Okul Kantinlerinde Yeni Dönem | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Okul Kantinlerinde Yeni Dönem 17.04.2016 18:12

Okul Kantinlerinde Yeni Dönem


 

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), son yıllarda Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde hareket ederek okul kantinlerine ilişkin hayli mesai yaptı.

Demek ki Türkiye’nin geleceği olan çocukları ve gençleri daha fazla önemsemeye başladı.

Öğrencilere eğitim-öğretim verilmesi kadar onların sağlığına da önem verilmesi gerektiğini gördü.

Onları sürekli bilgi yüklenen birer varlık olarak değil de değerli birer insan olarak değerlendirdi.

Bunu lafla değil, kararlı uygulamalarla gösterdi.

AK Parti hükümetini eğitim alanında temsil eden Bakanlık, eğitim-öğretim kalitesi ile öğrenci sağlığı arasındaki ilişkiyi anladığını icraatlarıyla ortaya koydu.

Öğrenci sağlığını ekonomik rantın, parasal getirinin önünde tutarak “yeni”lere imza attı.

Yakın geçmişe kadar envai çeşit kalitesiz yiyecek ve içecek okul kantinlerinin vitrinlerini süslüyordu.

Öğrencilerin sağlığını olumsuz etkileyen şekerli yiyeceklerin haddi hesabı yoktu.

Çocukların sağlığını tehdit eden asitli ve gazlı içeceklerin her çeşidi mevcuttu.

İlkokuldan liseye kadar her seviyede öğrenci bu zararlı yiyecek ve içeceklerden nasibini fazlasıyla alıyordu.

İşin diğer bir yönü, okul kantinlerinde satılan gazlı içecek ve şekerli yiyecekler öğrencilerde bir nevi “bağımlılık” yapıyordu.

Öğrenci tükettikçe daha fazla tüketiyor,  öyle ki zararlı tüketimi adeta bir yaşam biçimi haline getiriyordu.

Kimi öğrenci için yeme-içme eylemi öyle bir raddeye geliyordu ki…

Aşırı kilo alan, şişmanlayan ve obezite olmaya aday öğrenci mi dersiniz…

Bir günde yediği çikolatalarla “enerji patlaması” yaşayan, rahatsız olan, haylazlık eden ve çevresine rahatsızlık veren öğrenci mi dersiniz…

Ailesinin sağlıklı beslenme için verdiği 3-5 lirayı alıp çikolata ve kola gibi ürünlere harcayarak gün içinde açlığını gidermekle yetinen öğrenci mi dersiniz…

“Olan var, olmayan var” mı dersiniz…

Velhasıl ne derseniz deyin!

Öğrenciler tükettikleriyle sağlıksız ve dengesiz besleniyor, kapitalist sistemin tam da istediği birer “bağımlı” tüketici oluveriyorlardı.

Bu hazin tablo hem de okul denilen eğitim ortamlarında yaşanıyordu.

Şu bir gerçek ki, sağlıksız ve dengesiz beslenen öğrenci derslere dikkatini veremez.

Besleyiciliği olmayan, beyne vitamin ve protein iletmeyen fakat enerji veren, kan şekerini aşırı yükselten yiyecek ve içecekler dikkat eksikliğine yol açtığı gibi öğrenciyi agresif davranmaya da iter.

Bunu gören ve buna dur demek isteyen MEB, “obeziteyle mücadele” adına 2007 yılından itibaren okul kantinlerine bir takım sınırlama ve yasaklamalar getirerek ilk somut adımı attı.

Enerjisi yüksek ancak besin değeri düşük olan enerji içecekleri, gazlı, kolalı, aromalı içecekler ile obeziteye yol açan patates vb kızartmaları ve cipsleri tüm okullarda (özel öğretim kurumları dâhil) yasakladı.

Bunların yerine okul kantinlerinde süt, ayran, meyve suyu, sebze suyu ve meyve satışına öncelik verilmesini sağladı.

Açık amacı, okul çocuklarının sağlıklı beslenmesi ve dolayısıyla obezitenin önlenmesiydi.

Elbette Bakanlık getirdiği sınırlama ve yasaklamaların takibini de ihmal etmedi; hatta uygulamayı geliştirerek ve genişleterek sürdürdü.

2011 yılında yenilediği genelge ile ikinci adımını attı.

Bu doğrultuda örgün ve yaygın eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrenci kursiyer, kursiyer ve çalışanların güvenli ve sağlıklı beslenme bilinci kazanmalarına katkı sağlamak, olabilecek gıda zehirlenmeleri, bulaşıcı hastalıklar, yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı hastalıklar ile şişmanlığın önlenmesini amaçladı.

 ‘Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı’ kapsamında eğitim kurumlarının yatılı veya pansiyonlu yemekhaneleri dâhil kantinleri, çay ocakları, büfeleri vb yerlerinde çocukların dengesiz beslendiğine, şişmanlığa sebebiyet verildiğine dikkatleri çekmeyi denedi.

Doğal maden suları hariç, enerji yoğunluğu yüksek fakat besin değeri düşük olan enerji içecekleri ile gazlı, aromalı, kolalı içeceklerin ve kızartma ile cipslerin satışını yasakladığını yineledi.

Bunların yerine Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı`ndan üretim veya ithalat izni bulunan süt, ayran, yoğurt, meyve suyu, taze sıkılmış meyve suyu ve tane ile satışı yapılabilen meyve bulundurulması şart koşuldu.

MEB, son olarak 2015-2016 öğretim yılında yayımladığı genelge ile yeniden kriterleri belirledi ve kapsamı genişletti.

Genelgeyle okul kantinlerinde kola, cips, yaş pasta, hamurlu tatlı ve çikolata gibi gıdaların satışı yasaklanırken, doğal meyve suyu, kuruyemiş ve salata gibi ürünlerin satışı serbest bırakıldı.

Önceki yasaklara ek olarak “meyveli şurup, sporcu içecekleri ve suları, meyve suyu konsantresi, çerezler, çikolatalar, gofretler, tüm şeker ve şekerleme türleri, guarana, guarana özü, eklenmiş kafein içeren ürünler, kremalı, çikolata dolgulu, jöleli kek ve pastalar (yaş pastalar, kekler, kruvasan, donuk, parfe, mozaik pasta, muffin cupcake vb), hamurlu ve şerbetli tatlılar, tatlandırıcılı yiyecek ve içecekler, krema, hindistan cevizi sütü ve kreması” vs okul kantinlerinde yasaklandı.

Çay ve kahve tarzı içeceklerin sadece lise kantinlerinde satılabilmesine izin verildi.

Yeni genelgede uygun gıdalar da tanımlandı.

Meyveler, çiğ tüketilebilen sebzeler, salatalar, kuru meyveler, kuruyemişler, içme suyu, süt (pastörize), taze sıkılmış meyve ve sebze suyu, yoğurt, ayran, pastörize peynir, günlük haşlanmış yumurta, çeşnili ekmekler, doğal mineralli su ve şekersiz gıdaların satışı uygun görüldü.

Ayrıca tam buğday ekmeği, tam buğday unlu ekmek, karışık tahıllı ekmek vb ürünlerden, yumurta veya beyaz peynir, turşu hariç taze domates, havuç, marul, biber gibi sebzelerle yapılan sandviçler de uygun bulundu.

Son genelge ile gelen yeni çerçeve iyi-güzel oldu da, okul kantinlerindeki denetimlerin yeterince yapılmadığını da söylemek gerekir.

Bazı okul kantinlerinde yasaklı kimi yiyecek ve içecekler hâlâ satılmaktadır.

Ayrıca satışı serbest “meyve/sebze tanesi” gibi yiyeceklerin ve “taze meyve/sebze suyu” gibi içeceklerin fahiş fiyata satıldığı da bir realitedir.

Demek ki okul kantinlerinde “fırsatçılık” noktasına varan olumsuzlukların da önüne geçmek şart!

Kantin işletmecisini tespit ederken ekonomik kaygıları arka plana iterek ve kılı kırk yararak isabetli seçim yapmak, dürüst ve liyakatli olanı belirlemek hayati önem taşır.

Buna çare bulmadan, geleceğimiz olan genç ve çocuklar için genelge ile belirlenen amaçlar tam anlamıyla gerçekleşir mi?

Ne mümkün!

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright