15 Temmuz darbesinin arkasındaki, “üst akıl” kim? | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>15 Temmuz darbesinin arkasındaki, “üst akıl” kim? 17.09.2016 15:59

15 Temmuz darbesinin arkasındaki, “üst akıl” kim?


15 Temmuz başarısız darbe girişiminden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düzenlenen her resmi törende ve söyleşi yaptığı televizyon programlarında özenle üzerinde durduğu bir kavram var!

“Üst akıl!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki; "15 Temmuz darbe girişiminin bir numarası Pennsylvania’daki meczup olamaz. Onun kafası bu kadar çalışmaz. Asıl darbeyi planlayan güç arkasındaki üst akıldır!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarla her konuşmasında, "Üst akla" vurgu yapması elbette boşuna değil.

Öncelikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, "Üst akıldan" kastettiği hedefin küresel Siyonist Haçlı emperyalizmi olduğu gerçeğinin idrakinde olmak bir şuur göstergesidir.

Erdoğan, “Üst akıl" kavramının kamuoyunda tartışılmasını, gündeme gelmesini, yazarların, akademisyenlerin, aydınların bu konuda görüş ve fikirlerini toplumla paylaşmasını istediği için her konuşmasında konuya ısrarla vurgu yapıyor.

Cumhurbaşkanının, "Üst akıl” kavramını dillendirmeye devam etmesi ve kamuoyunda tartışılmasını istemesi niyetinin altında Siyonist nizamı hedef haline getirmek olduğunu çok iyi kavrayan yerli Tapınakçı medya şövalyeleri bu konuyla ilgili adeta üç maymunları oynuyorlar.

Erdoğan’ın, "Üst akla" yaptığı göndermelere köşelerinde ya da televizyon programlarında odaklanıp kamuoyunda tartışma konusu haline gelmesini engellemek isteyen malum medya kuruluşları elinden gelen hassasiyeti gösteriyorlar.

“Üst akıl” konusunda en ileri gidenler günah keçisi olarak ABD ve CIA’yı hedef haline getirip Kabalist mürşitleri, NEO-CON sapkınları gözden ırak tutma kurnazlığına sığınıyorlar!

Burada bir gariplik ya da tuhaflık yok.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarla, özenle ve üstüne basa basa dillendirdiği bu "Üst akıl" kavramına karşı yandaş ile radikal dinci medyanın da tıpkı diğer malum medya organları gibi vurdumduymaz davranması üzerinde oldukça dikkatle durmak gerekiyor!

Malum medyanın "Üst akıl" tartışmasından kaçınmasının nedeni belli!

Dünya Siyonizm`ini, İlluminati gibi şer güçleri toplumun gündeminden uzak tutmak!

Küresel emperyalizmin itibarinin sarsılmasına engel olmaya çalışmak!

FETÖ`nün asıl patronunun ABD Yahudi Lobisi olduğu gerçeğini gizlemek!

İyi de yandaş ve radikal dinci medyanın, "Üst akıl" kavramına karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üzerinde pür dikkat bir tavır sergilemesine rağmen neden bu kadar ilgisiz ve duyarsız davrandığı sorusunu sormak ve cevabını bulmak önemlidir!

Yandaş medya ile radikal dinci medyanın derdi ne ola ki?

İktidar destekçisi yandaş ve radikal dinci medyanın gizli finansörleri küresel emperyalist sermayenin ülkemizdeki uzantısı olan ticari kuruluşlardır!

Güzel bir atasözümüz var!

“Gâvurun ekmeğini yiyen onun kılıcını sallar!”

Erbakan’ın dediği gibi, "Siyonizm hiçbir taşın altını boş bırakmıyor!"

Yandaş ya da radikal dinci medyada kâfi oranda Kripto gazeteci kadrolaşması ve etkinliği var.

Benzer bir durum Milli Gazete için de geçerli!

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu yüzden "Üst akıl” tartışmalarında yandaş ve radikal dinci medya ile Milli Gazete tarafından yalnızlığa mahkûm edilip desteksiz bırakılmış durumdadır.

"Üst akıl" kavramını sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dillendirip kamuoyunun dikkatini bu konuya yönlendirme gayretlerine malum medya grupları ile yandaş ve radikal dinci medya duyarsız kalınca doğal olarak bu konu bir türlü gündemde hak ettiği değeri görmüyor.

İşin bir başka ilginç tarafı ise bu "Üst akıl` kavramını Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında AKP üst düzey yöneticileri ile Milletvekillerinin de kullanmamaya özen gösteriyor olmaları!

Bu konuda 5 Ağustos 2016’da Milli Gazetenin attığı, “Kim Bu Üst Akıl?” manşeti ise tam bir komediydi!

Neden mi?

Çünkü "Üst akıl kim?"  Sorusunu manşetleştiren Milli Gazete haberin içeriğinde tek kelime ne küresel emperyalizmden ne de Siyonizm`den bahsetmiş!

Yani Milli Gazete, "Üst akıldan" hedefin Dünya Siyonizm`i ile egemen güç odakları olduğu gerçeğini saptırmak, örtmek, gölgelemek için her turlu hinliği yapmıştı o gün!

Erbakan, Müslümanlardaki bu şuursuzluğu, kifayetsizliği, cehaleti anlatmak için şöyle bir benzetmede bulunurdu:

“Ey Müslüman, ben bunları sana söylüyorum ama sen anlamıyorsun! ... Ancak ne söylemek istediğimi Yahudi çok iyi anlıyor ve her türlü tedbiri alıyor!”

Erbakan haksız mı?

Elbette hayır!

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright