Giriş kapıları şehre prestij katacaktır | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Giriş kapıları şehre prestij katacaktır 26.03.2016 13:36

Giriş kapıları şehre prestij katacaktır


Elazığ Belediyesi geçtiğimiz ay ilimizin Malatya, Diyarbakır ve Bingöl girişlerine kapı yapılacağını duyurarak internet sitesinden 8 modeli vatandaşların oylamasına sundu.

1 Şubat’ta biten ilk oylama süresinin ardından belediye süreyi 15’ine kadar uzatarak neyi amaçladı bilemiyoruz ama kapı yapılması fikri Elazığ’ın imajı açısından gerçekten güzel bir fikir...

Yayınlanan modeller arasında modern çizgiler taşıyanları da var Selçuklu – Osmanlı mimarisini yansıtan örnekler de…

Nasıl ki insanlarla ilgili değerlendirmelerimizi ilk gördüğümüz andaki dış görünüşünden edindiğimiz intiba ile yapıyorsak şehirler de ilk görüldüğü anda bıraktığı izlerle zihinlerde yer eder.

Bir şehrin girişlerine görkemli kapılar yapılması aslında Erbakan`ın önerisidir. Melih Gökçek bunun için Ankara`nın girişlerine o kapıları yaptırdı. Erbakan derdi ki bu kapılardan giren şehri ilk gören kişilere bir kanaat verir, intiba bırakır.

Sanırım Ankara’nın belediyeciliğine, gelişmiş şehirciliğine kimsenin edecek lafı yoktur. Daha geçtiğimiz ay açık ara farkla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı ilan edildi.

Şehrin imajı, tanıtımı,prestiji için Elazığ’a giriş kapıları yapılmalıdır. Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz Milli Görüş Lideri Erbakan’dan mı esinlendi, Ankara Belediyesi’nden mi bilinmez ama sonuçta giriş kapıları projesi Elazığ’a önemli bir prestij katacaktır.

Artık anı fotoğraflamanın vepaylaşmanın teknoloji sayesinde çok kolay ve yaygınlaştığı bu dönemde sosyal medya sayesinde görkemli giriş kapıları ile Elazığ’ın tanıtımına sağlanacak katkı elbette çok büyük olacaktır.

Kapı konusu yerel medyada da sosyal medyada da geniş yer buldu. Ama genelde karşı çıkan, gereksiz olduğu vurgusu yapanların sesi daha çok çıktı ya da onlar ön plana çıkarıldı. Muhaliflerin giriş kapılarına karşı çıkmasından çok karşı çıkarken kullandığı argümanlar dikkatimi çekti.

Hem TV programlarında, hem köşe yazılarında, hem de sosyal medya platformlarından genellikle şu gerekçeler sunuldu…

Avrupa’da benzeri, örneği yokmuş bu sebeple gereksizmiş… Yine hangi müteahhite para kazandırılacakmış, israfmış… Elazığ’ın bunca sorunu varken onları çözmekle uğraşalım kapılar boş işmiş…O kadar parayla park yapmak daha faydalıymış… gibigibi…

Öncelikle herhangi bir müteahhit işi yapıp para kazanacak diye sorun etmenin akılla mantıkla alakası yok. Bu mantıkla bakacak olursak hiçbir iş yapılamaz bu ülkede… Ya da geçmişte olduğu gibi devlet imkânlarıyla ağır aksak, eksik işler yapılır. İstedikleri bu mu yani?

Elazığ’ın sorunları dururken kapı yapılmasını boş iş bulanlar, kullanılacak parayı israf sayanlar ellerini vicdanlarına koysunlar da 3 kapı için harcanacak paranın Elazığ’ın hangi sorununu çözecekmiş açıklasınlar.

Bence Elazığ’ın en büyük sorunu günübirlik yaşayan, kendi adını duyurmaktan başka derdi olmayan, aydın geçinen,vizyonsuz kafalarıdır.Dillerine doladıkları konularda hiçbir zaman samimi olmayan her türlü duyguyu, kavramı, değeri istismar eden, egosundan başka derdi olmayan kafaları…

Giriş kapıları projesine yöneltilen eleştiriler arasından en dikkat çeken husus ise Avrupa’da örneklerinin olmadığının söylenmesidir. Avrupa’da iyi uygulanmış bir projenin bir ilde uygulanmasını anlarım da şehre bir proje uygulanacaksa Avrupa’da örnekleri olması gerekliliğini anlamak mümkün değil.

Yani uygulayacağınız proje gerekliyse, Avrupa’da örneği yoksa uygulamayacak mısınız?Peki… Avrupa’da şu an ahlak ve namus mefhumu yok. E neolacako zamanbizde mi vazgeçeceğiz?

Ama ilginç olan husus şudur ki giriş kapılarına bu sebeple karşı çıkanların bir kısmının profillerinde Paris’te Eyfel Kulesi ile çekilmiş fotoları bulunmasıdır.Bu aslında bilinçaltındaki batı hayranlığının ortaya çıkma halidir.

Bugün Elazığ’a yapılacak giriş kulelerine karşı çıkan Avrupa aşıkları bilsinler ki Eyfel Kulesi de aslında 1889 Paris Fuarının giriş kapısı olarak inşa edilmişti…

Düşünsenize Elazığ Belediye Başkanı tonlarca demirden oluşan, 300 metre yüksekliğe sahip, her yıl 60 ton boya ile boyanacak bir kule yapacağını açıklasaydı Elazığ’da neler olurdu?

Türkiye’de artık muhaliflik aşırılıkla, marjinallikle eş değer bir hal almaya başladı. Zaten devletin de hükümetin de ciddiye aldığı yok. Bu tutumu Elazığ Belediyesi’nin de örnek alması gerekir.

Akılcı, yol gösteren, samimi eleştiriler elbette ciddiye alınıp değerlendirilmeli ama sırf muhalefet olsun diye art niyetle yapılan eleştirileri önemsemeden yola devam etmeyi öğrenmek gerek.

Elazığ Belediyesi’nin kapı projesini “yapılmalı mı, yapılmamalı” şeklinde değil de “yapılacak ama hangi modelini istersiniz” diye ankete açması bu açıdan bakıldığında olumlu bir gelişmedir.

Ama anketin duyurulmasından sonra ilk oylama süresinin bitmesinin ardından sürenin tekrar uzatılması inşallah geri adım atmak için bir zaman kazanma girişimi değildir. Belediye unutmasın ki doğru yaptığı işte sırf eleştiri alıyor diye bir kez geri adım atarsa artık bundan sonra ileri adım attırmazlar adama...

Özetleyecek olursak... Her toplantıda, her programda, her konuşmada Elazığ’ın en büyük sorunlarının başında tanıtımı, imaj sorunu diye bas bas bağırılıyorsa o kapılar bu şehre yapılmalı… Bu bir ihtiyaçtır.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright