Ve 12 Yıllık AKP İktidarı Çatladı! | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Ve 12 Yıllık AKP İktidarı Çatladı! 29.08.2014 23:29

Ve 12 Yıllık AKP İktidarı Çatladı!



Cumhurbaşkanlığı seçiminin Başbakan Erdoğan’ın zaferiyle sonuçlanmasından sonra AKP grubu ile yandaş çevrelerin fay hatlarında hareketlenmeler başladı.

Kaynayan bu cadı kazanına parti içinden ve dışından gönüllü odun taşıyıcılar arttıkça ortaya çıkacak yangının itfaiye tedbirleriyle kontrol altına alınma olasılığı yoktur.

AKP’nin bendinde çatlak meydana getiren açıklamalar Abdullah Gül’den geldi!

Abdullah Gül, “Bu partinin kurucusuydum. İlk başbakanı ve cumhurbaşkanıyım. Partiye dönmekten daha doğal bir şey yok” deyince AKP’de Başbakan Erdoğan sonrası hesaplar tümden karıştı.

Kartları yeniden karmak ihtiyacı hâsıl oldu!

Abdullah Gül’ün bu beyanı, Başbakan Erdoğan sonrası partide “genel başkan ve başbakan kim olacak?” sorusuna cevap bulmak için toplanan MKYK ile aynı saatlere denk gelmiş olması bir mesaj niteliği taşıyordu.

Oysa Abdullah Gül yaklaşık 2 ay önce yaptığı açıklamada mevcut şartlar içerisinde siyasete dönmeyi düşünmediğini belirtmişti.

Abdullah Gül için AKP’deki şartlar 2 ay öncesiyle kıyaslandığında aynıydı, değişiklik söz konusu değildi!

Abdullah Gül’ün “siyasete dönmeyi düşünmüyorum” açıklaması ile “partime döneceğim” beyanını kendi özgür ve hür iradesiyle yapmadığı çok açık.

Abdullah Gül, milli derin devletin gelecekte ülke siyasetinde kendisine biçtiği rolü oynamaya çalışıyor.

Milli derin devlet, ülkenin bekası ve milletin bölünmez bütünlüğünün korunması için ülke siyasetinin yeniden tanzim edilmesi gerekliliğinden doğan ihtiyacı karşılamak için harekete geçmiş bulunmaktadır.

Mevcut hile rejimi ve köle düzeninin dinamikleriyle, kurumlarıyla, devlet refleksiyle 2023 hedefine ulaşmak mümkün değil.

1923 hile rejimi ve köle düzeni uzantısı, frengi hastalığı gibi Batı’dan ithal edilmiş paganist, ırkçı, faşist, bölücü, kavmiyetçi materyalist ideolojilere sahip CHP-MHP ve HDP gibi partilerin tasfiyesi zamanın ruhunun dayattığı bir mecburiyettir.

Çünkü Irak ve Afganistan işgallerinin Siyonist Haçlı Batı’nın mağlubiyetiyle bitmesi sonrasında Ortadoğu ülkelerinde başlayan Arap Baharının yol açtığı siyasi, toplumsal ve ekonomik istikrarsızlık dikkate alındığında Türkiye’nin CHP-MHP-HDP zihniyetiyle bölgede bağımsızlığını koruması, Yeniden Büyük Türkiye için yapması gereken atılımları hayata geçirmesi olanaksızdır.

Türkiye’nin ırkçı, bölücü, işbirlikçi Batı uzantısı partilerin paradigmalarıyla ne kendi iç sorunlarını nede dış kaynaklı gelişmelerin dayattığı problemleri çözme şansı artık kalmamıştır.

Milli derin devlet bu gerçeklerden yola çıkarak yeni bir siyasi mühendislik projesini devreye sokmuş bulunmaktadır.

Bu planın nihai hedefi AKP’yi bölüp parçalayarak birbirine partner biri Milli Görüş merkezli Saadet Partisi diğeri ise Cemaat destekli yeni bir siyasi oluşumla ülke siyasetini yeniden tasarlayıp demokrasiyi işletme imtiyazını ele geçirmektir.

Yeni siyasi mühendislik projesinin gerçekleşmesi için mutlaka AKP’nin bölünüp parçalanması ardından CHP-MHP çizgisinin iç iktidar kavgalarıyla yorgun düşerek kendi seçmenlerini, tabanlarını kaybedip marjinalleştirilmesi gerekiyor.

Projenin ilk adımı olarak CHP-MHP seçmeni ile Cemaat arasında duygusal bir birliktelik sağlanma çalışmaları başlatıldı.

Öncelikle 17/25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonları sonucunda AKP iktidarı tarafından “paralel yapılanma” denilerek hedef tahtasına oturtulan Cemaate CHP-MHP yönetiminden destek geldi.

Bu destek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çatı aday formülüyle zirveye çıktı.

CHP, MHP ve irili ufaklı 12 partinin çatı aday girişimine en büyük destek ise Cemaat hinterlandından geldi.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri Başbakan Erdoğan’ın galibiyetiyle bitince projenin ikinci adımı iktidar ve muhalefet partilerinin bölünmesi aşamasına geçildi.

AKP iktidarının bölünüp parçalanmasında Abdullah Gül ve destekçileri başrol oynarken; CHP’de ise arkalarında eski genel başkan Deniz Baykal’ın desteği olduğu bilinen ulusalcı ekip yeni bir kurultay için harekete geçti.

Başarılıda oldular!

CHP üst yönetiminden Kılıçdaroğlu ve ekibini tasfiye edecek kadar güçlü teşkilat ve taban desteğine sahip olmasalar dahi ulusalcı ekibin CHP’yi bölüp parçalayacağından kimsenin şüphesi yok.

CHP’de mevcut yönetim destekçileri ulusalcı vekilleri İşçi Partisine katılmaya davet ederken; ulusalcı ekip ise Kılıçdaroğlu ve yönetimini Cemaate payanda olmakla suçluyorlar.

CHP’deki ulusalcılar, Kılıçdaroğlu yönetimini Cemaatçi olmakla itham ederken bilerek ya da bilmeyerek milli derin devletin CHP tabanını Cemaatle bütünleştirme çabasına ciddi katkı sağlamış oluyorlar.

MHP’de ise Devlet bahçeliye karşı isyan ateşinin fitilini yakan ilk isim Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Musavat Dervişoğlu oldu. Yangın büyüyerek yoluna devam edecektir.

AKP’de filizlenen ve meyve vermeye başlayan Abdullah Gül eksenindeki iç iktidar kavgası çok daha renkli görüntülere sahne olacak gibi görünüyor.

AKP’de tüzük zedeler diye bilinen ve partinin ağır toplarının içinde bulunduğu üst yönetim kadrolarının Abdullah Gül’den yana tavır aldıkları artık netleşmiş durumda.

Bazı gazeteciler Abdullah Gül ve destekçilerini partinin “gelenekçileri” şeklinde isimlendirdiler!

Başbakan Erdoğan’ı etkiledikleri belli olan Yalçın Akdoğan’ın önderliğini yaptığı danışmanlardan kurulu genç nesil ise Abdullah Gül karşıtı ve kamuoyuna yansıdığı kadarıyla ileride bir sürpriz olmazsa Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu destekliyorlar.

Bir kısım medya mensupları danışmanların idaresindeki bu genç ekibe partinin “yenilikçileri” adını taktılar!

AKP’de “gelenekçi” ve “yenilikçi” kavgasının 27 Ağustosta yapılacak kongrede yeni genel başkan ve başbakan ile parti yönetiminin, bakanlar kurulunun şekillenmesiyle birlikte çok daha şiddetleneceği rahatlıkla gözlemlenebiliyor.

Şimdiden Abdullah Gül ve destekçilerine yönelik bazı Milletvekilleri ile yandaş medya mensuplarından oldukça sert suçlamalar ve ağır eleştiriler gelmeye başladı bile.

AKP’deki yenilikçi vekiller ile AKP Trolleri ve yandaş medya ittifakının Abdullah Gül ve ekibine karşı tam bir linç kampanyası zihniyetiyle hareket ettikleri çok açık.

Buna karşın Abdullah Gül ve ekibinin elleri armut toplamıyor elbette.

Özelikle Bülent Arınç ve Beşir Atalay gibi partinin ağır toplarının bu yenilikçi ekibin Gül karşıtı eylem ve söylemlerine karşı yenilir yutulur cinsten olmayan ağır benzetmeler ve eleştiriler söz konusu.

Yeni yetmeler gibi!

Kısacası AKP iktidarı ile CHP ve MHP’de kılıçlar kınından çıktı!

Ok yaydan çıktı, geri dönüşü imkânsız!

AKP, CHP ve MHP’deki iç iktidar kavgasında yönetime hâkim unsurlar tarafından dışlanan, ötekileştirilen Milletvekilleri ile iktidar olma umudunu yitirmiş muhalefet partisi seçmenlerinin Abdullah Gül liderliğindeki Cemaat merkezli kurulacak siyasi gelecek vaat eden yeni bir siyasi partide bütünleşmelerinin önüne kimse geçemez.

Yandaş gazeteci Mehmet Barlas’ın, “Abdullah Gül siyaset yapacaksa CHP ya da MHP’ye lider olsun” şeklindeki açıklaması çok manidardır!

Bu arada oldukça önemli hikmet ve ibretlik bir tarihi olayı hatırlatmakta büyük yarar var!

Biliyorsunuz, Refah Partisinde Erbakan’a karşı parti içi muhalefet başlatan Erdoğan ve arkadaşlarına “yenilikçiler”; Erbakan taraftarlarına ise ”gelenekçiler” diye hitap edilmişti!

Sonuçta iç/diş İsrail hinterlandına bağlı odaklarında büyük gayretleriyle Milli Görüş “gelenekçi “ve “yenilikçi” ekseninde ikiye bölündü.

Yüce Allah`ın isimlerinden biri Muntakim’dir.

İntikam alan, suçluları müstahak oldukları cezaya çarptıran demektir.

İbrahim süresi 47. Ayette bu hakikat şöyle ifade edilmektedir:

 “Allah`ı, sakın elçilerine verdiği sözden dönen sanma. Gerçekten Allah azizdir, intikam sahibidir.”

Geçmişte Başbakan Erdoğan ve arkadaşları hangi yol ve yöntemlerle Erbakan’a ve Milli Görüşe zarar verdilerse şimdi aynı yol ve yöntemlerle AKP iktidarı parçalanmanın, dağılmanın eşiğine gelmiş bulunuyor!

Refah Partisini tahrip eden “gelenekçi”; “yenilikçi” kavgası şimdi AKP’de başladı!

Nebe’ Suresi 26. Ayetinde “Cezaen Vifaka” geçer.

Meallerde bir ceza ki uygun ya da uygun bir karşılık olarak anlamlandırılan bu iki kelimelik kısa ayet, insanların hayatta yapıp işlediklerine uygun bir cezaya dünya ve ahirette çarptırılacaklarını haber vermektedir!

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright