15 Temmuz Darbesinin Kozmik Aklı Kim? | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>15 Temmuz Darbesinin Kozmik Aklı Kim? 11.08.2016 19:18

15 Temmuz Darbesinin Kozmik Aklı Kim?


“Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür” diye bir söz var.

"İnsan hafızasının eksikliği unutkanlığıdır" demektir.

Bu yüzden geçmişte yaşanmış gerçekler zaman içinde unutulduğu için bugün yaşananları anlamlandırmak adına hatırlamakta ve hatırlatmakta büyük yarar var.

Çünkü yaşadığın anı idrak ve geleceği inşa etmek geçmişi bilmekle mümkündür.

2007/2008’li yıllar.

Dönemin Başbakanı Erdoğan ile Suriye lideri Beşşar Esad arasındaki ilişkiler üst düzey seviyede.

Aralarında 900 km sınır olduğu halde emperyalist güçlerin etkisiyle 50 yıl boyunca birbirleriyle hiçbir ilişkisi olmayan komşu iki ülke arasındaki kopukluğun giderildiği bu konuda hükümetler nezdinde büyük iştah ve arzuyla karşılıklı önemli adımların atıldığı bir dönem.

Hatta öyle ki, şeytan İngiliz aklının iki ülke arasında her daim sorun çıkarmak maksadıyla 1. Dünya Savaşı sonrası Türkiye’nin sınırlarına kattığı Hatay vilayetindeki haklarından devlet olarak vazgeçtiklerini bizzat Beşşar Esad dünyaya ilan etmişti.

Türkiye/Suriye ilişkilerinin normalleştiği ve karşılıklı olarak stratejik müttefiklik doğrultusunda adımların atıldığı o yıllarda Suriye ile İsrail arasında bir savaş nedeni olan Golan Tepeleri sorununu halletmek adına Başbakan Erdoğan, iki ülke arasında arabuluculuk rolüne soyundu.

Suriye ve İsrail hükümetleri nezdinde girişimlerde bulunan Erdoğan,  problemin halledilmesine yönelik kâğıt üstünde büyük mesafeler kat etmeyi başardı.

Dönemin İsrail Başbakanı Ehud Olmert, 2007 yılında gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinde Başbakan Erdoğan’ın Suriye ile İsrail arasındaki Golan Tepeleri meselesinin barışçıl yollarla halledilmesi girişimlerine desteğini beyan etti.

Yıl 2008.

Türkiye’nin arabuluculuğunda başlayan süreç Suriye ile İsrail arasında barış anlaşması imzalanması noktasına yaklaşmıştı ki İsrail derin devleti 27 Aralık 2008 tarihinde Gazze’yi işgal girişimi başlattı.

Gazze’nin işgal girişimi Başbakan Erdoğan’a İsrail’in büyük bir komplosuydu.

Gazze işgali sonrası Suriye ile İsrail arasındaki barış görüşmeleri de sona erdi.

İsrail’in Gazze işgaliyle Başbakan Erdoğan’a verdiği mesaj şu idi:

“Sen kimsin ki boyundan büyük işlere kalkışıyorsun. İsrail’in hangi devletle barışıp barışmayacağına Türkiye karar veremez. Haddini bil!”

Başbakan Erdoğan, İsrail’in bu ihanetini unutur mu?

2009 Davos Toplantısında dönemin İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez’i adeta bir çocuk gibi azarlayarak tüm dünyanın gözü önünde rezil edip rövanşı almış oldu!

Sonrasında Mavi Marmara yardım gemisine yapılan baskınla birlikte Türkiye-İsrail ilişkileri koptu!

6 yıl gibi uzun süre devam eden müzakereler nihayetinde 28 Haziran 2016’da sonuçlandı ve Türkiye ile İsrail’in ikili ilişkileri normalleştirmek için anlaştıkları dünyaya ilan edildi.

Bu anlaşma tarihinden yaklaşık 20 gün sonra yani 15 Temmuz 2016’da AKP iktidarına karşı darbe girişiminde bulunuldu.

Gözaltına alınan 15 Temmuz darbecilerinin beyin kadrosunun milli ve yerli olmadığı gerçeğinden kimsenin şüphesi olmasın.

Darbe girişimini organize eden cuntacı ekibin bağlı bulunduğu merkez küresel güçlerdir!

Darbeci askerler Fethullah Gülen’den değil , “paralel yapının da”  emir aldığı egemen emperyalist odaklardan talimat alırlar.

Kendilerini, “paralel yapılanma” kılıfı altında gizlemiş olmalarına kimse aldanmasın.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 15 Temmuz darbesiyle ilgili yaptığı, “Üst akıl” göndermesindeki asıl hedef İsrail’dir.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun darbe ile ilgili yaptığı, “İsrail ve Türkiye yakın zamanda aralarında bir mutabakata vardı. Türkiye’de hafta sonu meydana gelen dramatik olaylara rağmen söz konusu sürecin devam edeceğini farz ediyoruz” açıklamasında oldukça ilginç bir detay var.

Dikkat ederseniz açıklamada 15 Temmuz darbecilerini kınayan tek bir kelime yok!

Başbakan Netanyahu’nun 15 Temmuz darbesi sonrasında Türkiye ile İsrail arasındaki mutabakat metninin uygulanmasına yönelik endişelerini açıkça ifade ettiği bu açıklaması bir suçluluk psikolojisinin dışa yansımış şeklidir.

İşte İsrail budur.

Size dost elini uzatır ama sırtınızı döndüğünüzde bıçağı ciğerinize saplar!

Dost göründüğünün dibini oyar; düşman ilan ettiğinin elini sıkar!

Unutmayınız…

Ergenekon ve Balyoz davaları sonrası, “bu ülkede artık darbe dönemleri kapandı” diye avazı çıktığı kadar bağıranlar, 15 Temmuz akşamı darbe ile karşı karşıya kaldılar!

Erbakan’ın dediği gibi;

“İsrail ve Batı haktan, hukuktan, adaletten, barıştan anlamaz.

Güçten anlar.

Güçlüysen siner, zayıfsan seni ezer!”

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright