Silahlar sussa da terör artsa da AKP suçlu, ne iş? | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Silahlar sussa da terör artsa da AKP suçlu, ne iş? 23.08.2015 12:30

Silahlar sussa da terör artsa da AKP suçlu, ne iş?

Türkiye tıpkı çözüm sürecine başlanmadan önceki dönemler gibi terörle yatıp terörle kalkmaya başladı. Gün geçmiyor ki bir şehit haberi duyulmasın bir saldırı bilgisi duyurulmasın. Terör örgütü öyle şuursuz, öyle amaçsız ve öyle panikle saldırılar yapıyor ki nereye varabileceklerini sandıklarını kestirmek imkânsız. Belli ki kendileri için değil maşası oldukları İsrail için son direnişlerini gerçekleştiriyorlar.

Daha 5-6 ay öncesini hatırlıyorum. Silahların sustuğu, asker ölümlerinin yaşanmadığı kısacık süre öncesini… Televizyonlarda sabah akşam çözüm sürecinin ülkeyi satmakla eşdeğer olduğu, vatana ihanet olduğu, aslında böyle bir sürecin olmadığı anlatılıp duruyordu bir kısım medyada…

Şimdi ise açın o ekranları aynı isimler, aynı stüdyolarda bu kez AKP iktidarını çözüm sürecini iyi yönetemediğini, verdiği sözleri tutmadığını söyleyip terörden de sorumlu tutuyorlar.

Hangisinde samimilerdi sizce? Hiçbirinde tabi ki... Onların tek derdi kurşun sıkmak. Tayyip Erdoğan’ı ve dolayısıyla AKP iktidarını yıpratıp bitirmek ve ülkeyi yeniden eski çiftlikleri haline getirmek.

Seçimler öncesinde silahların sustuğu, şehit haberlerinin gelmediği dönemde ülke elden gidiyor, vatan satılıyor diyerek çözüm sürecinden şikâyetçiydiler şimdilerde ise artan terör olaylarından… 2’sinde de AKP suçluymuş.

Seçimler öncesinde Başkanlık sistemi istiyor, tek başına güç olmuş, resmileştirmeye çalışıyor diyerek Tayip Erdoğan’ı diktatörlükle suçluyorlardı şimdilerde ise teröre karşı pasiflikle suçlayıp aciz yakıştırması yapıyorlar. Nasıl işlerine gelirse öyle… Nasılsa yutan çok…

Onların kim olduğu malum, suyun öte tarafından gelip önce halka “Şeriat İstiyoruz” dedirterek Halife 2. Abdulhamid’i tahttan indiren, ardından Osmanlı’yı yıkıp kendi çiftlikleri bir ülke kuran Sabetayistler…

Tabi eskisi gibi güçlü olmasalar da hala kamuoyu oluşturma konusunda büyük güçleri var. Hangi konuyu ele alsalar ülkede gündem oluşturmayı iyi bilirler. Onların ak dediğine kara, kara dediğine ak demek mümkün olsa da toplum gözünde pek bir değeri olmadığı muhakkak.

Şimdilerde yaşananlar gibi… Sanki seçim öncesi HDP’yi PKK uzantısı değil de barış güverciniymiş gibi tanıtan… Halkı kandırıp oy verdiren… Yaptıkları propagandalarla terörden beslenen bir partinin reklamını yapanlar kendileri değilmiş gibi davranıyorlar.

Halka geçmişte terörü durdurdu diye AKP’yi kötüleyen malum kesimler şimdi ise terörün yeniden başlamasından sorumlu tutup kamuoyu da oluşturabiliyorlar.

AKP içerisinde bile terörün yeniden başlamasını kendi iktidarlarının aczi olarak gören yönetici kesimine kadar mensupları mevcut. Onların bu işi nasıl becerdiğini yakinen görüyoruz. Yine kamuoyu oluşturmayı yandaş medyanın beceremediğini de...

Yer yerinden oynuyor. PKK terör örgütü hedef, yer, zaman ayırt etmeden elinden gelen tahribatı vermek için bütün gücüyle çırpınıyor. Halkın olaylarda verilen şehitlerden ötürü acısı, öfkesi böyle canlıyken bile ağzı kırık yandaş medya esas suçlunun açıkça PKK’yı ve uzantısını destekleyen partiler, medya kuruluşları ya da mensupları olduğunu söylemekten aciz.

Şiddet eylemlerinin her geçen gün daha da artarak devam ettiği şu günlerde ağzı kırık AKP medyası saldırıya geçip de halkın doğru yönlendirilmesini sağlamaktan uzak tamamen yalakalıkla vakit geçiriyor.

Yani her şey bir tarafa bugün TV ekranlarının en iktidar muhalifi gazetecilerinden olup da APO’yla, Kandil’le röportaj yapmayanı var mı? O görüntüleri de mi bulup çıkaramıyorsunuz?

Tabi bu işin zahiri tarafı… Son olaylarda dikkat çeken bir diğer husus da devletin tutumu… Karşısında şuursuzca her yere saldıran bir örgüt olmasına, içeride hala ona terör örgütü diyemeyen hatta haklı göstermeye çalışan medya kuruluşlarına rağmen zerre panikleme emaresi yok.

Bilinçli, dik duran, planlı, ne yaptığını bilen bir devlet doğrusu güven aşılıyor. Daha yakın zamanda Başbakan Davutoğlu’nun katıldığı askeri eğitim görüntüleri de zaten bu durumun beklendiğinin işaretiydi.

Devlet bu terör olaylarını fırsat gösterip aceleci davranmıyor. Sakin ve akıllı hareket ediyor. Toplum nezdinde haklı konuma geliyor, kamuoyunu her türlü manipülasyona karşı arkasına alıyor. Bu da belli ki bildiği bir şeyleri, uyguladığı bir planı var.

Zaten son zamanlarda HDP’yi seçim sürecinde destekleyenlerin ağız değiştirmeleri de devletin bir oyunu olduğunu anlamalarından sanırım. Yine bir hap yuttuklarını anladılar ama henüz ne sonuca yol açacağını kestiremiyorlar. Bundan dolayı da geri adım atmaya başladılar.

Türkiye’de artık her kesimden vatandaşın tek isteği bu terör olaylarının ne olursa olsun bir an evvel durması… Bu sebeple de hükümete olan destek her geçen gün daha da artıyor. Yandaş medya her ne kadar bu desteği sağlamlaştıracak yayınlar yapamasa da Türkiye’nin dört bir yanında her gün yaşanan olaylar, can kayıpları halkı tedirgin ediyor.

Yaşanan terör olayları aynı zamanda vatandaşa çözüm sürecinin ülke için ne büyük bir nimet olduğunu da ortaya koyuyor. Ve bunu ne pahasına olursa olsun uygulamak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan AKP iktidarının ülkesinin faydasını kendi faydasının önünde tuttuğunu da…

Bir musibet bin nasihatten evladır sözü böylesi durumlar için söylenmiş. Yıllarca terörün bitmiş olması, asker kanı akmaması halka anlatıldı ama doğru kavraması çeşitli manipülasyonlardan dolayı sağlanamadı.

Her şerde bir hayır vardır. Allah milletimizin son yaşanan olaylarla ferasetini, basiretini açsın. Devletine daha da bağlılığının artmasına, oynanan oyunlara karşı daha uyanık olmasına vesile kılsın.

Yaşanan bu sıkıntılar Türkiye’nin hızla ilerlediği Yeniden Büyük Türkiye yolunda ödediği bedellerden ibarettir. Türkiye bu durumdan da yine güçlenerek, büyüyerek çıkacaktır. Kimsenin şüphesi olmasın. Devlet emin ellerde…

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright