Milli Eğitimde Restorasyon ve Rotasyon | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Milli Eğitimde Restorasyon ve Rotasyon 06.12.2014 19:06

Milli Eğitimde Restorasyon ve Rotasyon


Bir sistemde zamanı gelince yenileme ve güncelleme olmazsa, sistemin bünyesinde oluşan sorunlara doğru ve isabetli çözüm üretilmez, yaşanan sıkıntılara çare bulunmazsa, zamanla o sistem gelişen toplumun değişen ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelir ve tıkanıverir.

İslamî sistemde bir meselenin çözümü ya da bir kurumun güncellenip yenilenmesi için ehil ve yetkin kişilerce çaba gösterilerek ortaya konan önerilere, ileri sürülen fikir ve görüşlere içtihad denmektedir.

“İçtihadı isabet edene on sevap, etmeyene ise bir sevap vardır” denilerek, problemlerin çözümü için samimiyetle ortaya konan her öneri, fikir ve projenin maddi karşılığı bir yana mutlaka manevi bir karşılığının olduğuna dikkat çekilmektedir.

İçtihadın icraat alanına dökülmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla yapılan çalışmalar, gösterilen çaba ve gayretler ise bir yönüyle cihad yerine geçmektedir.

Aslında hem içtihad hem de cihad mefhumu, Arapçada“gayret, çaba, emek” anlamlarına gelen cehd kökünden türemiştir.

Dünyaya hükmedecek güce ulaşmayı başararak uzun zaman cihangirliğini sürdüren koskoca Osmanlı İmparatorluğu’nu gerilemeye, çözülmeye ve çökmeye iten en temel etken olarak “içtihad ve cihad müesseselerinin terk edilmesi” gösterilmektedir.

Nitekim günümüz Türkiye’si, “Yeni Türkiye” ve “Yeniden Büyük Türkiye” söylemleri ile Osmanlı İmparatorluğu’nun varisi olduğunu anlatmaya ve ispatlamaya çalışmaktadır.

Eski despotik Türkiye’nin yerine ikame edilmek istenen yeni demokratik Türkiye’nin çözüm arayış ve anlayışında, içtihad kavramı yerine şu an için “reform, restorasyon, yenileme, değişim, düzenleme” gibi ifadelerin kullanıldığı görülmektedir.


Güzelim memleketimde milli eğitim denilen eğitim sistemimizde şu ana kadar yapılan bütün reform ve yenileme çalışmalarına rağmen bir türlü tam isabet kaydedilemedi, raylar yerine oturtulamadı.

Milli eğitime ilişkin restorasyon çalışmaları arasında bir süredir rotasyon denilen bir uygulama da yer alıyor.

Restorasyon ve rotasyon, 1960’lı yıllarda ülkemizde en etkili ve yaygın yabancı dil olan Fransızcadan Türkçeye geçmiş kavramlardır.

Restorasyon sözcüğü, İngilizce restoration kelimesiyle eş anlamlı olup “yenileme, iyileştirme, iade, yeniden yapılanma” gibi anlamlar taşımaktadır.

Rotasyon kavramı ise İngilizcede “dönüşüm, devir, nöbetleşme” manasına gelen rotation sözcüğüne uymakta; ama Türkçede terim olarak “Bir kurum veya birimdeki görevliler arasında düzenli ve dönüşümlü yapılan zorunlu görev yeri değişimi” anlamıyla kullanılmaktadır.

İşte milli eğitim alanındaki restorasyon çalışmaları kapsamında uygulanan ilk rotasyon okul idarecileri ile ilgili oldu.

2006 ve 2010 tarihli rotasyonlar sayesinde; uzun süre aynı okulda çalışarak adeta demirbaş haline gelen, okulu çiftlik gibi kullanmayı “kurum kültürü” diye takdim eden, süresi dolduğu halde emekli olmayan okul müdürlerinin görev yerleri değiştirildi.

2011 yılında da okul müdür başyardımcılarını ve yardımcılarını kapsayan ilk rotasyon gerçekleştirildi.

2014 yılı rotasyonunda ise, okul idarecilerinin yanı sıra uzun yıllar aynı kurumda/birimde mesai yapan milli eğitim müdür yardımcıları ve şube müdürleri de görev yeri değişimine tabi tutuldu.

Öncelikle yapılan rotasyonları yerinde ve olumlu gelişmeler olarak karşıladığımı; ancak yeterince kapsayıcı, düzenli ve kalıcı bulmadığımı belirtmeliyim.

Bir sistemde yenileme, geliştirme, güncelleme mutlaka günü geldiğinde yapılmalıdır; aksi takdirde o sistem zamanla yetersiz kalır, sıkıntılı ve zararlı bir hal alır, öyle ki gün gelir tıkanıverir.

Bir kurumda da belirli periyotlarla yenilenme, değişim, kan tazeleme, güncellenme olmazsa, o kurum zamanla hantallaşır ve sağlıklı hizmet sunamaz hale gelir.

Demem o ki; güncellenmeyen, yenilenmeyen, geliştirilmeyen, değişime ve yeniliğe kapalı her sistem veya kurum, bir süre sonra toplumun ihtiyaçlarını karşılayamayan, çözüm değil sorun üreten, devletin yükünü hafifleten değil artıran oluverir.

Elbette bu realite şahıslar için de geçerlidir; kendini geliştirmeyen, bilgilerini güncellemeyen, değişime ve yeniliğe adapte olamayan, yorulmuş ve yıpranmış bürokrat, memur, idareci, şef gibi her zatı muhterem zamanla yeterli bir performans gösteremeyecek, görevini aksatacak, dolayısıyla çalıştığı kurum ve birimdeki işlerin yavaşlamasına, devletin işlerliğinin kısıtlanmasına sebep olacaktır.

Türkiye’nin birçok kentinde olduğu gibi Elazığ’da da abartısız 20-25 yıl hatta 35-40 yıl boyunca devletin aynı kurumunda okul müdürlüğü, okul müdür yardımcılığı veya başyardımcılığı, milli eğitim şefliği, milli eğitim müdür yardımcılığı veya şube müdürlüğü yapan şahısların varlığı inkâr edilemez.

Bu zevattan kimisi, “Benim bu göreve, makama ihtiyacım yok. Memleketin benim hizmetime, tecrübeme ihtiyacı var…” diyerek, kendisini dev aynasında ve vazgeçilmez gördüğünü bir nevi itiraf etmektedir.

Devlet bu böbürlenme ve pişkinliği çok iyi fark etmiş olacak ki, restorasyon ve rotasyon adıyla bir dizi değişiklik/yenilik yapma kararı aldı ve ilk fırsatta uygulama sahasına döktü.

Gözlem ve tespitlerime göre, milli eğitimdeki restorasyon çalışmaları çerçevesinde gerçekleştirilen rotasyon uygulamaları birkaç yönüyle eksik kalmıştır.

Öğretmenlerin yanı sıra merkez teşkilattaki şeflere, müsteşarlara ve taşra teşkilatlarındaki şeflere yönelik bir rotasyon bugüne kadar uygulanmadı.

Ancak 2015 yılında “aynı okulda en az 8,10 veya 12 yılını dolduran öğretmenlere” dönük rotasyon uygulanması şu aralar gündemde.

Muhtemelen yorgun ve yıpranmış emektar öğretmenleri emekliliğe zorlayacak olan böyle bir rotasyon, eğer ilçe sınırları içindeki okullar arasında olursa, ciddi mağduriyetler yaşanmasına yol açmayacak ve maksat da hâsıl olacaktır.

İlginçtir; milli eğitim merkez ve taşra teşkilatlarında 20 yılı aşkın hatta 30-40 yıla yakın bir süredir kesintisiz aynı kurumda ve birimde görev yapan atama, özlük, insan kaynakları ve diğer şeflere yönelik bir rotasyon bugüne kadar gündeme gelmiş değil.

Milli eğitim genel müdürlerinin yakın geçmişte değiştirilmesine karşılık merkez teşkilattaki şef, müsteşar ve yardımcıları ile ilgili ciddi bir değişiklik ve rotasyon olmaması dikkat çekicidir.

Keza il/ilçe milli eğitim müdürlerinin bile ikide bir değiştirilmesine rağmen bugüne kadar taşra teşkilatlarındaki şeflere ilişkin bir kez olsun rotasyon yapılmaması da düşündürücüdür.

Çünkü bu durum; milli eğitim bürokrasisinde yenileme, kan tazeleme, güncelleme işlemlerinin bir bütün halinde ve ahenk içinde yapılmadığını, dolayısıyla devletin zarara uğramasına, işlerinin yavaşlamasına ve zorlaşmasına sebebiyet verildiğini göstermektedir.

Öğretmen kökenli olmayan milli eğitim şeflerinin öğretmenlere karşı olası olumsuz bakış ve yaklaşımlarını, yeterli değeri vermeyişlerini, eğitim camiasının sıkıntılarını yeterince hissetmeyişlerini de hesaba katarak iki öneride bulunmak istiyorum.

1- Gerek merkezde ve gerekse taşrada milli eğitim şefliği yapacak kişiler, öğretmenlik mesleğini fiili olarak en az 5 yıl icra eden kamu çalışanları arasından seçilmelidir.

2- İstisnasız bütün milli eğitim şefleri devletin bir kurumunda, müdürlüğünde veya biriminde 4-5 yıl boyunca kesintisiz çalıştırıldıktan sonra adil bir yöntemle mutlaka rotasyona tabi tutulmalıdır.

Milli eğitimde gerçekleştirilen rotasyon ve restorasyon faaliyetlerinin kısa vadede Yeni ve Yeniden Büyük Türkiye imajına yakışır biçimde daha geniş kapsamlı, daha adil, sürekli ve sistematik hale getirilmesini umuyorum.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright