Fin Eğitim Sistemine Eleştirel Bir Bakış | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Fin Eğitim Sistemine Eleştirel Bir Bakış 30.11.2015 22:49

Fin Eğitim Sistemine Eleştirel Bir Bakış




Bir Kuzey Avrupa ülkesi olan Finlandiya, eğitimde kalite ve başarı denince ilk akla gelen ülkelerden biri.  Hatta eğitim konusunda en popüler ülke. Çünkü Finlandiyalı çocuklar, eğitim alanında en önemli ölçme ve değerlendirme göstergelerinden biri olarak dünyada kabul gören ve her üç yılda bir yapılan PISA vb sınavlarda üstün başarılar elde ediyorlar.

Türkçe açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan PISA tüm dünya ülkelerinde uygulanan eğitim sistemlerini araştırıyor. Öğrencilerin okumayla sahip oldukları yeterlikleri inceliyor, öğrendiklerini ne ölçüde hayata geçirdiklerini gözlemliyor. Onların matematik ve fen bilimleri alanındaki bilgi ve becerilerini irdeliyor, bunları günlük hayatlarında nasıl ve ne kadar kullanabildiklerini değerlendiriyor. Bu ölçme ve değerlendirme yöntemi dünyada 2000 yılından beri kullanılıyor.

Son zamanlarda eğitime yönelik yatırımlarını artıran ve yaklaşımlarını değiştiren Çin, Singapur, Kore, Japonya gibi uzak doğu ülkelerinin eğitimdeki başarı düzeylerini artırdıkları ve Finlandiya’yı zorladıkları görülüyor.

Bataklıklar içinde ve doğal madenlerden yoksun küçük bir ülke iken ayağa kalkan, kusursuz bir ekonomik, siyasal ve kültürel düzene kavuştuğu iddia edilen Finlandiya ile ilgili şu sorular eğitim denince ister istemez akla geliyor: PISA listesinin en üstünde olmayı eğitim sistemi sayesinde mi başarıyor? Bu başarının toplumsal yapıda karşılığını, sosyal yaşamda yansımasını görüyor mu?

Esasen Finlandiya eğitim sisteminin eleştirel bir bakış açısıyla pek ele alındığı söylenemez; genellikle öğrenci eğitimi ve öğretmen yetiştirme modeli olarak mükemmel olduğundan bahsedilir. Peki, Fin eğitim sistemi gerçekten mükemmel mi; yani eksiksiz, hatasız, kusursuz bir model mi?

Eğitim sistemini incelediğimizde, Finlandiya’nın eğitimdeki başarısının birçok sebepten kaynaklandığını görebiliyoruz. Örneğin, okulların müfredat programlarında “yaparak öğrenme” prensibine çok önem veriliyor. Okullarda öğrenci merkezli ve uygulamalı eğitim öne çıkıyor.

Finlandiya’da zorunlu eğitim süresi, ekonomik şartlar, öğrenci aktiviteleri, okul ortamı, sınıf düzeni ve öğretmen kalitesi bir bütün halinde başarılı ve donanımlı öğrencilerin yetiştirilmesine imkân veriyor. Ancak Finlandiya bu başarısının sırrını kaliteli öğretmenler yetiştirmeye bağlıyor.

Ülkede öğretmenlik çok saygın ve kutsal bir meslek, üstelik öğretmen olmak son derece zor! Öğretmenlere layık görülen yüksek yaşam standartları, sunulan olanaklar onlara verilen büyük değeri çok net olarak gözler önüne seriyor.

Finli eğitim uzmanlarına göre, okullarda çocukların akademik başarılarından ziyade onların güvenli ortamlarda, sağlıklı ve mutlu bir şekilde bulunmaları daha önemli. Ülkede eğitim bu anlayış üzerine bina ediliyor.

Fin okullarında özellikle ilkokulun ilk yıllarında çocukların sağlık ve mutlulukları düzenli olarak takip ediliyor. Türkiye gibi birçok ülkede öğrenciler üzerindeki standart test baskısı had safhadayken, Finlandiya için okullar çocukların yarış, başarısızlık ya da performans konusunda endişelenmelerine gerek duyulmayacak yerler.

Finlandiya eğitim sisteminin diğer ülkelere olduğu gibi transfer edilmesi çok zor, hatta imkânsız. Çünkü Fin eğitiminin başarısını destekleyen faktörler Finlandiya’nın kendine has köklü ve yerleşik kültürel değerlerine dayanıyor. Mesela birey ve kurumlara üst düzeyde güven duymak, toplumun yararına vergi ödemeye istekli olmak gibi birtakım üstün özellikler Finlandiya’da hâkim durumda. Demek ki bir ülke Fin modelini kendi kültürü, tarihi birikimi, değer yargıları, toplumsal yapısı vb kriterler bazında uyarlayıp uygulayabilir ancak.

Finlandiya eğitimde başarılı görünmesine karşılık bir süredir ciddi boyutta sosyal problemlerle pençeleşiyor. Çünkü Fin toplumu gittikçe değişiyor; aile yaşamında olumsuz değişimler, aile yapısında bozulmalar, çocuk ile aile arasındaki ilişkilerde gerilemeler söz konusu.

Finli ebeveynlerin çocuklarına yeterince zaman ayırmaması aile yapısının bozulmasını tetikleyen başlıca etmenlerden biri olarak gösteriliyor. Çocuklar anneleriyle sıkı bir ilişkiye sahip olsalar bile babalarıyla mesafeliler. Bu da çocukları ailelerinden bağımsız zaman geçirmeye, aile üyeleri dışındaki sorumlularla muhatap olmaya mecbur kılıyor.

Eğitim sistemi övülen, mükemmel eğitim verdiği ileri sürülen Finlandiya gibi bir ülkede internet kullanımı son derece yaygın; çocuklar zamanlarını büyük oranda internet başında tüketiyorlar. Bu durum çocukların asosyal ve içine kapanık olmalarına, ruh hallerinde ve davranışlarında olumsuz değişikliklere neden oluyor.

Finli çocuklar şiddet vb olumsuz davranışları, kötü alışkanlıkları sadece internet yoluyla öğrenmiyorlar. Ülkede aile içi şiddet çok yaygın şekilde yaşanıyor zaten. Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı’nın araştırmasına göre, Finlandiyalı kadınların %47’si şiddete maruz kalıyor. Bu, Avrupa Birliği ülkeleri ortalamasından %33 daha fazla. Buna bağlı olarak çocuklar da şiddete maruz kalıyorlar.

Araştırmalar Finlandiya’daki şiddetin nedeni olarak madde bağımlılığının yanı sıra işsizliği de işaret ediyor. Ülke nüfusunun belli bir oranı yoksulluk sınırı altında yaşıyor ve devlet yardımıyla geçiniyor. Evlilik oranı oldukça düşük, boşanma oranı ise çok yüksek.

Finlandiya boşanmada dünyada başı çeken ülkeler arasında yer alıyor. Ülkede insanlar evlenmek yerine beraber yaşamayı daha çok tercih ediyorlar. Alkol ve diğer zararlı madde kullanımı had safhada, oldukça yaygın…

Kısacası Finlandiya toplumu tam bir ahlaki çöküntü yaşıyor. Haliyle bu reel fiili durum, Fin eğitim sisteminin iddia edilen mükemmelliği ile tezat oluşturuyor.

Kırk küsur yıl önce uygulamaya konulan eğitim reformu sayesinde Finlandiya uzun bir süre dünyanın en iyi eğitimine sahip ülke olarak tanımlandı. Adeta eğitimin lideri haline gelmiş Finlandiya’nın 2012 yılı PISA değerlendirme notunda ciddi düşüş yaşanması şaşkınlığa yol açtı. Peki, bu sürpriz düşüşün sebebi neydi?

Finlandiya 2000, 2003, 2006 yıllarında üst üste PISA birinciliğini alınca dünyada eğitimcilerin aşırı ilgisiyle karşılaştı. Haliyle sonraki süreçte Finli eğitimciler kendi okullarını ihmal edecek derecede özgün sistemlerini başkalarına anlatmaya odaklandılar. Muhtemelen bu, ülke eğitimindeki kaliteyi ve başarıyı olumsuz etkiledi.

Ayrıca rekabete dayanmayan, esnek bir müfredat çerçevesiyle okullara ve öğretmenlere özerklik tanıyan Fin eğitim sisteminin başarısı bazı ülkelere ilham kaynağı oldu. Benzer eğitim anlayışını başarıyla uygulayan Estonya, Polonya ve Portekiz gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra Çin, Singapur, Japonya, Kore gibi Asya ülkeleri de PISA değerlendirmelerinde başarı gösterdiler. Anlaşılan bu da Finlandiya’yı listenin altlarına çeken bir etken oldu.

Her şeye rağmen Finlandiya PISA’nın üç ana dal ortalamasında yine Avrupa’nın en iyilerinden biri. Başarı düzeyinde çok önemli bir gerileme yok.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright