Eğitimde yeni devrim iddiası | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Eğitimde yeni devrim iddiası 29.05.2016 17:23

Eğitimde yeni devrim iddiası


Yaklaşık 15 yıldır süren AK Parti iktidarının birçok başarıya imza attığı tartışma götürmez bir gerçek.

Ama aynı hükümetin eğitim alanında bir türlü dikiş tutturamadığı da bir realite.

AK Parti’yi eğitimde temsil eden Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), nedense bütün çabalarına rağmen eğitim sistemini oturtamadı.

İşi adeta yaz-boz tahtasına çevirdi.

Kaç nesil gelip geçti, bakanlığın dolayısıyla hükümetin eğitimdeki denemeleri bitmedi.

Bakanlık yapmayı düşündüğü değişikliklere“devrim” diyor, ama elbette sadece sözle ve göstermelik birtakım icraatlarla devrim olmaz.

Mesela dershaneler kapatıldı, yasaklandı, yerine özel okullar açıldı fakat hala sorun çözülmüş değil.

Zira her tarafta etüt ve kurs merkezleri açılıyor, adeta mantar gibi türüyor.

Bu merkezlerce vatandaşlar adeta sömürülüyor.

Çünkü piyasada verilen kurslar dershanelerden çok daha pahalı.

Yani, vatandaş getirilen yasaktan olumsuz etkilendi bir yönüyle.

Şimdi denilebilir ki, vatandaş çocuğunu paralı kursa göndermesin, devlet ücretsiz kurs veriyor.

Bir kere mevcut TEOG ve YGS-LYS soru modelleri öğrenciyi bir yerde kursa mecbur bırakıyor.

Zaten MEB de bunu kabullenmiş olmalı ki, önlem olarak okullarda ve halkeğitim merkezlerinde kurslar düzenlenmesini teşvik ediyor.

Ancak bu MEB kurslarının çok randımanlı yürütüldüğü, görevlendirilen idarelerce önemsendiği, dershaneleri aratmadığı söylenemez…

MEB şimdi de eğitimde yeni bir döneme geçme iddiasında.

Bakanlık, yapacağı değişiklik ve yenilikleri yeni dönemde uygulama alanına dökmeyi düşünüyor.

Devrim dediği değişiklikleri gerçekleştirirse, 2016-2017 yılından itibaren iddia ettiği gibi eğitimde yeni bir dönem başlayacak demektir.

Geri adım atılmaz, kararlı davranılırsa müfredat birçok yönden değişecek demektir.

MEB, müfredatı yeni dönem için en önemli çalışma konularından biri olarak görüyor.

Yeni bir müfredat süreciyle birlikte müfredata yöneltilen eleştirilerin ortadan kalkacağını umuyor.

Öğrencilere ağır gelen konuların müfredattan çıkarılması, diğer bir deyişle müfredatın sadeleştirilmesi ilk öncelikler arasında.

MEB müsteşarının açıklamasına bakılırsa, yeni süreçle ilgili olarak öğrenci ve öğretmenler, il/ilçe yöneticileri, Talim Terbiye Kurulu ve akademisyenler nasıl bir adım atılması gerektiğini, yol haritasını tartışıyorlar.

Ancak öğrenci ve öğretmen görüşüne ciddi anlamda başvurulduğunu sanmıyorum.

Anlaşılan o ki MEB’in temel hedefi, müfredatı basitleştirmek ve hacmini daraltmak!

Öğrencilere bilgi vermekten çok onların analiz yeteneklerini geliştirecek yeni bir müfredat programı oluşturmak…

İddia o ki bu doğrultuda ilgili genel müdürlükler kendi bünyesindeki okulların müfredat analizlerini yapıyor.

Analizlerin ardından müfredatta yenileme sürecine ilişkin çalıştaylar başlatılacak.

Sonra da Talim ve Terbiye Kurulu`nun onayına sunularak yürürlüğe konulacak.

Anlayacağınız, iş daha uzun sürecek gibi.

Müfredat çalışmalarında en çok eleştirilere maruz kalan üç önemli husus üzerinde duruluyor.

Birincisi, haftalık ders saatleri çok fazla!

Hemen herkes bu konuda hemfikir diyebilirim.

İkincisi, ders sayısı itibarıyla bir yığılma söz konusu.

Üçüncü olarak da, derslerin içerikleri çok ağır!

Yapılacak değişiklerle çocuklar taşımak zorunda oldukları çok hacimli ders kitaplarından da kurtulacak.

Düşünülen diğer bir adım da, mesleki derslere sektörün elinin değmesi.

Buna göre meslek liselerinin akademik derslerini Bakanlığın, kalan kısımlardaki mesleki derslerini de sektörün yönlendireceği bir sistem oluşturulacak.

Güzel sanatlar lisesinin her bir güzel sanat dalıyla ilgili mesleklerinde yetkin olan kişiler tarafından eğitim verilen bir projeksiyona kavuşturulması da belirlenen hedefler arasında.

Danıştay, özel öğretim kurumlarına ilişkin genelgedeki “en fazla 3 bilim grubunda kurs açılabileceği” düzenlemesinin yürütmesini durdurmuştu.

MEB buna ilişkin de yeni düzenleme yaparak, 2016-2017 eğitim-öğretim yılından itibaren özel öğretim kurumlarını“5 bilim grubunda kurs” açabilme imkânına kavuşturdu.

Yönetmelik değişikliğine göre; özel öğretim kursları Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, felsefe grubu olarak belirlenen bilim gruplarından en fazla 5’i için eğitim verebilecek.

Önceki yönetmelikte, en fazla 3 bilim grubunda eğitim verilebileceğine yönelik düzenleme bulunuyordu.

Son olarak şunu belirtmeliyim ki, bugün öğrenci okulda “seçmeli” denilen dersleri istediği gibi seçemiyor.

Yani, adı seçmeli ama okul idaresinin belirlediği dersi öğrencinin seçmesi zorunlu.

Kanaatimce MEB’in yanlış uygulamalarından biri de bu.

Ayrıca ders yükü ve ders saati azalacaksa, öğleden sonra kültürel, sportif vb etkinlikler nottan bağımsız olarak düşünülebilir.

Umarım Bakanlık yetkililerinin iddia ettikleri gibi bu kez değişimden öteye geçilerek eğitimde gerçek bir devrim yaşanır.

Böylelikle gerek müfredat içeriğinin sadeleştirilmesi, gerek ders saati ve ders sayısının düşürülmesi, gerekse diğer yönlerden eğitim düz yola çıkar.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright