Coğrafya kaderdir | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Coğrafya kaderdir 04.11.2016 22:56

Coğrafya kaderdir


“Coğrafya kaderdir” der yönetim ve siyaset dünyamızın büyük düşünürlerinden İbn-i Haldun. Bu tespiti ile coğrafya ile orada yaşayanların kaderi arasında bir bağ kurar. 

Türkiye’nin dünya üzerindeki coğrafi konumu ve güzelliği ne kadar mükemmel ise Elazığ şehrimizin konumu da ülkemiz coğrafyası üzerindeki konumu da bir o kadar özel ve güzeldir.

Elazığ, her bir karışında onlarca medeniyetin işaretleri, dinlerin simgeleri, kavimlerin alametleri, savaşların aletleri, barışların izleri, devletlerin kalıntıları, dillerin kelimeleri, şarkıların nağmeleri, adanmış hayatları, kalelere işlenmiş cesaretleri,  aşk ile yanan pervaneleri, sizleri kendine ilk görüşte âşık eden ve hayran bırakan coğrafi güzelliklere sahip aziz bir şehirdir.

Elazığ’ın gözleri kamaştıran bu güzelliklerine katkı sunan ve şehrimizi özellikli kılan değerlerinin başında ilçelerimiz gelir. Palu’nun açık hava müzesi gibi olan tarihi eserleri, Keban’ın ülkeyi aydınlattığı gibi ruhumuza da aydınlatan güzelliği, Arıcak’ın ters açan lalesi, Mevlana yürekli ilçemiz Karakoçan’ın Golan Kaplıcaları, Baskil’in kaysısı, Alacakaya’nın mermeri, Ağın’ın leblebisi, Kovancılar’ın sebze-meyveleri, Maden’in bakır yatakları ve dört mevsim konuklarını bağrına çağıran Sivrice ilçemiz...

Her bir köşesi tabiat güzellikleri ile donanımı ve bezenmekle kalmamış hemen her bir ilçemize Yaradanımızın sayısız nimetleriyle donatılmış. Yeraltı kaynaklarımız, coğrafi konumumuz, sularla çevrili sınırlarımız, ulaşım imkânlarımız ve daha birçok avantajımıza rağmen bu avantajları ne kadar değerlendirdiğimiz de her zaman tartışma konusu.

Birçok imkân ve ekonomik değere evrilebilecek kaynaklarımıza rağmen bu malzemelerden helva yapıp, bununla da kalmayıp yaptığımız helvayı hak ettiği değerde pazarlama konusunun değerlendirildiği mecralarda ortaya çıkan gerçek şudur ki, ürünlerimizin ulusal ve uluslararası piyasada yeterince bilinmemesi vakıasıdır.

Günümüz dünyasında ülkelerden ziyade şehirlerin yarış ve rekabetlerine şahit oluyoruz. Bilinmeyen ve tanınmayan bir ülkenin herhangi bir şehrinin sırf bir ürün ya da mekân sebebiyle dünya gündemine girmesine sıklıkla şahit oluyoruz. Herhangi bir özelliğiyle öne çıkan ürün ya da beldenin aynı zamanda o şehrin ve ülkenin de bilinirliğini artırdığını yakinen izlemekteyiz.

Şehrimize ait olan birçok ürün ve mamulün gündelik hayatın içine girmesi, kullanılır olması için bilinir olması gerçeğinden hareketle birçok firmamızın ülkenin saygın merkezlerinde açılan fuarlara katılımlarını memnuniyetle görüyoruz. Her bir firmamızın kendi alanlarında markalaşma sürecinin tüm sancılarını yaşadıklarını da biliyoruz. Bu alanda oldukça iddialı çalışmalar yaptıklarını ve buna ciddi bütçeler ayırdıklarına da şahit oluyoruz.

Markalaşma elbette bir süreç. Bu sürecin dünden bugüne oluşması da çok mümkün değil. Ürünün mükemmelliği kadar bunların sunum ve satış sonrası memnuniyet takiplerinin de izlenmesi gerekiyor.

Elazığ, sahip olduğu potansiyel ve kaynakları ile izlenebilir bir yatırım atağı gerçekleştirme istidadını henüz yeterince kullanamadı. Teşvik yasasının verdiği imkânların yetersizliği sebebiyle olacak ki,  şehrin ekonomik düzeyini ve istihdam oranını artıracak dev yatırımları hala göremedi. Ancak Elazığ’ın cazibe merkezi iller kapsamına alınması kararından sonra yepyeni bir heyecanla ve eskilerin deyimiyle ani bir “huruç” yaşayacağına inanıyoruz.

Evet, coğrafya kaderse bu coğrafya bizi olduğumuzdan çok ötelere taşımalı. Var olan kaynak ve potansiyellerin semeresi mevcut konum olamaz, olmamalı. Bu coğrafyanın bizlere sunduğu imkânlara şükrümüz bunları en yüksek oranda şehrin ekonomisine katma değer sağlayacak şekilde değerlendirmektir. Bunu yapamazsak İbn-i Haldun’a mahcup oluruz. Bununla da kalmayıp gelecek nesillerin sitemlerine hedef oluruz.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright