İslam, batıl din anlayışını irtica kabul eder! | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>İslam, batıl din anlayışını irtica kabul eder! 04.11.2016 22:59

İslam, batıl din anlayışını irtica kabul eder!


Erbakan, İslam’ın irtica kabul ettiği din anlayışını, “Namaz kılan, oruç tutan, tespih çeken Yahudi kölesi” şeklinde tarif ederdi.

Tarihte gönderilen hak peygamberlere iman etmeyip atalarından öğrendikleri sapık ve batıl inançlarına sıkı sıkıya bağlı, dinin bütününü gelenekselleşmiş bazı ritüeller dışında giyimden, kuşamdan ibaret zanneden din tasavvuru irticanın en önemli göstergelerindendir.

Kurulu küfür, inkâr ve şirk düzeniyle herhangi bir alıp veremediği olmayan, hakkı hâkim kılmak gibi bir idealden uzak, batıl ideolojilerin hâkim olduğu rejimle uyumlu ve ittifak halindeki dindarların din diye yaşadıkları tâğuttan başka bir şey değildir.

 İrticai din anlayışı tarih boyunca tüm peygamberlere üstelik din adına düşmanlık eden sapkın ve kokuşmuş bir zihniyettir.

İrticai dini hayatı benimseyenler için takva, ihlas, ihsan ve güzel ahlak gibi gerçek üstünlük sağlayan manevi değerlerin kıymeti yoktur.

Nefis terbiyesi, nefsiyle mücadele etmek gibi bir ibadet irticai dini hayatın öncelikleri arasında değildir.

Erbakan ve Milli Görüşe çağımızdaki dini grupların, cemaatlerin, tarikatların, Diyanet ve ilahiyat camiasının mesafeli davranmalarının nedeni de irticai din anlayışını ve zihniyetini benimsemiş, özümsemiş olmalarıdır.

Gerçek İslam üstündür ve üstünlük kabul etmez!

Mümin, Allah’tan başkasına kulluk ve köleliği asla kabullenemez!

Tüm peygamberlerin Allah’ın kullarına tebliğ edip davet ettikleri hak dinlerin özünde inananlarını, bağlılarını her daim hakka inanmaya ve hakkı üstün tutmaya çağırmış olmaları yatmaktadır.

Ancak irticai din mensuplarının hakkı üstün tutma ve hakkı hâkim kılma gibi bir idealleri ya da bu uğurda batılla verdikleri bir kavgaları yoktur. 

İrticai İslam’da yönetilen değil yöneten olmak diye bir hedef mevzu bahis değildir.

İrticai İslam tabi olanlarının gönlünden, aklından özgürlük ve bağımsızlık ruhunu söküp atmıştır ve köleliği, sömürüyü, zulmü kabullenmiştir.

Cihad ibadetinin irticai İslam’da yemeğin dibini sıyırıp sünnet sevabı işlemek kadar bile cazibesi yoktur.

İrticai din taraftarları ve bağlıları devleti veya toplumu gerçek İslam’la buluşturup özgürleştirmek yerine, hak dini Camilere, bazı dini tören ve ritüellere hapsedip hayattan, yaşamın içinden uzaklaştırmışlardır.

İrticai İslam’ın siyasetinde, ticaretinde, iş hayatında, aile hayatında, komşuluk ilişkilerinde Kuran ahlakının kuralları dikkate alınmaz.

Tağuti din anlayışı kısaca şudur:

"Camide Müslüman; ticarette kapitalist ve faizci; gündelik hayatta maddeci, pragmatist; hayat biçimi ve yaşam tarzı olarak tam bir materyalist."

Erbakan`ın, Milli Görüşün temsil ettiği hakiki İslam’da ümmetin özgürlük, bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinden asla taviz verilemez.

Çünkü İslam`da bir kişinin Kelime-i Şahadetinin kabul edilmesinin tek şartı bu isteğini mutlaka özgür iradesiyle dillendirmiş olmasıdır.

İslam`da kölelerin imanı kabul değildir.

Kölelerin ibadetlerle ilgili mükellefiyetleri ya yoktur yahut oldukça sınırlıdır.

Çünkü İslam’da kişi yalnızca Allaha kulluk ve kölelik yapmakla sorumludur.

Zalimlerin, insanlık düşmanı karanlık mahfiller ile egemen güçlerin tahakkümünden kurtulamamış, yalnızca Allah’a itaat ettiği, O’na kulluk ve kölelik yaptığı için hakiki özgürlüğe ve bağımsızlığa kavuşamamış insanlara İslam köle muamelesi yapmaktadır.

Bağımsızlık ve özgürlüğe kavuşmanın tek bir yolu vardır.

Hakkı üstün tutmak, haktan yana olmak ve hakkın hâkimiyeti için bu uğurda fedakârlıkta bulunmak!

İslam âleminin Siyonist Haçlı Batının vesayetinde yönetildiği, sömürüldüğü, işgal edildiği, zulme uğradığı bir dünyada hiçbir Müslüman gerçek manada özgür ve hür olduğunu iddia edemez.

Köleler özgürlüklerine, hürriyetlerine kavuşamadan gerçek iman etmiş sayılmazlar.

Ülkesinin, milletinin, İslam dünyasının, bütün insanlığın İslam`ın evrensel kuralları ve kaideleri doğrultusunda Siyonizm`in sömürüsünden,  zulmünden kurtarılarak barış, adalet, eşitlik ve hakkaniyet çerçevesinde yaşamaları adına gerçek bir Kurtuluş Savaşı mücadelesi veren Erbakan’a destek vermeyen herkes büyük bir hüsrandadır.

Tüccarlar depolarda sakladıkları ürünler çürümesin, ömrü uzun olsun diye istif ederler!

Zamanımızda emperyalizmin güdümünde yaşamayı içselleştirmiş, zulmü kanıksamış, hakkı üstün tutmayan Müslümanların günde 5 vakit Camiye gidip dışarıya çıktıktan sonra Allah’tan habersizmiş gibi yaşam sürdürmeleri ile depolardaki meyve ve sebzelerin istif edilmeleri arasında hiçbir fark yoktur!

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright