Dünya gündemindeki iklim değişikliği ve aslında olan | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Dünya gündemindeki iklim değişikliği ve aslında olan 13.12.2016 23:39

Dünya gündemindeki iklim değişikliği ve aslında olan


 

Geçtiğimiz yıl Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen iklim değişikliği COP21’de (21. Taraflar Konferansı) imzaya açılan Paris Anlaşması uluslararası kamuoyu tarafından büyük ilgi gördü. Sebebi ise iklim değişikli konusunda 195’e yakın devletin temsil edildiği ve somut olarak önemli hedeflerin belirlendiği bir sözleşme olmasıdır. Amaç ise küresel ısınmayı 2 0C’nin altında sınırlamak için katılımcı ülkelerden alınan taahhütler ve istenen etkili çevre politikalarıydı. Kasım ayında bu toplantının 22. si olan COP22 (BM iklim değişikliği taraflar Konferansı) Fas’ın Marakeş şehrinde düzenlendi. Bu gibi uluslararası konferansların temasının ‘’Çevre ve İklim ‘’ olması aslında insana bir hayli ürkütücü geliyor. Çünkü bu toplantılar aslında değişimin birer katalizörüdür. Umarım mavi kürenin ekolojik dengesi şirazesinden çıkmadan yetişebiliriz. Bu arada 26. İklim Değişikliği Konferansı’na ülkemiz ev sahipliği yapmak için aday oldu. Böyle bir konferansın ülkemizde olması ebetteki ülkemize çok şey katacaktır diye düşünüyorum.

Bu gibi konferansların ve çalışmaların belki de daha sıklaştırılması gerek. Doğru kararlar alıp hızlı uygulamaya koymanın tam zamanıdır aslında. Fakat kendime şu soruları sormadan da edemiyorum. Dünya neden bu hale geldi? Bu kirlilikte kimin ne kadar payı var? En çok zararı hangi ülkeler verdi? Bu zamana kadar hızlı bir şekilde gelişip büyümeye çalışırken atmosfere bırakılan kirlilikler ne olacak? Neden bu yaptıklarını bütün dünya ülkelerine mal etmeye çalışıyorlar? İşte bu sorular çok önemli. Kendi gelişimlerini tamamlamış dünyanın en büyük ekonomileri çevreye o kadar zarar verdiler ki bunun sonucuna bütün insanlık olarak katlanmak zorunda kaldık. Şimdi ise 2. Ve 3. dünya ülkelerine kısıtlama getirmeye çalışıyorlar.

Fosil yakıtlar çevreye tabi ki büyük zararlar veriyor bu tartışılmaz fakat uzun yıllardır termik santrallerden elektrik üreten ülkeler eğer bugün gelişimlerini daha tamamlamamış ülkelerin termik santral kurmalarını, kömür yakmalarını ve nükleer enerji kullanmalarını kısıtlamaya çalışırlarsa işte o zaman karşılarında kendilerine destek verecek muhatap bulamayacaklardır. Çünkü birileri çıkıp geçmişteki faaliyetlerinin sonucu olan kirliliğin hesabını soracaktır. Bundan dolayı öncelikle fazladan kirlettikleri havanın vergisini daha az kirletmiş olan ülkelere ödemek zorundalar. Ancak o zaman sağlıklı ve eşit bir mücadele verilebilir.

İnsanoğlunun varlığıyla başlayan ve formunu arttırarak günümüze kadar gelen faydacılık olgusu yeryüzünde milyonlarca insanın ölümüne, milyarlarca metreküp havanın kirlenmesine, binlerce hayvan ve bitki türünün yok olmasına sebep oldu. İnsanoğlunun bu müsrifliği yüzünden yeryüzünde kirlenmemiş, kullanılmamış ve el değmemiş bir şey kalmadı.

Her geçen gün çevresel yatırımlardan bahsediyoruz. Çevresel yatırımlar ucuz yatırımlar değildir. Büyük yatırım maliyetleri ve işletme maliyetleri gerektirirler. İnsanoğlu bu maliyetlerin karşılığında beklediği sayısal faydayı hiçbir zaman elde edemez. Çünkü temiz bir atmosferde yaşamanın, temiz su kaynaklarına sahip olmanın, ekolojik döngüyü bozmamanın faydasını matematiksel olarak hesaplayamazsınız. Doğaya yatırımın karşılığı aslında sayısal verilerden öte bir hesap biçimidir.

Bundan dolayı tabiat hak ettiği değeri insanoğlundan hiçbir zaman görmeyecektir. Fakat tabiat insanoğluna sonuna kadar hizmet etmeye devam etmektedir. Size yapılmış bir araştırmayı örnek vermek istiyorum; Dünyadaki tüm insanlara 6 ay yetecek oksijen üretimi için 40 trilyon $ gibi muazzam bir bütçe gerekiyor. Fakat bildiğimiz üzere ağaçlar bunu herhangi bir ücret talep etmeden yapıyor.

İnsanlığın net bir şekilde uyarıldığı Rahman Suresi’nin 5-8. Ayetleri ile size veda etmek istiyorum. “Güneş ve ay belli bir hesap iledir; yıldız (bitki) ve ağaç secde etmektedirler; gökyüzü ki onu da yükseltti ve mizanı/ölçüyü-dengeyi koydu; sakın dengeyi bozmayın!” (Rahman: 5-8)

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright