Koç’un Tenekelerine Ev Parası Verenler…Siz Ne Anlarsınız Otomobilden? | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Koç’un Tenekelerine Ev Parası Verenler…Siz Ne Anlarsınız Otomobilden? 23.11.2015 18:59

Koç’un Tenekelerine Ev Parası Verenler…Siz Ne Anlarsınız Otomobilden?


 

Geçtiğimiz hafta Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın yerli otomobil prototiplerini basında tanıtmasının ardından başta sosyal medya olmak üzere muhalifler tarafından organize bir karşı taarruz başladı.

Bakanın açıklamasının ve prototiplerin sosyal medyaya düşmesinin üzerinden daha 10 dakika geçmeden Türkiye’nin gelişmesine karşı cenah birden yerli araç prototipinin Cadillac’tan taklit olduğunu benzerliklerini ortaya koyan fotolarla yayınlamaya başladı.

Lükse baksanıza daha 15 – 20 yıl öncesine kadar Koç’un kuş serisi tenekelerine bir ev parası verip mutlu olan ezikler tayfası şimdi kalkmış Türkiye’nin hayata geçirmek için somut adımlar attığı yerli otomobilin dünyanın en iyi markalarından Cadillac’a benzemesinden şikâyet ediyor.

Lüks araba denince Doğan’ın, Kartal’ın sonuna eklenen 3 harften (S daha lüks ise SL en lüksü ise SLX) başka herhangi bir özellik görmemiş… Sonunda 3 harfli bir model alınca kendini ayrıcalıklı sananlar birden Cadillac’a benzeyen yerli otomobili beğenmemeye, burun kıvırmaya başladılar.

Arabayla ilgili muhabbetlerinde benim frenlerim basınca hemen jilet gibi tutuyor demekten başka bir özellik bilmeyenler, arabalarına kırtasiyeden aldıkları guaş boyalarla rötuş yapmaktan başka övünecek bir şey konuşamayanlar kalktılar “Cadillac’a mı benzettiniz yerli otoyu, taklit yapılmış” diye sitemler etmeye başladılar.

Milli Görüş Lideri Erbakan’ın dediği gibi “Mesele, Türkiye`nin şeftali yerine, motor üretmek istemesiydi.” Kuruluşundan itibaren yaklaşık 60 yıl kuru üzüm, incir ve fındıktan başka bir şey üretemeyen, ihraç edemeyen sömürge altında kölelik edenler şimdi arabanın şeklini beğenmiyor.

Daha düne kadar aynı arabaya Doğan adı verilince daha yüksek Şahin adı verilince daha düşük ücretler ödeyerek alıyordunuz. Aynı kasa, aynı özelliklerdeki arabayı farklı isimle kullanmayı ayrıcalık sanıyordunuz.

Peki, çıtınız çıkıyor muydu? Ne gezer… Hatta Doğan görünümlü Şahin diyerek ikinci el piyasasında ezikliğinizin reklamını yapıp o tenekeleri birbirinize kakalıyordunuz.

Yerli otomobile gösterilen tepkiler kadar tepkilerin başlama zamanlaması da çok şaşırtıcıydı. Bakan Fikri Işık’ın açıklamasının ajanslar üzerinden sosyal medyaya düşmesiyle neredeyse eş zamanlı bir şekilde Cadillac BLS’ye benzerliği ile ilgili fotolar servis edilmeye başlandı.

Bu karşılaştırılmış fotoları bu kadar hızlı sürede yayınlayabilmenin ancak iki yolu olabilir. Ya dünyadaki tüm markaların her modelinin tüm dizaynlarını ezbere bileceksiniz ya da Türkiye’nin yerli otomobil projesinde Cadillac ile işbirliği yaptığını önceden öğrenerek pusuya yatmış suyu bulandırmak için açıklamayı bekliyor olacaksınız.

Üçüncü bir ihtimal olmadığı, ilk ihtimalin imkânsız olduğu malum... O zaman geriye kamuoyunu seçim öncesi yanıltmak ve seçmenin aklını çelmek için projeden haberdar olup pusuya yatmak kalıyor.

Bir ülke düşünün ki her gün kullandığı yolda saatlerce trafik sıkıntısını çeken insanlar sıkıntılarını azaltacak üçüncü bir boğaz köprüsüne… Yine uçakların gecikmeli kalkmasından şikâyetçi olup üçüncü havalimanına… Ve son olarak Avrupa araçlarına yüklü paralar verip elin gavurunu zengin etmekten şikayetçi olup ülkesinin yerli araç üretmesine karşı bir muhalefeti var.

Ülkesinin her yaptığı iyi harekette altında başka sebepler arayıp, devletinin güçlenmiş olabildiğini kabullenemeyecek kadar ezik… Devletinin dış politikasında kendine has duruşunu tüm dünya karşı çıkıyor diye isabetli de olsa eleştirecek kadar köle ruhlu… Dinine, inancına düşman batı ve içerdeki işbirlikçileri ülkende hangi ismi eleştiriyorsa en az onlar kadar sert bir şekilde aynı isimlere muhalefet edebilecek kadar işbirlikçi bir kesim var.

Ve maalesef ki ülkede sesleri en çok çıkan, kamuoyu oluşturabilme gücüne sahip olanlar da yine onlar…

Ülkedeki her olumsuzluğu iktidara bağlamak için türlü illüzyonlar yaparak halkın aklını çelebilen, iktidarın gerçekleştirdiği her başarıya kulp takıp kamuoyunun gözünde memnuniyetsizlik oluşturabilen medya cambazlarının büyük kumpaslarına her gün şahit olduğumuz bir süreçten geçiyoruz.

Neyse ki ülkemizdeki ve dünyadaki tüm kirli oyunların senaristi Siyonizm artık uzun vadede kalıcı sonuçlar alacağı planlar yapabilecek akıl üstünlüğünü kaybetti. Güçlü kullanabildiği sadece kamuoyu oluşturma yeteneği var.

Günübirlik taktik ve manevralarla artık kaybettikleri mücadelede kalan güçleriyle ne kadar daha yol alabilir ve bir fırsat bulur gidişatı tersine çevirebilirler onun derdindeler.

Bunu son örneğini 7 Haziran seçim sürecinde gördük. Öyle bir kamuoyu oluşturdular ki milliyetçisinden Kemalist’ine, laikinden Türkçüsüne, şeriatçısından eşcinseline herkesi AKP’nin barajı aşamaması için terör uzantısı HDP’ye oy vermeye ikna ettiler.

Ama tek başarıları sadece HDP’ye barajı aşırıp AKP’yi tek başına iktidardan etmek oldu. Sonrasını hesap edememişlerdi. Hükümet yine yerinde kaldı, oluşturdukları %60’lık blok oyun bir araya gelmesi mümkün olmadı, çok istedikleri koalisyon kurulamadı. AKP iktidarda yeniden bir seçime giriyor.

Yani olanları sadece tek adımlık oluyor. Sonrasını kendisi de bilmiyor. Türkiye en büyük güç olan akıl üstünlüğünü elde etti artık. Oyunlar ne kadar büyük oynansa da hepsi devletin akıl üstünlüğünün karşısında çaresiz kalıyor.

Dizilerde, filmlerde izlerken Hak-Batıl mücadelesinde taraf olmak kolay... Şu an bir Hak – Batıl mücadelesinin tam ortasında çok kritik bir süreçteyiz. Bu süreçte şiddetli bir dezenformasyon yapılırken doğru yolu bulabilmektir esas mesele…

İmam Şafi Hazretleri asırlar ötesinden böyle karanlık zamanlarda Hakkı bulabilmenin yolunu kendisine sorulan bir soruya cevaben açıklamış aslında…

İmam Şafii`ye sordular:

Fitne zamanı hakkı tutanı nasıl anlarız?

Dedi ki: Düşman okunu takip edin, o sizi Hak ehline götürür.

Bir ipucu da benden olsun. Açın yıllardır milletin inancına, dinine düşman kesimlerin yayın organlarını bakın bu üç kelimeden başka saldırdıkları bir şey duyabilecek misiniz? Alın size düşman, alın size okları:

SARAY, DİKTATÖR, HIRSIZ…

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright