16 Temmuz sabahı Suriyelilerden beter halde olabilirdik | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>16 Temmuz sabahı Suriyelilerden beter halde olabilirdik 11.08.2016 19:16

16 Temmuz sabahı Suriyelilerden beter halde olabilirdik


15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminden önce ülkede tek bir konu konuşuluyordu. Ülkemizdeki Suriyelilere vatandaşlık verilmesi… En gözü kara AKP savunucuları bile kararı açıklamaktan utanır sıkılır hale gelmiş, iktidar büyük yara almaya başlamıştı.

7 Haziran ve 1 Kasım sürecini yaşayıp partisinin kıymetini artık bileceğini söyleyen nice insanlar bile ülkesindeki iç savaştan kaçıp ülkemize sığınan Suriyelilere vatandaşlık verilmesi sebebiyle AKP ile arasına mesafe koymaya başlamış artık oyumu vermem demeye başlamıştı.

Aslında konu ile ilgili bir şey bildiklerinden değildi karşı duruşları… Tamamen medyanın dezenformasyonu sonucuydu bu tepkiler ama yine de çok güçlü bir kamuoyu oluşturulmuştu. Ta ki 15 Temmuz gecesi başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişimine kadar.

Pek çoğumuz gerçek belgelerle hazırlanmış bir darbe senaryosunun filme uyarlanmış halini sinemada izlesek bile abartıldığını düşünebileceğimiz görüntüleri canlı yayınlarda izliyorduk.

Cumhurbaşkanlığı külliyesi havadan bombalanıyor, kurşunlanıyor, millet meclisi uçakların bombalarına muhatap oluyor, Boğaz Köprüsü asker tanklarıyla kuşatılmış kendi halkına ateş ediyor, asker kendi halkına kurşun sıkıyor, tanklarla üzerlerinden geçiyordu.

Allah’a şükür bu olayla bir kez daha bizzat gözlemleyerek şahit olduk ki bu ülkenin Cumhurbaşkanından, Başbakanından üst bir derin ve güçlü sahibi var.

Cumhurbaşkanının, Başbakanın halkla birlikte haber aldığı, Genel Kurmay Başkanının, kuvvet komutanlarının en yakını kişiler tarafından rehin tutulduğu, devletin istihbarat kurumunun açıkça ihanet içinde olduğu… Çok kapsamlı hazırlandığı, her detayının eksiksiz düşünüldüğü iç ve dış destekli bir darbe girişimi 2 saatte etkisiz hale getirilerek rüzgâr terse çevrildi.

İşte bu darbe girişiminden haberdar olan Milli Devlet tüm tedbirlerini almış, süreci iyi izlemiş ve olay günü çok kısa sürede başarısızlıkla sonuçlandırmıştı.

Damadı Berat Albayrak açıkladı Cumhurbaşkanına botlarla Yunan Adasına geçebiliriz teklifi dahi yapılacak kadar büyük bir darbe girişimi devleti yöneten derin ve üstün akıl tarafından sadece 2 saatte birkaç manevra ile bertaraf edildi.

Adamlar darbeyi başaracaklarından öyle eminlerdi ki; BBC, CNN International gibi uluslararası kanallar darbenin yapıldığı ve başarıya ulaştığını son dakika olarak veriyorlardı. Darbeciler bombalama yaparken darbenin başarılı olacağından ve sonrasında ülkeyi kendilerinin yöneteceklerinden emin oldukları için yönetim binalarında ağır hasara yol açacak bombalamalar yerine orayı koruyanlara yönelik caydırıcı atışlar yapıyorlardı. Meclis hariç çünkü onların yönetiminde meclis lazım olmayacaktı. Diktatörlüklerde meclis ne lazım…

İşte böyle her yönüyle kusursuz bir plan Milli Devlet tarafından ters yüz edilerek süreç aleyhlerine çevriliverdi. Peki ya Türkiye’nin derinde böyle bir sahibi olmasaydı neler olurdu?

16 Temmuz sabahı iç savaş yüzünden ülkesini terk edip Türkiye’ye sığınan Suriyelilerden beter bir hale gelmiş olurduk. Suriyelilerden beter diyorum çünkü savaşmaktan kaçan Suriyelilerin sığınabilecekleri bir Türkiye vardı bizde başka ülkeye gitmek isteyeceklerin sığınabilecekleri bir başka ülke de olmayacaktı.

Ya iç savaşta kendi askerimizle çatışacaktık ya da esaret halinde geri kalan ömrümüzü yaşıyor olacaktık. Hani haberlerde işlerinden atılan, gözaltına alınan yüzlerce, binlerce isim okuyorsunuz ya işte o isimler bu kez bizler olacaktık.

Darp edilmiş fotoğrafları yayınlananlar bizim yöneticilerimiz ya da bizler olacaktık. Ailelerimizi eziyet görmemeleri için bu ülkeden göndermenin yollarını arıyorduk şimdi belki de…

İslam Âleminin tek umudu Türkiye çok şükür bir badire daha atlattı. Hem de çok büyük bir badire… Süreç artık tamamen ters çevrildi ve ülkemize, İslam’a kastetmiş İsrail kuklası darbeciler başarıya ulaşamadı.

Sanırım artık milletimiz için empati yapmak daha kolay olmuştur. Hiçbir insan durduk yere ülkesini terk etmez, başka ülkeye sığınmak istemez. İşte vatandaşlık vermek istediğimiz Suriyeliler bizim atlattığımız o badireyi atlatamayan kendi ülkesinde yaşayacak toprak bulamayan ihtiyaç sahibi insanlar…

Ve bu olay bir kez daha gösterdi ki vatanın, devletin değeri her türlü değerin üstündedir. Ondan sebep dinimizde de peygamberlerden sonra en büyük rütbe vatanı için can veren şehitlere verilmiştir.

Şimdi o siyasetle uğraşmayı günah sayan, namaz kılmaktan başka bir icraat yapmayan sözde gerçek Müslümanlar da ellerini başının arasına alıp gerçek bir muhasebe yapsınlar. Eğer ülke yönetimi 15 Temmuz günü elimizden gitseydi sığınma kamplarında kılacakları namazlar, yapacakları ibadetler kabul mu olacak sanıyorlardı?

Milli Görüş Lideri Erbakan boşuna “şuur, şuur, şuur” demiyordu. Ve bir şey daha diyordu Erbakan; “Bir milletin asıl gücü, topu, tankı, uçağı değil; inançlı, şuurlu evlatlarıdır.” Şahit olduk ki sahip olduğu tank, top bir ülkenin evlatlarına sıkabilir hale geliyor... Ama imanlı gençliği topa, da tanka da dur diyebiliyormuş.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright