Medyada ALO Fatih Dönemi Erdoğan’la Başlamadı! | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Medyada ALO Fatih Dönemi Erdoğan’la Başlamadı! 08.02.2015 22:37

Medyada ALO Fatih Dönemi Erdoğan’la Başlamadı!


 

Siyonizm işbirlikçisi Sabetayist İttihat ve Terakki hain şebekesi Osmanlıyı yıkarken özgürlük, hukuk, eşitlik, uhuvvet, demokrasi, insan hakları gibi kavramların arkasına saklanmıştı!

Torunları da aynı yolun yolcusu!

Siyonizm`in Filistin`de yurt edinmesine hayır diyen ve Osmanlı`nın bütün borçlarından daha fazla yekûn tutan milyonlarca altın rüşveti elinin tersiyle reddeden Sultan II. Abdülhamit`e karşı savaş açan Yahudi Galata Bankerlerinin kontrolündeki dönemin medyası yaptıkları tüm ihanetleri, kalleşlikleri, algı operasyonlarını şu sihirli kelimenin arkasına saklanarak yapmıştı:

Basın özgürlüğü!

Günümüzde de değişen hiçbir şey yok!

Özgürlük, hukuk, demokrasi, çağdaşlık, insan hakları, halkın iradesi diyerek Osmanlıyı yıkanlar adına Cumhuriyet dedikleri 1923 hile rejimi ve köle düzenini ayakta tutmak için gerçekleştirdikleri devrimlerin hangisini halka sordular?

Geçenlerde Sabetayist medyanın önde gelen gazetecisi Ayşenur Arslan, tüm AKP karşıtlarını silahlı mücadeleye çağırdı!

Bir de özgürlük yok derler!

Bundan ala özgürlük mü olur!

AKP iktidarını itibarsızlaştırmak için basın özgürlüğü tehdit altında diyerek kıyamet koparan Batı işbirlikçisi gazeteci kesimlerin Ortadoğu`da işgale karşı direnen özgürlük ve direniş hareketlerine karşı mevcut statükoyu, dikta yönetimleri, oligarşik rejimleri savunuyor olmaları ne kadar ilginç değil mi?

Mısır`da halkın oylarıyla seçilmiş Mursi yönetimine karşı askeri darbe yapan Sisi`yi göklere çıkaran Tapınakçı medyanın sıra Türkiye`ye geldiğinde özgürlük naraları atıyor olmaları kimseyi aldatmasın!

ABD ve AB’de basın özgürlüğü var diyenleri Batı medyasında İsrail aleyhine yazı yazmaya davet ediyorum…

Bakalım iddia edildiği gibi Batıda basın özgürlüğü var mı yok mu?

"Modern İsrail`in Kurucu Mitleri" kitabı ile Yahudi soykırımını reddettiği için 1998 yılında Fransız mahkemesi tarafından yargılanan ünlü filozof Roger Garaudy hapis cezasına çarptırılmıştı!

ABD`li bir gazetecinin El-Kaide yöneticileri ile bir röportaj gerçekleştirip bunu yayınlayabilme imkânı sizce var mı?

Oysa Türk medyasında Öcalan ile söyleşi yapmayan genel yayın yönetmeni ile gazeteci neredeyse kalmadı!

Öyle ki, ülke medyasında Kandile giden yolları navigasyon cihazı gibi hafızalarına kazıyan gazetecilerimiz var!

Bu ülkede hemen her gün Kandilde yaşayan PKK terör örgütü liderlerinin demeçlerini hiçbir yasal baskıya uğramadan manşetlerden yayınlayan ancak buna rağmen basın özgürlüğü yok diyen bir medya organize suç şebekesi mevcut!

Siyonizm ve küresel uzantıları olan derin mahfiller 3 asırdır daima demokrasi, insan hakları, özgürlük, hukukun üstünlüğü gibi kavramların arkasına saklanarak ülkeleri ve toplumları sömürdüler.

Ülkedeki gazeteleri bir tarayınız... Cumhurbaşkanı Erdoğan`a yapılan eleştirileri inceleyiniz... Basını özgür olmayan bir ülkede iktidar aleyhine bu yayınları yapmak mümkün mü?

Peki, sorunun kaynağı ne?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemde ortalığa saçılan tapelerde bazı medya yöneticileri ile yaptığı telefon görüşmeleri üzerinden iktidarı despotlukla, medyaya baskı yapmakla, gazetecileri tutuklamakla suçlayanlara şu gerçeği hatırlatmakta fayda var!

Ülkemizde medya her zaman ALO ile yönetildi!

ALO medya dönemi Erdoğanlı yıllarda başlamadı!

Ancak bir farkla!

Eskiden medyadaki biraderlere telefon açıp talimat verenler, ALO diyenler Mason Locasının üstatlarıydı!

Şimdi ise milli derin devlet!

Mason Localarından talimat gelirse eyvallah ama milli güç odağından gelirse tu kaka!

Basın özgürlüğü yok diyenlerin derdi gerçekte özgürlük falan değil!

Alışmışlar İsrail`den, Haçlı Batıdan talimat almaya!

MOSSAD’dan, CIA’dan, M16’dan, BND’den milyon dolar karşılığında algı operasyonlarının altına imza atmaya!

Şimdi devir değişince ALO`lar milli derin devletten gelmeye başlayınca beyefendiler doğal olarak bozuldular ve kazan kaldırdılar!

Ne de olsa bünyeleri, DNA’ları, genleri İsrail’e kodlanmış!

Zorlarına giden işte bu!

Ama alışacaklar çünkü başka çareleri yok!

Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AKP iktidarına karşı basın özgürlüğünü savunan medya çevreleri dün 28 Şubat sürecinde Başbakan Erbakan aleyhine manşet atmak için Genelkurmay koridorlarında sabahladılar!

28 Şubat post-modern darbe sürecinde askerlerden aldıkları talimatları büyük bir sevinçle gazete manşetlerine taşıyanların şimdi basın özgürlüğünü savunuyor görünmeleri ikiyüzlülüğün daniskasıdır!

28 Şubat`ta generallerin Genelkurmay brifing salonunda Milli İrade karşıtı yaptıkları açıklamaları, söylemleri, demeçleri ayakta alkışlayan gazeteciler özgür müydü?

27 Nisan E Muhtırasını gazete manşetlerine taşıyanlar bunu basın özgürlüğü adına mı yaptılar?

Yoksa Tapınak Şövalyelerinden birisi ALO mu dedi?

Basın özgürlüğü diye yeri göğü inleten Türk medyası geçmişte siyasi iradeye karşı yapılmış bütün darbe girişimlerine her türlü desteği yüksünmeden verdi!

2015’e girdiğimiz ilk günlerde Yandaş medyanın önde gelen gazetesi Sabah`ta karikatürist Salih Memecan`ın iktidar aleyhindeki karikatürü sansürlenmeden yayınlandı!

İşte size özgür medya!

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright