Yahudi ne istedi de yapmadık? | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Yahudi ne istedi de yapmadık? 22.10.2016 16:09

Yahudi ne istedi de yapmadık?


Gün geçmiyor ki yeni bir akım toplumu etkisine almasın… Özellikle giyim ve dış görünüş konusunda her gün yeni bir akım milyarlarca insanı etkisine alabiliyor ve uzun süre etkisi altında tutabiliyor. Son zamanlarda moda olan düzensiz ve özellikle çenede birikmiş sakal modeli gibi…

Önce ünlü isimlerin kullandığı bu sakal şekli bu yolla onları takip eden insanlara çok kolaylıkla aktarılabildi. Bakıyorsunuz normalde İslami çağrışım yapmasından ötürü yıllarca sakala karşı çıkmış kişiler bile bu yeni model sakalı bırakma yarışına girmiş.

Peki, size de ilginç gelmiyor mu bu sakal şekli? Özellikle tek tip bırakılmaya yönlendirilen insanlar aslında kimin başlattığı bir akımın etkisi altına giriyor?

Aslında cevabı basit… Tüm dünyada moda kimin etkisi altındaysa o sakal şekli de aslında o egemen gücün kendi propagandası için başlattığı yeni bir akım. Yani yeni model sakal Yahudi sakalı… Artık herkesin elinde her an internete bağlı bir cep telefonu bulunabiliyor. Çıkarın cep telefonunuzu, Google’a yazın “Yahudi sakalı” diye…

Göreceğiniz sakal modelleri aslında hiç de yadırgayacağınız şekillerde olmayacak. Çünkü yaklaşık bir yıldır Yahudi insanlara bu sakalı bıraktırıyor. Moda dünyasını yöneten birkaç tane Yahudi her yıl bir araya geliyor ve insanların nasıl giyeceğine, nasıl sakal bırakacağına, saçını nasıl kestireceğine ve daha birçok konuya karar veriyor.

Geriye ise önce popüler yapıp, insanları peşine taktığı isimler üzerinde çok cazip bir şeymiş gibi uygulamak kalıyor. Ünlü isimler yarışa girmiş gibi belirlenen modayı uygulamaya başlıyorlar. Bundan sonrası kolay zaten… Toplum özendiği, takip ettiği isimlerin yaptıklarını yapmak için anında piyasaya koşuyor.

Ne için yaptığını, aslında kime benzeyeceğini, kimin belirlediğini bilmeden modaya uymak için canhıraş bir mücadele veriyor. Özellikle şu sakal konusunda öyle isimler akıma dâhil oldular ki insanın “hani siz sakala karşıydınız” diye haykırası geliyor.

Aslında onların karşı olduğu sakal İslami sakal şekli… Yahudi’nin olunca sakal da hoş, hoş şalvar da…

Evet şalvar da… Bakın bir süredir önce yabancı ünlülerde görülen ve gittikçe ülkemizde de erkekler arasında yaygınlaşmaya başlayan bir de şalvar modası yayılıyor. Bildiğiniz şalvar yani… Önceleri dar kesim kıyafet bulmak için mağaza mağaza gezen insanlar artık şalvar giymek için gezecek.

Birkaç yıl önce aynı moda kadınlar arasında çıktı ve büyük rağbet gördü. Vücut hatlarını göstermek için özellikle dar kıyafet seçen kadınlar şalvar giymek için sıraya girmişti. Her gün bir magazin haberi ünlü bir ismin daha şalvar giydiğini duyurunca şalvar da giydi kadınlar… Şimdi sıra erkeklerde…

Bunun gibi pek çok örnek var ama şu çarpıcı örneği de vermeden geçmek olmaz… Bir süredir yine başlayan akıma kapılan milyarlarca insana yırtık pantolon giydirdi Yahudi daha gerisi ne ki? Bakıyorsunuz üzerinde giydiği pantolonu yırtılsa bir daha yüzüne bakmayacak olan insanlar gidip para verip yırtık pantolon almaya başladı.

Yahudi yırtacak ki giysin insanlar yoksa başka türlü giymez… Hadi erkekler bu modada neyse de şıklığı, zarafetiyle övünen kadınların yırtık pantolon giyme yarışına girmesi de hipnotizmanın etkisinin ne kadar büyük olduğunu gözler önüne seriyor.

Aslında bu şaşılacak bir şey değil… Dünyadaki gizli Yahudi hegemonyasının yansımaları… Dünya sadece siyasetle, ekonomiyle, orduyla ele geçirilmez, yönetilemez. Kültür-sanat yoluyla insanları etkileyemezseniz diğer güçlerinizle toplumları kolay yönlendiremiyorsunuz.

Önce insanların örnek alacağı karakterler oluşturup, popüler yapıyorsunuz sonra da empoze etmek istediğiniz propagandayı onun üzerinden tüm insanlığa ulaştırıp etki altına alıyorsunuz. Hipnotizma etkisi böyle oluyor.

İnsanlar ne amaca hizmet ettiğini bilmeden bütün gücünü bilinçaltına sokulan bu propagandanın gereklerini yapmak üzere harcayabiliyor. Aslında hiç beğenmeyeceği bir müzik türünü toplumun çoğunluğu benimsiyor diye etkisi altına girerek müptelası olabiliyor. Hiç izlemek istemeyeceği dizileri, filmleri önemsediği kişilerin tavsiyesi, çeşitli yönlendirmeleri sonucu kaçırmaz hale gelebiliyor.

Yöntemini bildikten sonra başarılamayacak iş yoktur. Son yıllarda Türkiye’de de kültür-sanat aktiviteleriyle insanlar şuurlandırılmaya başlandı. Önceleri Bizimkiler, Deli Yürek, sonra Kurtlar Vadisi, son yıllarda da Diriliş Ertuğrul dizisi topluma vatan ve millet sevdasının ne kadar önemli olduğunu aşılamak için önemli yayınlar yapıyor.

Ve bu şuurlandırma çabasının da boşa gitmediğini yakın zamanda gördük. 15 Temmuz gecesi yapılmak istenen darbe girişimine halkın gösterdiği tepki aslında bu şuurun etkisinin tezahürüdür. Şuur, şuur, şuur diye boşuna Erbakan kafalara çivi çakmıyordu.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright