Telaffuz edilemeyen bir isim tanıtılsa nolur tanıtılmasa nolur? | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Telaffuz edilemeyen bir isim tanıtılsa nolur tanıtılmasa nolur? 12.01.2015 23:30

Telaffuz edilemeyen bir isim tanıtılsa nolur tanıtılmasa nolur?


Geçtiğimiz ayın gündemi Elazığ isminin El-Aziz olarak değiştirilmesiydi. Başbakan Davutoğlu partisinin bir grup toplantısında MHP Lideri Bahçeli`nin Tunceli isminin değiştirilmesine yönelik eleştirisine cevaben bu konuya değinmiş ve “Elaziz nasıl Elazığ oldu? Elaziz, Esma-ı Hüsna`dır. Sultan Abdülaziz`i temsil ettiği için değiştirildi” sözleriyle isim değişikliğini ülke gündemine taşımıştı.

Bu konuşmanın hemen akabinde milletvekillerimizin Elazığ’ın isminin El-aziz olmasına yönelik kanun teklifi verdikleri haberleri ulusal medyada geniş yer buldu. Fakat çok geçmeden gösterilen tepkilerden sonra isim değişikliği şimdilik rafa kaldırılmış gözüküyor.

Bir ülkenin Başbakan’ı durduk yere laf olsun diye hele de çok eleştiri alacağını bildiği bir konuda ortaya laf atmaz. Demek ki Elazığ’ın El-Aziz olması devletin programladığı ve Başbakan’ın yapmaya da azmettiği bir çalışma… Yani er ya da geç Elazığ Allah’ın 99 güzel isminden biri olan El-Aziz ile şereflenecek.

Olması gereken de bu… Düşünsenize ilinizin bir ismi var ve bu ismin hiçbir manası yok. Manası olduğunu söyleyenler de alakasız ilginç şeylerden bahsedip duruyor. Hadi manasından geçtik doğru dürüst telaffuz edebileni de yok.

Doğma büyüme Elazığlılar bile çoğu zaman ‘Elazığkh’ şeklinde telaffuz ediyor. Her toplantıda şehrimizin adını daha fazla yere duyurmalıyız diye kendimize hedef yaptığımız diğer vatandaşlar ise  ‘Elaziy’, ‘Elazı’, gibi alakasız şekilde söylüyorlar.

İlimizde geçtiğimiz yıl çok sayıda çalıştay, kurultay vb. etkinlik yapıldı. Hepsinde de şehrimiz için ortaya çıkan en önemli eksiğin “tanıtımının yetersizliği” olduğu söylendi. Doğrudur, Elazığ yeteri kadar tanınmıyor ama sanki tanıtılsaydı ne olacaktı?

Siz hiç ulusal yayınlarda Elazığ adının doğru telaffuz edildiğini duydunuz mu? En değme spikerler bile Elazığ ismini her söyleyişte farklı farklı seslerle bitiriyorlar. Şimdi gel de bu isimle memleketi Türkiye’ye yeteri kadar tanıt…

Suya yazı yazmak gibi bir şey bu... Kellim kellim layenfa. Tanıt tanıt boşa hep. İsmini kendi evlatlarının telaffuz edemediği bir ili kime ne diye tanıtmaya çaba harcayasınız ki?

Elazığ’ın El-Aziz olarak isim değiştirmesi diğer iller gibi sadece siyasi ve sosyal bir durum değil aynı zamanda zaruri bir ihtiyaçtır da… Kimsenin doğru telaffuz edemediği bir ismi ilimize reva görmek hiç akıl kârı değil.

Kimileri “Elazığ’ın ismi değişince kaderi mi değişecek, yapılacak daha önemli bir iş mi yok?” dese de gerçekten saçma bir isimle anılmaktan kurtulmak da kalkınmak, büyümek, gelişmek, sanayileşmek kadar zorunlu bir ihtiyaçtır.

Bakın ansiklopedilerde, internet sitelerinde Elazığ isminin manası aratılınca nasıl bir bilgi çıkıyor? “1937 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla tahıl ambarı bolluk ve bereket anlamına gelen El`azık adı verilmiş olup, zamanla Türkçe ses uyumuna uygunluğu ve söyleniş kolaylığı nedeniyle Elâzığ olarak kullanılır olmuştur.” Yani Elazığ isminin manası yok.

Hilafetin kaldırılarak İslam Âlemi’nin başsız bırakıldığı, bir gecede âlimlerin cahil olduğu harf inkılabı kararlarının alındığı, inancına uygun giyinmenin suç sayıldığı kıyafet kanunun çıkarıldığı bir bakanlar kurulundan Elaziz isminin Elazığ olarak değiştirilmesi kararından başka da bir şey beklenmemeliydi tabi… Bakanlar Kurulu dedik yanlış anlamayın. İçki masalarıydı eskiden devletin idare kurulları…

İşte şimdi bu ucube isimden kurtulmak için fırsat ayağımıza gelmiş el birliği ile kabul edip hızlandıracağımıza bir de karşı çıkıyoruz.

Yalnız El-Aziz ismine karşı çıkanlar bir döneme kadar seslerini çok yükseltemediler. Çünkü sonuçta El-Aziz Esma-ül Hüsna’dan… Yani dini bir boyutu da olduğundan terse düşmek de istemiyorlardı.

Bu sebepten dolayı temkinli davrananlara ise can simidi Baro Başkanı Adnan Demir’in dini merkezine alan açıklaması oldu. Demir şunları söylüyordu: “Elaziz ismi bizce esmaül hüsnadan olmasına rağmen şehre takılması anlamında çok büyük sıkıntılar yaratacaktır. Çünkü maçlar sırasında insanların takımlara küfretmesiyle şehir ismini anması beraber yapılmaktadır. Yani Elâzığ diye başlayan tezahüratlarda Elaziz isminin konulması bizce büyük bir sakınca yaratır. Bu durumda insanların dinden çakma durumu söz konusu olacaktır. Dolayısıyla Allah’ın isminin bir şehre konulması bizce büyük sıkıntı yaratacaktır."

Baro Başkanı Adnan Demir’in isim değişikliği çalışmasında adı öne çıkan bir vekile olan tavrı sanırım bu açıklamayı yapmasında refleks oldu. Çünkü bir isme küfür edilmeyi gerçek bir ölçü kabul edersek eğer o zaman daha büyük sıkıntılar doğacaktır.

Yeryüzünde hakkı tebliğ için çok çetin mücadeleler veren Peygamberler, dönemlerinde hep en ağır hakaretlere, ithamlara maruz kalmışlardır. Küfür edilmesi bir ölçü olsaydı eğer en başta Allah peygamberlerini yeryüzüne göndermezdi. Hatta –haşa- Allah’a bile küfreden kendi yarattığı kulları dolaşıyor yeryüzünde…

Eğer bizler küfredilmeyi geçer ölçü kabul edip Allah’ın ismini ilimiz için kabul etmemeye gerekçe yapacaksak bu kez daha farklı bir kampanya başlatmamız lazım. Peygamber, sahabe, evliya ya da Allah’ın isimlerinden birini taşıyan insanların isimlerini değiştirelim.

Trafik ışığında aracınızla bir saniye bile geç kalkmaya nice küfürlerin edildiği zamanımızda küfür edilme kaygısıyla isim koyacak olursak eğer o zaman artık çocuklarımıza gâvur isimleri koyalım gitsin.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright