Elazığ’ın yerel ekonomik stratejisi | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Elazığ’ın yerel ekonomik stratejisi 17.05.2015 19:58

Elazığ’ın yerel ekonomik stratejisi


Elazığ Organize Sanayi Bölgesi ve Nokta Marketler Yönetim Kurulu Başkanı Suat Öztürk düzenlediği basın toplantısında öyle açıklamalarda bulundu ki sözleri hem memleketin hep geriye gidişinin sebeplerini hem de Elazığ’ın yerel ekonomik stratejisini ortaya koyar nitelikteydi.

Elazığ’da bir iş adamının böyle hem açık yüreklilikle kendi ilinin hastalıklarını anlattığı hem de çıkış yolu sunduğu bir basın toplantısını yakın dönemde hiç hatırlamıyoruz. Suat Öztürk’ün üstüne basa basa kendim için değil ilimiz ekonomisi kalkınsın diyerek altını çizdiği ifadeler hayata geçirilebilecek ayağı yere basan düşüncelerdi.

Öztürk açıklamasında öncelikle Elazığ’ın neden hep geriye gittiğinin adeta röntgeni sayılabilecek yerel hastalıklarımızı sıraladı. Kıskançlık dedi, dedikodu dedi, ayak çelme dedi, kuyu kazma dedi… Memleketi işte bu hastalıklar geriye götürüyor sözleriyle yıllardır ilimizde hizmet veren, yatırımlar yapan bir iş adamı olarak sitemlerini dile getirdi.

Bu sözleri Elazığ’da yaşayan herkes her zaman söylüyor tabi ama aynı teşhisi uzun yıllar ETSO Başkanlığı yapmış halen Elazığ ekonomisinin kalbi sayılan OSB’nin Başkanlığını yürüten ve yıllarca yatırımlar yapmış bir iş adamı söyleyince artık bu durumun gündeme getirilme ve gerçeklerle yüzleşme zamanı gelmiş demektir.

Konuşmasında sık sık kendi şirketleri üzerinden örnekler veren Öztürk 35 yıl önce Şarkgaz’ı kurduklarında şirketin uzun süreli olmayacağı kısa sürede batacağının söylendiğini dile getirdi gelinen bugünkü noktada da aynı dedikoduların halen devam ettirildiğini ifade etti.

Girişimde bulunduğu her sektörde aynı tavırlarla karşılaştığına dikkatleri çekerek bu hastalıklı tutumdan vazgeçilmedikçe Elazığ’da gelişme beklenmesinin abes olduğu vurgusunu yaptı.

Suat Öztürk’ün en çok üzerinde durduğu husus ise en son bünyesine kattığı Nokta Marketler’den ötürü marketçilik sektörüydü…

Sektör için ulusal markaların Elazığ’da çok sayıda şubesinin bulunmasının en büyük sorun olduğuna vurgu yapan Öztürk bu durumun Elazığ ekonomisini de doğrudan etkilediğini ifade etti.

Ulusal marketlerden yapılan alışverişlerin Elazığ’ı maddi açıdan kayba uğrattığını belirten Öztürk buralarda harcanan paraların Elazığ dışına gittiğine dikkatleri çekti. Adana, Mersin, Gaziantep gibi nüfusu milyonu aşmış şehirlerde bile birer şubesi bulunan ulusal firmaların Elazığ’da adeta cirit attığını belirtti.

Bahsettiği illerde halkın ekonomi milliyetçiliği yaptığını ve ulusal şirketleri barındırmadıklarını dile getiren Suat Öztürk Elazığ’da da bu şuurun tüketicilere işlenmesi gerektiğini söyledi.

Elazığ’da marketçilik sektöründe birlik oluşturulmasının kaçınılmaz bir hal aldığını ifade ederek yerel marketlerle tedarikçilerin birlikte hareket edip ulusal firma sayısının Elazığ’da azaltılması hedefinin öncelikle hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Suat Öztürk basın toplantısında uzun uzadıya konuştu. Ama hazırlıklı bir konuşma değildi. Kâğıda bağımlı kalmadan yaşadıklarını bizzat anlattı, gerçek örnekler verdi somut planlar sundu. Söyledikleri Elâzığ’ımız için gerçekten çok önemli tespitlerdi.

Suat Öztürk’ü dinleyince hak vermemek elde değildi. Elazığ’da marketçilik sektöründe acımasız bir rekabet başladığını sanırım hissetmeyen yoktur. Tamam, sonuçta rekabet iyidir ama bu rekabet dozunda bırakılmaz ya da hedefini değiştirmezse Elazığ bu sektördeki yerel yatırımcılarını kaybetmekle yüz yüze kalabilir.

Çünkü bahsettiğimiz rekabet maalesef ulusal marketlerle değil yerel marketler arasında kıyasıya devam ediyor. Suat Öztürk’ün bahsettiği dedikodular, kıskançlıklar, kuyu kazmalar da işte bu noktada yapılıyor.

Bu mücadeleyi fırsat bilen ulusal firmalar da hız kesmeden şube açmaya devam ediyor. Kimileri işi o kadar abarttı ki artık şube açacağı mahalle bitse utanmayıp tablalara ürün koyup mahalle pazarlarına kadar inecekler… Birkaç metre aralıklarla şubelerini açarak yayılmasını sürdürüyor.

Bu durum aslında Elazığ’ın hastalıklarını da ortaya koyan röntgen niteliğindedir. Bakmayın milliyetçi geçindiğimize… Hele bir hemşehrimiz alanında ilerleme kaydetsin bakın başına neler getiriliyor, hakkında ne dedikodular, iftiralar üretiliyor.

Konya Valiliği’ne atanan Valimiz Muammer Erol “hakkınızda kimin ne düşündüğünü merak ediyorsanız siyasete girin” deyivermişti bir konuşmasında… 4 yıl görev yaptı ve Elazığ halkını da zihniyetini de çok iyi tanımıştı. Sayın Erol’un bu sözünü sadece siyasetle sınırlandırmamak gerek. Her hangi bir alanda da bir atılım göstermek hakkınızda neler düşünüldüğünü öğrenmek için yeterli…

Suat Öztürk’ün yaptığı açıklamaların, birlik olalım çağrısının üzerinden 1 ay geçti ama medyaya, yerel market yöneticilerine bakıyoruz adeta görmedik, duymadık muamelesi yapıyorlar.

Düşünsenize “gelin sektörümüzde birlik olalım ve işlerimize en büyük sekteyi vuran, kârımızı azaltıp Elazığ’ın parasını il dışına götüren ulusal firmaların sayısını azaltalım” diyen biri çıkıyor. Sektördekiler bu çağrının üstüne balıklama atlaması gerekirken hiç umursamayıp yine bildikleri gibi hareket ediyorlar.

Bunu yapanlar da kendi kârını zararını en çok düşünecek ve en çok faydacı düşünecek olan iş adamları… Varın Elazığ’ın gerisini siz düşünün. Fikri kendi rakiplerinden biri ortaya attığı için tamamı kendi lehlerine de olsa yok saymayı yeğliyorlar.

Aslında bu Elazığ’daki kıskançlık hastalığının geldiği boyutu da gözler önüne seriyor. Biri çıkıyor arkadaşlar gelin şu pastadan yiyen yabancıları eleyelim de biz daha büyük dilimler yiyelim çağrısı yapıyor ama siz fikri söyleyeni rakip gördüğünüz için “boş ver az yiyelim ama senin dediğin olmasın” tavrı takınıyorsunuz.

Sonra da “memleket hep geriye gidiyor” muhabbetleri yapıp etrafta Elazığ sevdası naraları atıyorsunuz. Yazık oluyor memleketimize… Bu zihniyet değişmediği müddetçe, kıskançlık hastalığımızdan kurtulamadığımız sürece kimse bu ilin gelişip büyüyeceğini beklemesin.

Geçenlerde Facebook’ta bir profilde Rize şehrinin alt ve üst geçitlerle dolu fotoğrafını yayınlayan bir vatandaş Elazığ’daki Çayda Çıra alt geçidiyle kıyaslayarak veryansın etmiş “benim memleketime neden Rize’deki gibi hizmetler gelmiyor” diye sitem etmişti.

Vatandaş siteminde belki haklı ama o beğenmediği Çayda Çıra Alt Geçidinin bile ne zorluklarla ve engellemelere rağmen yapıldığını bir hatırlayacak olursak aslında onun bile Elazığ’a kazandırılmasının mucize olduğu gerçeği anlaşılacaktır.

Medyasıyla, siyasileriyle, iş dünyasıyla koca koca adamların bir kavşağın yapılmasını engellemek için yaptığı şovlar gözlerinizin önüne geldi değil mi? Bu kafayla bu memleketten bir şey olmasını beklemek boş bir hayalden öte anlam taşımaz.

Suat Öztürk’ün yaptığı birlik olalım çağrısı aslında bu zihniyeti yıkmak için bir fırsattır. Yerel marketlerimiz bu çağrı etrafında toplanıp birliktelik sağlayarak bir gelişme kaydedebilirse bu tüm Elazığ halkına örnek ve umut olacaktır. Başka bir şey için değil sadece kendi faydanızı düşünerek bile olsa bu çağrıya kulak verin ey marketçiler!

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright