Ortak akıldan düşük profilli başbakan arayışına evirilen siyasi dönüşüm! | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Ortak akıldan düşük profilli başbakan arayışına evirilen siyasi dönüşüm! 29.05.2016 17:24

Ortak akıldan düşük profilli başbakan arayışına evirilen siyasi dönüşüm!


 

Refah Partisi tırmanışa geçtiği yıllarda küresel sermaye ve şer odaklarıyla işbirliği halindeki sermaye, siyaset ve medya dünyasının en büyük hedefi Erbakan’dı.

Erbakan’ı parti teşkilatı, sevenleri ve toplum nezdinde itibarsızlaştırmak için karanlık odalarda hazırlanıp medyadaki biraderlere servis edilen yüzlerce uydurulmuş gerekçeler ülke gündeminin en önemli tartışma başlıkları arasındaydı.

Kökü dışarıya uzanan malum unsurlarca Erbakan’ı yıpratmak için özellikle medya dünyasında sürekli yazılıp çizilen argümanların başında iki kavram geliyordu!

Birisi, “lider sultasına hayır! Parti içi demokrasiye evet!”; diğeri “siyaset gençleşsin” şeklindeki propagandaydı!

“Ülke siyasetinde lider sultasına son”; “siyasette gençlerin önü açılsın” kampanyasına şiddetle destek veren ve her daim ülkemize yönelik 5.Kol faaliyetlerinin ana karargâhı olmayı başarmış kartel medyasının hedefindeki lider ilginç şekilde sadece Erbakan’dı!

Ülke siyaset arenasında Demirel, Ecevit, Türkeş gibi liderler de boy gösteriyorlardı ama ”lider sultası” veya “siyasette gençlere fırsat verilsin” şeklindeki propagandayı savunanlar bu iki kavram üzerinden sadece Erbakan’a saldırıp yükleniyorlardı!

Tapınakçı medyanın yoğun kampanyaları sebebiyle kamuoyunda da büyük ilgi ve destek gören bu iki temel argüman üzerinden Erbakan’a saldıranlar sadece yerli Tapınakçılardan ibaret değildi.

O yıllarda Erbakan’a karşı parti içi muhalefet başlatan Erdoğan ve yol arkadaşları da bu iki kavram üzerinden bazen doğrudan bazen dolaylı şekilde Erbakan’a şiddetli eleştiriler yöneltmekle meşguldüler.

Erdoğan ve arkadaşlarının adına Yenilikçi Harekât ya da Erdemliler Harekâtı diyerek Refah ve Fazilet Partisi dönemlerinde parti içinde Erbakan`a karşı isyan ettikleri o yılları belki birçoğumuz unuttu!

Yeni genç nesil o günlerde yaşananları hatırlamıyor bile olabilir!

Bu yüzden hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum.

Malum, “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür!”

Yani, insan hafızasının eksikliği unutkanlığıdır!

Erdoğan ve Yenilikçi arkadaşları Refah ve Fazilet Partisi dönemlerinde Erbakan`a karşı isyan ettiklerinde dillendirdikleri söylem şu idi:

"Biz, Erdemliler Harekâtı mensupları olarak Türk siyasetinde lider sultasına karşısıyız.

Siyasette lider sultası yerine ortak aklı hâkim kılmak istiyoruz.

Liderler kararları istişare ile almalı.

Erbakan partiyi padişah gibi yönetiyor.

Demokrasilerde padişahlık olmaz.

Biz, siyasi partilerin idaresinde kolektif aklın öne çıkması taraftarıyız.

Teşkilat ve tabanın parti politikalarının belirlenmesinde daha fazla söz hakkı olmalı!

Siyasette genç kadrolara fırsat ve imkân sağlanmalı.

Gençlerin önü açılmalı.”

Peki, Erbakan`a,”lider sultasına karşıyız; ortak akılla partiler idare edilmeli; teşkilatın, tabanın arzuları, istekleri ve beklentileri dikkate alınmalı” diyerek bayrak açan Erdoğan, şimdi nasıl bir siyaset tarzı izliyor?

AKP Teşkilatlarının büyük desteğiyle, partinin üst düzey yöneticilerinin ortak konsensüsüyle Genel Başkan olmuş ve halkın %49`nun oyuyla Başbakan seçilmiş Davutoğlu`nu hiç de şık olmayan bir şekilde istifa etmek mecburiyetinde bıraktı.

Bu siyasi komployla mücadele etmenin devlete, millete ve AKP’ye vereceği zararları dikkate alan Başbakan Davutoğlu görevinden ayrıldığını açıkladı.

28 Şubat post-modern darbe sürecinde Erbakan son derece şık bir manevra yaparak başbakanlığı nasıl Tansu Çiller’e devretmek istediyse tıpkı bunun gibi Başbakan Davutoğlu da tek kelimeyle harika şekilde görevini bıraktı!

Hani lider sultasına karşıydınız!

Hani ortak akla ne oldu?

Nerede kaldı teşkilat ve tabanın istekleri ile beklentilerinin parti yönetimi tarafından daha fazla dikkate alınma projesi?

Bu değerlerinizden niye caydınız?

Erbakan`a lider sultasına karşıyız diyerek geçmişte başkaldıran Cumhurbaşkanı Erdoğan şimdi neyi arzuluyor?

Düşük profilli bir başbakan!

Demek ki Davutoğlu`nun suçu düşük profilli ve güçsüz bir başbakan olmamasıymış!

Bir zamanlar “Parti içi demokrasi” kavramının bayraktarlığını yapan Erdoğan’ın demokrasi anlayışını son icraatını dikkate alarak test ettiğimizde karşımıza bambaşka bir tablo çıkıyor.

Geçmişte, “Lider sultası istemiyoruz” diyerek Erbakan karşıtlığı yapan şimdinin koca koca Milletvekilleri, bakanları, akademisyen kimlikli insanları ise ekranlara çıkıp, "liderimiz Erdoğan’dır. O ne derse o olacak" diyerek arz-ı endam ediyorlar.

Erbakan`a itaate gelince, “liderleri ilahlaştırmayalım, Erbakan peygamber mi?” diyen İslamcı yazarlar ve gazeteciler ise şimdi Davutoğlu`nun görevinden istifa etmek zorunda bırakılmasını meşrulaştırmak için bin bir türlü mazeret ve gerekçeler üretmekle meşguller...

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright