Vatandaşı suç tehditlerine karşı korumak da devletin görevidir | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Vatandaşı suç tehditlerine karşı korumak da devletin görevidir 30.11.2015 23:40

Vatandaşı suç tehditlerine karşı korumak da devletin görevidir


Gün geçmiyor ki cep telefonlarımıza, mail kutularımıza, sosyal medya hesaplarımıza çeşitli vaatler (hediye ya da para kazandınız vs.) ya da yönlendirmeler içeren aslında dolandırıcılık aracı olan mesajlar düşmesin. İşin ilginç tarafı gelen mesajların çoğunda aradığınızda karşınızda muhatap bulabileceğiniz gerçek kişilere ulaşılabilecek numaraların da bulunması…

Gönderilen mesajlar öyle de profesyonel hazırlanıyor ki ya kullandığınız operatörü ya sık görüştüğünüz arkadaşınızın hesabını ya da kurumsal firma ya da devlet kurumunun başındaki kişinin adını kullanabiliyor.

Peki, bunu organize eden suç şebekeleri bu cesareti nerden alıyor? Pek çok ünlü isme dahi ulaşıp istediği meblağlarda parayı alabilecek rahatlığı nasıl kendilerinde buluyor?

Sanırım bu konuda çok büyük bir hukuki boşluk söz konusu…

Bu alanda en çok can yakanı ise cep telefonları ile yapılan dolandırıcılıklar. Adamların gönderdikleri mesajlara geri dönüş yapanları anında ağlarına düşürdüklerini ya da telefonda görüştükleri kişilere randevular verip paralarını yüz yüze aldıklarını varsayarsanız büyük bir zafiyet söz konusu…

Emniyet Müdürlüğü zaman zaman bu tür dolandırıcılık olaylarına karşı halkı uyarıyor. Ama işin vahameti öyle büyük ki bazen koca devlet kurumlarının başındaki isimler dahi kendi adlarının bu tür işlerde kullanıldığını söyleyerek halka itibar etmemelerine karşılık resmi açıklamalar yapmak zorunda kalıyor.

Peki, suçlular bu kadar organize ve profesyonelleşmişken halkı bu suç tehdidinden kim koruyacak?

Bu kadar uyarılara, yayınlanan haberlere rağmen ünlü koca koca profesörler bu tür dolandırıcıların tuzağına düşerken vatandaşı bu suç tehdidine karşı korumak ancak devletin yapabileceği bir görevdir.

Eğer bir devlet suçlular için cennet olursa orası vatandaş için cehennem olmuş demektir. Vatandaşını suç tehditlerine karşı korumak da devletin başlıca görevlerindendir.

Buradaki boşluğun hukuksal boyutu hakkında değerlendirme yapmak teknik bir konu olduğundan bana düşmez ama uygulama konusundaki aksaklıklar gerçekten şaşırtan cinsten…

Yakın zamanda şahit olduğum bir olayı aktarayım… Bir yakınımızın evine hırsız girmiş. Ev sahibinin eve döndüğünü, kapıyı açtıklarını fark eden hırsız evden bir iki parça bir şey dışında ciddi eşya çalamayarak evin arka balkonundan kaçıp gitmiş.

Olay tabi ki anında emniyete intikal ettirilmiş. Emniyet mensuplarının ilk sordukları ise “hırsızın götürdüğü bir şey var mı” olmuş. Hayır, cevabını aldıklarında ise “o işten bir şey çıkmaz” diye karşılık vermişler.

Bu durumu o an görevli emniyet mensuplarının görevlerinin hakkını veremeyişine bağlamıştım ama sonra çevrede bu durumu anlattıkça öğrendim ki çok yaygın bir uygulamaymış.

Eğer hırsızın evden götürdüğü bir şey yoksa böyle bir cevabı almak çok sıradanmış. Şaşılacak bir durum… Yani illa hırsızlık yapması, bir şeyler çalması gerek. Yoksa o kişiyi bulmaya değmiyor anlaşılan.

Tamam, belki sonuçta yakalanan kişiyi elde delil olmadığı için suçlama adına eksik kalacağından böyle bir tavır takınılıyor ama suç işleme ihtimali olan birinin kimlik tespitini yapmak az bir şey midir? En azından caydırıcı yönü var.

Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun onaylanması ile özellikle cep telefonu ile yapılan dolandırıcılık olayların tamamen biteceği söyleniyordu ama yasa 2014 Kasım’da onaylandı hala değişen hiçbir şey olmadı.

Devlet vatandaşını suçluların tehdidinden koruyacak tedbirleri bir an evvel yürürlüğe koymalıdır. Halkın suçlulara bu kadar kolay hedef olabildiği bir ülke yaşanabilir olmaktan çıkar.

Devletin ne zaman caydırıcı ve önleyici tedbirler alacağı bilinmez ama bu tedbirler alınıncaya kadar emniyet güçlerinin bu konuda vatandaşı bilinçlendirmek için yayınladığı maddeleri bir kez de buradan yayınlamakta fayda var.

Sonuçta bu tür olayların medyada yayınlanmasının ve halkı bilinçlendirici yayınların yapılmasının ardından suç oranlarında %50 düşme olduğu tespit edilmiş. İşte size Emniyet Müdürlükleri tarafından halka yapılan o duyurular:

- Adli mercilerimiz ve kolluk kuvvetle-rimiz (Polis ve Jandarma) hiçbir şekilde vatandaştan para talep etmezler.

- Operasyonel bir faaliyet içerisine halkımız hiçbir şekilde dâhil edilmez.

- Halkımızın herhangi bir konu ile ilgili bilgisine ihtiyaç duyulduğunda, telefonla ulaşılsa bile muhakkak suretle ya şahsın ikametinde, işyerinde ya da polis, jandarma karakolunda yüz yüze görüşülür.

- Vatandaşlarımız dolandırıcıların sıklıkla kullanmış olduğu yöntemler olan “hesabınızda bloke var, vergi borcunuz var” gibi kelimelere itibar etmemeli, hiç kimseye kimlik bilgileri, TC kimlik numaraları, hesap numaraları ve banka kartı şifrelerini vermemelidirler.

- Kaynağını bilmedikleri hiçbir havale ve EFT’yi kabul etmemelidirler.

- Dolandırıcılık maksadıyla kendilerine polis veya savcı süsü vererek yapılan aramalarda polis telsizi sesi duysalar bile itibar etmemelidirler.

Vatandaşlarımız bu tarzda bir yaklaşım içerisinde bulunan şahıslar hakkında en yakın kolluk kuvvetlerine gitmeli veya 155 – 156’yı arayarak bilgi vermelidirler.

Ayrıca cep telefonuna gelen hediye, kampanya, indirim ibaresi bulunan mesajlara da dikkat çeken yetkililer, bu mesajlara karşılık verilmemesini, bu şekilde dolandırılanların Tüketici Hakem Heyetine başvurarak şikâyetçi olması gerektiğini belirtiyor.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright