Böyle mi olacaktın Halep?.. | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Böyle mi olacaktın Halep?.. 08.01.2017 22:03

Böyle mi olacaktın Halep?..


Şehirler;  medeniyetlerin otağ kurduğu mekânlardır. Medeniyet sevgidir, barıştır, kardeşçe yaşamaktır, hoşgörüdür, refahtır, mutluluktur.

Şehir; sanat, edebiyat, estetik,  mimari, kültür, sosyal hayat ve bu sanatları oluşturan insanların yoğun yaşadığı mekândır.

Şehir, güzel sanatlardır, şiirdir, musikidir, hüsn-ü hattır, tezhiptir, minyatürdür.  Şehir; ilimdir, fendir, teknolojidir, yenilik ve ilerlemedir.

Batı medeniyetinin insanlığı düşürdüğü maddeci, zalim ve bencil medeniyet anlayışından farklı olarak, bizler asırlardır insanlığın şeref tablosu olan ve medeniyetimizin neş ü neva gösterdiği şehirlere sahip bir geleneğin temsilcisiyiz.

Bizim şehirlerimizde; hakkın, adaletin, eşitliğin, merhametin, duyarlılığın ve insanlığı yönlendiren ulvi duyguların güzel rayihaları teneffüs edildi.

Bugün bizlerin ortak noktalarından biri de mensup olduğumuz ortak inanç ve ortak tarihtir. Hepimiz İslam sancağı altında buluşan ya da buluşması zorunlu olan ülkelerin fertleriyiz. Her birimiz Hz. Muhammed’in ümmetiyiz. O derdi ki garpta bir Müslümanın ayağına diken batsa şarktaki Müslüman bunun acısını hisseder.

Ancak görüyoruz ki İslam coğrafyası kan ve zulüm kol geziyor. Başkalarına hacet yok Müslümanlar birbirlerini öldürüyor. Bugün Halep’te yaşananlar İslam coğrafyasının ortak sorunudur.

Bu ortak sorun yine ortak akıl ile çözülmelidir. İslam coğrafyasının yeraltı ve yerüstü kaynakları emperyalist ülkelerin iştahını kabartmakta. Bunları sömürmek için İslam ülkeleri arasında sun’i problemler üretmekte sonra da bundan istifade etmektedir.

İslam dünyası biran önce kendi gücünü görmeli ve bunu dünyaya göstermelidir.

Her bir İslam ülkesi için geçerli olan fitne tohumları Türkiye için de her zaman tehdit olmuştur.

Türkiye’nin bölgede yükselen etkinliği ve saygınlığı birçok batılı ülkeyi rahatsız etmiştir.  Türkiye’nin İslam dünyasında yaşanan zulümlere sessiz kalmaması ve bunlara her türlü insani yardım ulaştırması batının uykularını kaçırmıştır.

Batı, bu rahatsızlığını bizzat ifade ettiği gibi Türkiye’nin zayıf düşmesi için her türlü kirli tezgâhlarını sergilemiştir.

Gezi olayları, 17-25 Aralık operasyonları, MİT tırlarının durdurulması ve en son 15 Temmuz darbe girişimi…

Bunların hepsinin ortak tek hedefi vardı: Türkiye’yi zayıf bırakmak ve medeniyet yarışından alıkoymak…

Tabi batılıların ve İslam düşmanlarının bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı vardı. Türkiye’de böylesine önemli tehlikelerin her birini bertaraf eden ve samimi insanların duası hep yanında olan bir lider vardı.  Ve onların tüm planlarını ve ezberlerini alt-üst eden bir lider vardı.

Güçlü liderliği, iradesi ve cesaretiyle Türkiye’yi yok etmeye çalışan tüm güçlere karşı direnen ve mücadele eden bir değeri, 15 Temmuz akşamı öldürmeye niyetlenenlerin asıl amacı aslında Türkiye’yi öldürmek ve mezara gömmekti.

Ancak onlar halkımızın milli irade, bayrak ve vatan konusundaki hassasiyetini unuttular.

Türkiye’nin bu badireleri atlatması İslam ülkelerinde de mutlulukla karşılandı. Bu ülkelerdeki Müslüman kardeşlerimizin dualarını hep yanımızda hissettik.

Biz inanıyor ki İslam coğrafyasının kurtuluşu da kalkınması da müreffeh bir konuma yükselmesi de ancak Müslüman ülkelerin kendi iradeleri ile olur. İslam dünyası ancak İslam ülkelerinin ekonomik, stratejik ve kültürel birliktelikleri ile refaha kavuşur.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright