Öğretmenin geçim derdi ve mobbing | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Öğretmenin geçim derdi ve mobbing 16.12.2015 15:01

Öğretmenin geçim derdi ve mobbing


Bir 24 Kasım Öğretmenler gününü daha geride bıraktık.

Türkiye`de yaklaşık 900 bin öğretmen ülkemizin geleceği olan çocuklar ve gençler için sorunlar yumağıyla cebelleşmeyi sürdürüyor.

Eğitim-öğretim denen çileli ve kutsal yolun yolcuları öğretmenler bugün maalesef geçim sıkıntısı çekiyor.

Yetmez, hemen her çeşit mobbinge maruz kalıyor.

Eğitim sendikalarının araştırma verilerine göre, öğretmenlerin %86`sının alım gücünde düşüş var.

Ayrıca her iki öğretmenden biri mobbing mağduru.

Yani Türkiye’de takriben 450 bin öğretmen kurum içi psikolojik şiddet, baskı ve taciz ile muhatap oluyor.

Geçim sıkıntısı çeken öğretmenlerin maaşları belki her yıl artıyor ama zam oranlarının tatmin edici ve memnuniyet verici olduğu söylenemez.

Bu yıl yine öğretmen maaşlarında cüzi bir artış oldu fakat öğretmenler alım güçlerinin düşmesinden hayli şikâyetçi.

Ülkemizde bir süredir yaşanan örtülü ve adı konmamış ekonomik kriz, enflasyon ve devalüasyonu sürekli tetikliyor.

Bu durum her vatandaş gibi öğretmenin de alım gücünü azaltıyor.

Ayrıca bir öğretmen emekli olunca maaşı bayağı düşüyor.

Birçok öğretmen yaş haddi geldiği, günü dolduğu, yıprandığı ve istediği halde geçim korkusu nedeniyle emekliliği tercih etmiyor.

Öğretmen maaşları bazında Türkiye ile OECD ülkeleri karşılaştırıldığında ortaya çıkan fark oldukça düşündürücü.

Mesela, 2012 yılı verilerine göre Kanada`da mesleğe yeni başlayan bir ilkokul öğretmeninin yıllık maaşı yaklaşık 42 bin dolar.

Bu rakam İsviçre`de 81 bin, Almanya`da 51 bin, Fransa`da 28 bin dolar olarak karşımıza çıkıyor.

Buna karşılık Türkiye`de ilköğretim öğretmeninin yıllık maaşı 13 bin 368 dolar.

Aradaki uçurum ortada!

Eğitimci sendikaları araştırmalarıyla öğretmenlerin hem geçim sıkıntısını hem de mesleki sorunlarını rakamlarla ortaya koyuyor.

Türk Eğitim-Sen’in 21 bin 313 öğretmen ile yaptığı anket dikkate değer.

Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 79’u son 5 yıl içinde bankadan kredi çektiğini ve yüzde 94`ü de kredi kartı kullandığını söylüyor.

Yüzde 22,6`sının aylık kart harcaması 1001 ile 1500 lira arasında.

Yüzde 41`i düzenli kredi kartı borcunun tamamını ödeyemiyor.

Yüzde 86,6`sı son 1 yılda alım gücünün azaldığını belirtiyor.

Ankete katılanların yüzde 27,3`ü ek iş yapıyor.

Ek iş yapanların yüzde 32,8`i özel ders verdiğini ve yüzde 21,3`ü çiftçilik yaptığını söylüyor.

Yüzde 8.3`ü boya-badana ve tamirat işleri yaparken, yüzde 6.8`i ticaretle uğraşıyor.

Yüzde 1.2`si taksicilik ve yine yüzde 1.2`si garsonluk yapıyor.

Öğretmenler son bir yılda gıda harcamalarının %70 oranında arttığını düşünüyor.

Yüzde 23,6`sı 801 ile 1000 lira arasında gıda harcaması yapıyor.

Aynı araştırmaya göre öğretmenler psikolojik açıdan da sorunlar yaşıyor.

Ankete katılanların yüzde 34`ü psikolojik rahatsızlık yaşadığını ifade ediyor.

Rahatsızlık yaşayanların yüzde 36,6`sı ilaç tedavisi görüyor.

Psikolojik sorunların nedeni yüzde 54.8 ile ekonomik sorunlar, yüzde 23.2 ile mesleki sorunlar ve yüzde 9 ile ailevi sorunlar...

Ankete katılan öğretmenlerin %56,4`ü öğretmenlik mesleğinden istifa etmeyi düşündüğü zamanlar olduğunu da belirtiyor.

İstifayı düşünme nedenleri arasında üst sıralarda adam kayırma, ekonomik olarak tatminsizlik, öğrenci ve velilerin olumsuz tutum ve davranışları yer alıyor.

Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 41`i öğrenci ve veli şiddetine maruz kaldığını söylüyor.

Şiddete maruz kalanların yüzde 69.9`u sözlü, yüzde 19.2`si psikolojik, yüzde 10.6`sı fiziksel, yüzde 0.3`ü de cinsel şiddete maruz kalıyor.

Eğitim-Bir Sen’in yaptığı araştırma da öğretmenlerin okullarda maruz kaldığı mobbingi daha ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor.

12 ilde 2039 öğretmenle görüşülerek yapılan anketin sonuçları, her 2 öğretmenden 1’inin “yıldırma, kurum içi psikolojik şiddet, psikolojik baskı” ve benzeri bir muameleye maruz kaldığını gösteriyor.

Öğretmenlerin `her zaman` maruz kaldığını söylediği `yıldırma ve mobbing’ türleri arasında üst sıralarda şunlar yer alıyor:

4İftira atılması, dedikodu çıkarılması

4Amirlerinin bağırması, azarlaması

4Başkalarının önünde kötü duruma düşürecek sözler sarf edilmesi

4Amir ya da meslektaşları tarafından okulda istenmediğinin sözle ve davranışla ifade edilmesi

4Ders esnasında kontrol amaçlı sınıfın kapısının açılması ve dinlenmesi

4Ders verilmemesi, disiplin soruşturması ile tehdit edilmesi…

Aynı araştırmaya göre kadın öğretmenler erkek öğretmenlerden, ilkokul öğretmenleri de ortaokul ve lise öğretmenlerinden daha çok yıldırmaya ve mobbinge maruz kalıyor.

Mobbing mağduru öğretmenler arasında genç öğretmenler çoğunlukta.

Öğretmenler en çok 21-30 yaşları arasında yıldırmaya maruz kaldığını söylüyor.

Öğretmenlerin maruz kaldığı yıldırma ve mobbing %50,9 oranında yöneticilerden kaynaklanıyor.

Ayrıca öğretmenlerin %25,8`i meslektaşlarının ve %12,9`u velilerin yıldırma ve mobbingine maruz kalıyor.

Öğretmenlerin yüzde 75.7`si de okulda yıldırmayı, mobbingi önlemeye dönük bir politika olmadığına dikkat çekiyor.

Sahi, öğretmenin derdini gerçekten dert edinen ve çare üretmek için ciddi çaba gösteren bir siyasi, bir bürokrat ya da bir devlet adamı var mıdır?

Laflara bakılırsa evet!

Ama eğer lafla gerçek aynı olsaydı, herhalde bugün öğretmen mutsuz olmazdı.

Geleceğe umutsuz bakmaz, ek iş yapmazdı.

Ekonomik geçim derdiyle kafa yormazdı.

İdarecilerin mobbingine maruz kalmaz, emniyet ve huzur içinde işini yapardı.

Böylece severek çalışır, mesleğine odaklanırdı.

Gelin görün ki ne çare!

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright