Esas suçlu biber gazını sıkamayan polis memurudur | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Esas suçlu biber gazını sıkamayan polis memurudur 20.03.2015 23:32

Esas suçlu biber gazını sıkamayan polis memurudur


 

Geçtiğimiz aya damga vuran, gerek ulusal gerekse de sosyal medyada büyük gündem oluşturan olaylar arasında Gaziantep’te eylem yapan esnaflara aldığı talimata rağmen biber gazını sıkamayan polis memuruna amirlerinin gösterdiği sert tepki vardı.

Olayı kısaca hatırlatacak olursak… Gaziantep’te yeni yapılan Şahinbey Sanayi Sitesi’nde dükkân alamayan esnaflar Şahinbey Belediyesi’ne yürümüş, Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ile görüşmek isteyen esnaf trafiği kapatınca polisler kalabalığı önce uyarmış eylem devam edince de görevli polise biber gazı sıkması için amirleri emir vermişti. Fakat emir verilen polis memuru bir türlü gazı sıkamayınca amiri ensesinden tutup zorla sıktırmaya çalışmıştı.

Kameralara amirin polise yaptığı azar yansıyınca gerek iktidar yandaşı gerekse de muhalefet candaşı medya işini yapamadığı için memurunu azarlayan amire büyük çaplı bir eleştiri kampanyası başlatmışlardı.

Amirler hakkında yapılmadık eleştiri, hakaret kalmadı. Gösterilen tepkiler üzerine Gaziantep Emniyet Müdürlüğü amir hakkında soruşturma başlattığını açıkladı. Hani sadece muhalif medya olayın üzerine gitse – nasılsa her şeye karşılar- diyerek pek dikkate alınmayabilir ama tüm ulusal medya aynı yerden olayı görünce bir anda amirin yaptığı davranış çok kötü bir tutum olarak belleklere kazındı.

Aslında medya illüzyonuna kapılmadan olay değerlendirilebilse gösterilen tepkilerin haksız olduğu çok net bir biçimde anlaşılır.

Olayla ilgili görüntüleri birkaç kez izledim. Görüntülerde polisin önce grubu uyardığı yolu kapattıklarında ise arkadan ambulansın geçemediğini söylemesi ve yolu açmalarını istemesi çok net şekilde duyuluyor. Buna rağmen yolu ısrarla kapatan ve kontrolden çıkmaya başlayan gruba müdahale zamanı geliyor.

Amir, polis memuruna işte tam bu esnada biber gazı sıkması için talimat veriyor. Ama ne gezer… Polis memuru bırakın gazı sıkmayı gaz tüpü belinde taşımaktan aciz.

Düşünün çevik kuvvet gibi toplumsal olaylarla her an yüz yüze olabilecek bir ekibin içinde yer alan polis memuru omuzunda gaz tüpü taşımaktan, sıkmaktan aciz… Kimse böylesi bir beceriksiz, hımbıl adamın nasıl polis olduğunu, çevik kuvvet gibi önemli bir ekibin içine nasıl yerleştirildiğini sormuyor.

Varsa yoksa onu azarlayan amirleri eleştiriyor. Aslında esas suçlu o gazı sıkamayan beceriksiz polis memurudur ve onun polis olmasından sorumlu kişilerdir. Belli ki ya cemaatin ya da başka ağabeylerin kayırmaları sonucu oraya kadar gelmiş.

İnsan görüntülerdeki polisin acizliğini, beceriksizliğini izleyince ben olsam o polisin ensesini daha fazla sıkardım diyor. Ama olaya tüm medya tek açıdan baktığı için kimse olayı diğer yönüyle düşünemedi.

Olayın böyle büyütülüp günlerce duyurulmasının arkasında başrollerinde polislerin olması yatıyor. Çünkü artık emniyet teşkilatı Türkiye’nin en kusursuz kurumları arasında yer alıyor.

Türkiye’de zaten ne zaman bir kurum ya da bir kurumun mensubu medya tarafından orantısız bir şekilde eleştirilmeye başlanmışsa bilin ki o kurum Türkiye’nin en gelişmiş organlarından biridir.

Herkesin malumudur… Polis teşkilatı hakkında uzun süredir bazı medya kuruluşlarında olumsuz haberler haricinde haberler yapılmıyor. Özellikle hükümeti devirmeye yönelik sokak darbesi niteliğindeki Gezi Parkı olaylarından sonra polis teşkilatı dış güçlerin güdümündeki medyanın hedefinde...

Tüm yaptıkları, olaylardaki tüm tepkileri yakın plan çekimlerle adeta adım adım izleniyor, kamuoyuna izlettiriliyor. Sebebi de malum bugün Türkiye’nin yükselmesinin durdurulmasının tek yolu artık sokak olaylarından geçiyor, buna engel olacak tek kurum ise polis teşkilatı…

Dış güçler bunu çok iyi bildiği için kontrol ettiği medyasıyla gece gündüz polis teşkilatının itibarını zedeleyecek, zayıflatacak yalan yanlış haberler, manipülasyonlara başvuruyor. Eskiden polis devlet için pek bir önem taşımadığı ve rejimin koruyucusu, halkın düşmanı konumunda yer aldığı için medya tarafından da kollanıyordu.

İlkokul yıllarında “polise hakaret devlete hakarettir” afişini okul duvarlarında ya da çeşitli yerlerde asılı görürdüm. Ama emniyet teşkilatı halkın safına geçince artık işler değişti. Şimdi polise hakaret etmeyen, hatta taş atmayanlar malum medyaca vatan haini sayılıyor.

Biber gazı sıkamayan memurunu azarlayan polis amirini dolayısıyla polis teşkilatını hedef yapma yarışında yandaş medya da çok çaba gösterdi. Batıcı medyayı anlamak kolay da diğer medya hangi akılla bunu yaptı anlamak mümkün değil.

Görüntüler ortada… En azından ülke yanlısı medya gaz tüpü taşımaktan, sıkmaktan aciz hımbıl, mıymıntı birinin nasıl polis yapıldığını tartışsa çok daha faydalı olur. Hem en sevdiği iş olan cemaate laf çakma eyleminde de makul bir sebep olarak kullanabilirdi.

Son günlerde çeşitli olaylar vesilesiyle sokak eylemlerinin denemeleri yapılmaya başlandı. Havalar ısınınca yeni girişimler olacağı açık şekilde en yetkili resmi kişiler tarafından da dillendiriliyorken bu tür hımbıl polisler mi ülkeyi koruyacak?

Hele de karşısında her türlü şiddeti, manipülasyonu, kışkırtmayı ustalıkla savunabilen bir medyaya sahip Gezi Parkı türü yeni bir girişimde bu tür korkak, beceriksiz polislerle mi sonuç alınacak? Ya da bu medyayla mı karşı propaganda mücadelesi verilecek?

Yarın kurumların önüne kalabalıklar yığılıp, camları taşlanmaya, tatlı canları tehlikeye girdiğinde anlayacaklar polis memurunun ne kadar yetenekli ve becerikli olursa o kadar ülke için faydalı, biber gazının toplumsal olayları bastırmada ne kadar önemli bir etken olduğunu…

Bu şuursuz, günübirlik medyadaki yandaşlarla bu ülke savunulmaya kalkılsa üç gün ayakta tutulamaz. Milli Görüş Lideri Erbakan boşuna bu ülkede polis sayısının arttırılmasını savunmuyordu. Polis müdahalesinden önce sayısı, görüntüsü ve tavrı ile caydırıcı olmalıdır. 

Türkiye bu konuda ciddi mesafe kat etmeye başladı. Bloomberg yaptığı araştırmayla dünyada kişi başına en çok polis düşen ülkeleri listeledi. 52 ülkenin yer aldığı listede Türkiye 2`nci sırada yer alıyor. Şu an ülkemizdeki toplam polis sayısı 300 bine yaklaşmış durumda… Ve her geçen yıl yeni mezunlar bu sayıya ekleniyor.

Önceleri halkın gözünde yer eden yoksula zulüm, zengine hizmetkâr polis anlayışı artık bitti. Vatanını seven, bilgili, kibar insanlar artık polis oluyor. Polislik mesleği en çok tercih edilen meslekler arasında yer alıyor.

Bu yüzden de bazı kesimler polis silah kullanmasın, cop taşımasın, biber gazı yasaklansın derdindeler. Çünkü polis teşkilatı güçlüyken ülkeyi sokak eylemleri ile yıkmak mümkün olmuyor.

Şimdi neden işini yapamayan polis memuru değil de beceriksiz polisi azarlayan polis amiri suçlu anlaşılmıştır umarım. Mesele istismarını yaptıkları gibi üstün astını ezmesi değil hala anlamadınız mı?

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright