Medeniyet bilinci | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Medeniyet bilinci 13.12.2016 23:39

Medeniyet bilinci


Her şeye rağmen medeniyetler akmaya devam ediyor. Medeniyetlerin kalıcılıkları az da olsa, çok da olsa insanlık denizinde toplanmaya devam edeceklerdir. İnsan merkezli medeniyetler tüm insanlığın ortak değerleridir.

Günümüzde tüm dünyanın büyük bir krizden geçmekte olduğunu hepimiz görüyoruz. Bu krizin de temelde bir medeniyet krizi olduğu konusuna itiraz edecek ciddi bir entelektüel bulunamaz zannederim.

Bu krizin temelinde tahammülsüzlük ile kin ve nefret başta olmak üzere, bilgisizlik, şiddet, terör, vekalet savaşları ile saldırganlık olduğu konusuna itiraz eden de olmaz herhalde.

İnsanlık tarihi adeta bir medeniyetler mezarlığı gibidir. Keza bizim de içinde yaşamakta olduğumuz bu bölgede kaç medeniyetin yaşamış olduğunu saymaya kalkarsak belki sayfalar tutar.

Bu medeniyetlerden “insan odaklı” olanlar uzun ömürlü olabildikleri halde, yalnız çıkar merkezli olanlarının İbni Haldun’un tespitleri ile 250-300 yıldan fazla yaşamadığı bilinmektedir.

Aynı şekilde sağlam entelektüel yapısı olan dünya görüşleri daha kalıcı olsalar da sağlam entelektüel yapısı olmayan dünya görüşleri, belli bir zaman diliminde iltifat görseler de daha sonra insanlık alemine zarar vererek ortadan kayboldukları bilinmektedir. Özellikle son üç yüz yıllık zaman periyodunda bu türden ne kadar da “izm” var!

Medeniyet dediğimiz şey, belli bir kültür havzasında her alandaki kazanımların toplamı değil midir? Tabi her medeniyetin, kendi dışındaki medeniyetlerden de şöyle veya böyle etkilendikleri de bir hakikattir. Peki medeniyetler arası alış-verişe rağmen günümüzde “Batı Medeniyeti” neden bu kadar sömürü odaklı? İşte bu noktada demin birkaç cümle ile özetlemeye çalıştığımız “izm”lerin olumsuz etkisini hemen anlamalıyız.

 Her medeniyetin diğer medeniyetlerle ortak paydaları vardır. Bunlara evrensel değerler deniyor. Ancak her bir medeniyetin özel karakteristik noktaları da vardır elbette.

 Her medeniyet bir dine dayanmanın yanında bütün medeniyetler şehirlidir. Şehirli olmak biraz da çoğulculuk demektir zannederim. Kendi dışımızdaki düşünceleri kabul etmemizi kimse kimseden istemez ama her düşünceye tahammül etmeyi ve onu anlamayı ister. Zaten kültür dediğimiz şey de böyle oluşur.

Tabi “medeniyetleri dinler, kültürleri etnisiteler oluşturur” denklemi hep ortada durmaktadır. Çünkü etnik yapılar milleti oluşturmaz, milleti oluşturan şey inanç gurubudur. Kur’an’ın bize konuyla ilgili söylediği şey; “aynı dine inanan insan topluluklarına millet” denir hükmüdür. Milleti İbrahim gibi, inananlar bir millettir gibi.

Medeniyetleri de güçlü kılan, geliştirdikleri ilimler, sanatlar, teknolojiler ve bu alanlarda yetiştirdikleri ilim, sanat ve teknik insanlardır. Bu anlamda şunu da kaydetmemiz gerekir ki; ilimlere önceden nasıl Hint, Mısır, Yunan, Sümer ve Çin hizmet etmişse, Müslümanlar da yoğunluklu olarak 7.-18. yüzyıllar arasında ilimlere katkı sağlamışlardır. Günümüzde de bu katkılar her medeniyet mensubunca devam etmektedir.

Her medeniyete özellik katan, ona kendi ismini ve rengini veren ana unsurlar ise; Allah, kâinat ve insana bakışlarını belirleyen dünya görüşleri ile bu görüşlere dayalı bilgi üretimleridir. İnsana ve kâinata ait sorunlara kalıcı çözümler üreten medeniyetler, gel-gitler yaşasalar da kalıcı olurlar.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright