veya veliyi okula çağırmak şeklinde olmaktadır.

  » Özel dershanede eğitim yoktur, sadece öğretim vardır ve kesintisiz değildir. Özel okul ise devlet okulu gibi ‘önce eğitim sonra öğretim’ demektedir. Ayrıca özel okul devletin belirlediği müfredat programını diğer okullar gibi aksaksız uygulamak, öğrencinin devam durumunu da düzenli takip etmek ve e-okul sistemine işlemek zorundadır.

» Özel dershane, devlet okuluna alternatif olma iddiasında değildir; sadece tamamlayıcı ve yardımcı eğitim verdiğini ileri sürmektedir. Özel okul ise devlet okuluna alternatif olma iddiasındadır; hatta en iyi eğitim ve hizmeti verdiğini ileri sürmektedir.

Bütün bunlara karşılık, özel okullar ile ilgili olarak ‘acı gerçek’ niteliğindeki bazı tespitlerimi de paylaşma gereği duyuyorum.

  Devletin üst makamlarına gelen kaç özel okul mezunu bilirsiniz? Bilim adamı olan kaç özel okul mezunu duydunuz? Ülkemizde bakan, başbakan, cumhurbaşkanı olan kaç özel okul mezunu vardır?

  Bugün cumhurbaşkanı ve başbakan dâhil Devletimizin en zirvesindekilerin birçoğu ücretsiz eğitim veren devlet okulu mezunudur denilse yanılgı olmaz sanırım.

Bazı özel okullardaki anlayış ve uygulamalar sizin değer yargılarınızla çelişebiliyor. Bu nedenle çocuğunuzu özel okula göndermeyi düşünüyorsanız, sadece ekonomik boyutuyla değil maddi ve manevi değerlerinize uygunluğu açısından da iyi bir araştırma yapmalısınız.

Bir arkadaşım kızını bir özel ilkokula gönderdiğinde, bu okulun çocuğu zamanla annesinin başörtüsünü sorgulayacak noktaya getirdiğini, bu nedenle sonraki yıl başka bir özel ilkokula kaydettirmek zorunda kaldığını söylemişti. Bu yıl ise ekonomik de olmayan başka sebeplerle kızının kaydını, bu kez devletin ücretsiz eğitim-öğretim veren İmam Hatip Ortaokuluna yaptırdı.

  Özel dershanelerin yaptığına benzer olarak kimi özel okulların seviye belirleme sınavlarında çok yüksek başarı gösteren en az 10-15 öğrenciyi ücretsiz olarak bünyesine alıp okuttuğu, onlar için ayrı özel sınıflar oluşturduğu, onlara farklı özel alaka gösterdiği, onların kişisel başarılarını kendi kurumlarının üstün başarısı şeklinde göstererek reklam aracı yaptığı ve böylece ücretli öğrenciler kazandığı yönünde ciddi duyumlar var.

Bazı özel okullarda, velilerin tepkisini çekmemek ve öğrenci kaybetmemek adına öğrencilere ‘şişirme’ not verildiği yönünde de iddialar söz konusu.

Şunu belirtmeliyim ki, özel okullarda temel ilke ‘önce eğitim ve öğretim sonra ekonomik ve ticari rant’ şeklinde olursa ancak, bu okulların işleri sağlıklı yürür ve süreklilik kazanır.

Velilere gelince, takdir edersiniz ki her şey parayla olmaz. Para her şeyin anahtarıdır sözüne kanmayınız. Çünkü çocuğunuz açısından daha öncelikli motive edici unsurlar var. Her şeyden önce çocuğunuzun hedefini belirlemesi, ne istediğini bilmesi ve belki de ideal sahibi olması gerekir. Sizin çocuğunuzla ne kadar ilgilendiğiniz ve ona ne kadar sorumluluk bilinci aşılayabildiğiniz de son derece önemlidir…

Öte taraftan; Elazığ’ımızda özel okulların “müşterilerinden” aldıkları paraya göre çok fazla bir farklılık ve özel başarı ortaya koyabildikleri ya da devlet okulları için yeterli bir örnek-model olabildikleri kanısında değilim. Farklı ve üstün bir kaliteyi yakalamak için özel okullar bünyesinde branş ve bölüm sınıfları oluşturulması, bu doğrultuda devlet okullarına iyi yönde örnek olunması gerektiği düşüncesindeyim.

Bilindiği gibi meslek liselerinde Sağlık, Elektrik, Bilgisayar, Harita, Tesisat gibi ana bölüm dersleri için sınıflar bulunmaktadır. Sistemin hakkıyla uygulandığı liselerde öğrenciler gerekli teknik donanıma sahip bir sınıf veya atölyede dersini görmektedir. Hatta öğrenci sayısı 10’dan fazla ise aynı sınıfa birden fazla öğretmen aynı anda derse girmektedir.

Maalesef teori ağırlıklı olan sözel ve sayısal derslerden Sosyal Bilimler, Türkçe, Matematik, Tarih, Coğrafya, Biyoloji vb birçok ders için böyle sınıflar düşünülmemiştir. Sadece mesleki ve teknik liselerde değil, bütün Anadolu, Sosyal Bilimler ve Fen liselerinde aynı eksiklik söz konusudur.

Belki devlet okullarında “Ders Sınıfları Bazında Eğitim” diyebileceğimiz bu sistemin uygulanabilirliği şu an için biraz zordur. Fakat özel okullarda bu pekâlâ uygulanabilir, uygulanmalıdır.

Demem o ki, özel okullarda bütün dersler için özel sınıflar oluşturulmalı. Mesela Türkçe sınıfları, Matematik sınıfları, Tarih sınıfları, Coğrafya sınıfları gibi... Ve bu sınıflar gereken her türlü teknoloji ile donatılarak öğrencinin hizmetine sunulmalıdır.

Böyle bir uygulama öğrenci ile bire-bir ilgilenme olanağını artıracaktır. Tam anlamıyla icra edildiğinde öğrencinin motivasyonunu ve öğrenme kalitesini en az bir adım öteye taşıması işten bile değildir. Bunun için sınıflar en fazla 10-11 öğrenci olmalıdır. Daha fazla öğrenci olursa aynı branştan iki veya üç öğretmen aynı anda derse girmeli elbette...

İlkokul, ortaokul veya lise fark etmez herhangi bir özel okula çocuğunu gönderen her velinin bunu dikkate almasını tavsiye ediyorum. Mademki azımsanmayacak miktarda para ödüyorsunuz, o halde çocuğunuzun çok daha kaliteli bir eğitim ve öğretim alması için böyle bir uygulama istemek en tabii hakkınız olmalıdır, değil mi?

“Ders Sınıflarında Eğitim” sisteminin özel okullarda teorik dersler için de uygulandığı yetkili eğitim uzmanlarınca gözlenir ve beğenilirse, kim bilir belki de zamanla diğer devlet okullarına yansıtılır.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright