Aday adaylarının yol açtığı aylarca sürecek çevre kirliliği | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Aday adaylarının yol açtığı aylarca sürecek çevre kirliliği 02.05.2015 13:35

Aday adaylarının yol açtığı aylarca sürecek çevre kirliliği


7 Haziran’da yapılacak genel seçimler hızla yaklaşırken aday adaylığı yarışı sona erdi. Kıyasıya bir mücadele veren aday adaylarından partileri tarafından dört kişilik listeye girmeye layık görülenlerin adaylıkları ilan edildi.

2 aydan beri yoğun bir propaganda savaşı veren aday adayları ilanlarla, mesajlarla, reklamlarla, yaptıkları açıklamalarla kendilerini kamuoyuna anlatmanın, tanıtmanın canhıraş mücadelesini verdiler.

Meydanın pek ilgi görmediği bu yarışta daha çok sokak ilanlarına ve sosyal medya reklamlarına ağırlık verildi. Aday adaylığı yarışında algı oluşturmanın önemi bilindiğinden halka en hızlı ve yaygın şekilde ulaşmak için elden ne gelirse yapıldı ama fütursuzca.

Aday adayları yaptıkları propagandalarda halka Elazığ sevdalarını, liyakatlerini, partileri tabanında ne kadar tutulduklarını, çevrelerinin genişliğini, genel merkezlerinin desteğine ne kadar sahip olduklarını kamuoyuna göstermek için adeta çırpındılar ama ilkesizce.

Bu amaçla aday adayları verdikleri pozlarla, kıyafetleriyle, kullandıkları aksesuarlarla, araçlarla farklılıklarını, üstünlüklerini algılatmaya ve güçlü imaj vermeye özen gösterdiler ama nasıl yaptıklarına hiç aldırmadan.

İmajları için her türlü ayrıntıya dikkat göstermeye çalışan aday adaylarının çoğu toplumun fark etmeyeceğini düşündüklerinden midir; yoksa öyle bir anlayışa sahip olmadıklarından mıdır bilinmez her nedense hiç çevre duyarlılığı göstermediler.

Tanıtımları için kullandıkları yöntemler, araçlar insani değerler ve toplumun hakkına, hukukuna saygı bakımından duyarsızlıklarını ve çok büyük eksikleri olduğunu gözler önüne serdiler.

Şubat ayı itibariyle başlayan bu yoğun propaganda yarışında banklar, kameriyeler, otobüs durakları camları, sokak lambaları, kaldırım taşları, elektrik ve telefon direkleri, trafolar, sokak duvarları, apartman kapıları, hatta billboard reklamlarının üzerine varıncaya kadar afişlerini, posterlerini yapıştırdılar. Ne kamu malı, ne özel mülkiyet hakkı tanıdılar, alabildiğine bir afiş yapıştırma furyası başlatıp her şeyi kullandılar, kirlettiler ve adeta bir çevre felaketine yol açtılar.

Aday adayları anaforcu, fırsatçı, yağmacı, talancı bir yaklaşımla halkın en çok ilgisini çeken yerlere, güzergâhlara afişlerini yapıştırarak son derece hoyratça, aldırışsızca bir çevre ve görüntü kirliliği oluşturdular.

Sorumsuzca yapıştırılan afişlerin yol açtığı çevre ve görüntü kirliliği toplumun ne kadar tepkisini çekti, bunu ölçecek bir imkânımız olmadı. Medyada da bu konuda çok fazla eleştiriye şahit olmadık. Ama birçok kişiden “Şu aday adaylarının yaptığına bak!” yollu yakınmalarını, sızlanmalarını zaman zaman duyduğumuzu söyleyebiliriz.

Propagandaları uğruna etrafı böyle acımasızca kirletenler mi hakkımızı, hukukumuzu savunacak; Elazığ’ın sorunlarını çözecek; diye çok serzenişlere şahit olduk.

Kendilerini milletvekilliği adaylığına, toplumu temsil etmeye layık gören, seçilmişlik payesi almaya hak kazanmak için yarışan insanların bu şekilde kural tanımaz, özensiz hareket ettiğini görmek; niteliksizliğine, düşüncesizliğine, anlayışsızlığına şahit olmak umut kırıcı bir durum. Toplumun genel seviyesini göstermesi bakımından ise iç karartıcıdır.

Sadece adını duyurmak için bile çevreye zarar vermekten, insanları rahatsız etmekten çekinmeyen ya da kötü bir şey yaptığının ayırdında olmayan insanların toplumu temsil edecek konuma geldiklerinde nasıl davranacaklarını tahmin etmek zor değil. Zaten de milletvekillerinin Meclis’teki tutum ve davranışlarını, kavgaları gürültüleri, patırtıları izleyip ne yaptıklarını, ne olduklarını görüyoruz.

Bir ilginç yanı da aday adaylarımız böyle sorumsuzca çevre ve görüntü kirliliği yaparken çevreyi korumakla sorumlu, yükümlü resmi ve gönüllü kuruluşların bir önlem, müeyyide ya da tepki verme çabası içine girmemeleridir. Ne belediye ne il çevre müdürlüğü ne de sivil toplum örgütleri bir ses çıkardı, tepki ortaya koyabildi.

Çevre bilinci, insani değerlere duyarlılık, kamunun ortak varlıklarını koruma sorumluluğu bir toplumun medeniliğinin ölçüsüdür. Bizleri temsil etmeye soyunanların şu yaptıklarına bakılırsa toplumumuzun medenilik karnesinin bir hayli kötü olduğunu kabul etmemiz lazım.

Seçilenlerin kalitesini seçenlerin niteliği belirlediğinden adam gibi adamların temsil etmesi toplumun adam olmasından geçiyor. Anlaşılan adam gibi adamların bizleri temsil etmesi için daha çok fırın ekmek yememiz lazım.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright