Yemen Türküsü’nün bir Elazığ türküsü olduğunu hangimiz biliyoruz? | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Yemen Türküsü’nün bir Elazığ türküsü olduğunu hangimiz biliyoruz? 29.08.2014 20:27

Yemen Türküsü’nün bir Elazığ türküsü olduğunu hangimiz biliyoruz?

Elazığ’ın vurdumduymazlığı hep kahretmiştir beni.

Nereye bakarsan bir başıboşluk, nereye bakarsan bir sahipsizlik.

Osmanlının bir Sancak Vilayetini umursamazlık bakın ne noktalara getirdi.

Baklavanın patenti konusunda Gaziantep Yunanistan’la, pastırmanın patenti konusunda Kayseri Bulgaristan’la yarışırken biz yerli yersiz herkesin Elazığ’ın olarak bildiği orciği Gümüşhane’ye kaptırmak üzereyiz.

Belki de dün gece itibariyle kaptırdık.

Daha kötüsünü söyleyeyim; Sivrice ilçemizdeki Hazar Gölü bir Diyarbakır gölü haline çoktan geldi.

Gölle ilgili bir tanıtım yapmak isteyen esnaf yapacağı işin reklamını önce Diyarbakır’da yapıyor.

Yazık…

Hal böyle olunca kültürümüz, müziğimiz sahipsiz olmaz mı?

Toprağına sahip çıkamayan türküsüne mi sahip çıkacak?

Yazının başında da gördüğünüz gibi öyle bir duyarsızlıktan bahsedeceğim bugün.

Yemen Türküsü…

Elazığ Valiliğinin, Belediyesinin ve Turizm Müdürlüğünün yayınlarına ve internet sitelerine bir göz atın, bu türküyle alakalı ne kadar yer bulacaksınız.

Bir de Muş ilinin gayretine bakın.

Aynı isimdeki siteleri karşılaştırarak bakın ve benim gibi kahrolun.

Ölü toprağının altında herkes ölü gibi.

Az da olsa tarihin tozunu yutmuşluğum var. O yüzden Yemen Türküsünün tarihi açıdan bir Elazığ türküsü olduğunu anlatmaya çalışacağım sizlere.

Umarım birileri bu gazı yer.

Yemen Türküsü, TRT Türk Halk Müziği derleme kayıtlarına göre, 1944 yılında Muzaffer Sarısözen tarafından Defçi Düriye Keskin`in kaynak kişiliğinde Muş`a yazılmış görünüyor.

Hâlbuki Yemen Türküsü, Muş’tan tam 8 yıl evvel Elazığ`da derlenerek resmi kayıtlara geçirilmiştir.

Türkü; Resimli Ay Matbaası, İstanbul - 1936 basımı "Elaziz Halk Türküleri ve Oyunları" kitabında, hem de notalı olarak ve "Bu dağın ardında redif sesi var" ismi ile kayıtlıdır.

Zamanın Elaziz Valisi Tevfik Gür başkanlığındaki Ferruh Arsunar, Sadi Günel ve Üstad Kaynak Kişi Hafız Osman Öge`nin içinde yer aldığı Elaziz Hakevi 1936 yılı Sanat Komitesi`nce derlenen kitap İstanbul-Beyazıt Kütüphanesi` nde de 47950 / 5 kayıt no ile hizmete açıktır.

Görüldüğü gibi Yemen Türküsü (Havada bulut yok), Muş`tan 8 yıl evvel Elaziz Valiliği`nin resmi kitabında Elaziz Türküsü olarak ve notası ile beraber derlenip yayınlanmıştır.

Yemen Türküsü bütün kayıtlarda Atatürk’ün sevdiği türküler arasında geçer. Eğer Atatürk bu türküyü dinleyip sevmişse 1944 yılından evvel var olması gerekmektedir.

Türkü Muş’ta 1944 yılında derlenmiştir. Elazığ’da ise 1936 yılında. Atatürk’ün ölümü ise bildiğiniz gibi 1938.

Atatürk, ölümünden altı yıl sonra derlenmiş bir türküyü sevip beğenemeyeceğine göre demek ki türkü Atatürk’ün sağlığında iken söyleniyordu.

Konuda geçen “Muş kelimesi aslında Yemen’de bulunan Huş’tur” tartışmalarının çok fazla işimize yarayacağını tahmin etmiyorum.

O yüzden konuya Redif Taburları açısından bakmamız gerekiyor.

Bildiğiniz gibi Yemen’e türküde de söylendiği gibi Redif Taburları gitmiştir.

Zamanın Elazığ’ında Harput ve Mamuretülaziz adında her biri 800 kişiden oluşan iki tane Redif Taburu vardır.

Ayrıca o gün ki Elazığ aynen bugün olduğu gibi yine askeri toplanma merkezidir. Yani başka illerin Redif Taburları da Elazığ’da toplandıktan sonra Yemen’e sevk edilmiş.

Görüldüğü gibi Elazığ-Redif Taburu ve Yemen ilişkisi apaçık ortadadır.

Elazığ`daki kışlalardan birine halen Redif Kışlası denilir.

Asıl konuyla ilgili araştırma yaparken tanıştığım Yemen Uzmanı Cengiz Çakaloğlu Bey’in konuyla ilgili fikirlerini paylaşmak istiyorum sizinle.

Yrd.Doç.Dr. Cengiz Çakaloğlu Bey Celal Bayar Üniversitesi YAKINÇAĞ TARİHİ kürsüsünde öğretim üyesi.

Aynı zamanda Yemen’den dönemeyen 40, Hamidiye Suvari Alay Komutanı “MİHRALİ BEY” diye orijinal bir biyografi çalışmasına sahip.

Yani konunun uzmanı, işin ehli.

Cengiz Çakaloğlu Bey’in ifadelerine göre Muş’tan Yemen’e kesinlikle bir Redif Taburu gitmemiş.

Hal böyle olunca Yemen Türküsünün Muş’a ait olması da imkânsız. Çünkü; türkü Redif Taburu için yazılmış.

Gördüğünüz gibi tarihi bilgiler Elazığ diyor.

Yani; her şey lehimize.

Ama sahip çıkabilirseniz.

Yrd. Doç. Dr. Cengiz Çakaloğlu’nun Yemen ziyaretinden bir görüntü.


Yrd. Doç. Dr. Cengiz Çakaloğlu:

Muş Redif Taburu asla, hiçbir zaman Yemen’e gitmemiştir 

Tarihçi adam ne yazar. En iyi bildiği şeyi. Ben de öyle yapayım. Lafı uzatmadan hemen konuya geçeyim.

Şimdi elde ne var.

1-Elde bir türkü, daha doğrusu bir ağıt var. Yemen’e giden askerlere yakılmış bir ağıt bu.

2- Giden askerlerin Redif askeri olması lazım. “Kışlanın önünde redif sesi var”

Peki, ne yapmak gerekir? Yapılacak iş belli. Yemen’deki isyanlar sebebiyle farklı tarihlerde Anadolu’dan buraya sevk edilen redif taburlarına bakmak lazım.

Bakalım, içinde Muş redif taburu var mı? Çünkü Yemen’de Huş olması, Muş Redif Taburunun Yemen’e gitmediği ve dolayısıyla türkünün Muş’a ait olmadığı anlamına gelmez.

Peki, nerden bulacağız böyle bir listeyi. Daha doğrusu Anadolu’dan giden redif taburlarını gösteren böyle bir liste var mı?

Hayır yok. Napcaz peki? Gidip İstanbul’daki Başbakanlık Osmanlı Arşivindeki belgeleri tek tek inceleyerek listeyi biz çıkaracağız.

Çıkardık mı, evet çıkardık.

Listeyi burada vermek elbette anlamsız. Soran olursa tek tek söyleyebiliriz.

Ama konumuza gelelim. Muş var mı yok mu? Nedir bu işin aslı.

Devamı az sonra demiyorum ve tarihi gerçeği aha şimdi söylüyorum. MUŞ REDİF TABURU ASLA, HİÇBİR ZAMAN YEMEN’E GİTMEMİŞTİR

 Gittiğini söylemek kolay. Ama gitmediğini söylemek için bütün belgelere bakmanız gerekir.

Henüz hiçbir yerde yazmadım. İlk olarak sizlerle paylaşmak istedim.

Ağıt kesinlikle bir Anadolu ağıdı. Bunda tartışma yok. Yemenliler zaten askerlik yapmıyor ki niye ağıt yaksın.

Benim söylediğim şu;

Muş Redif Taburu Yemen’e hiç gitmediği için, bunun Muş’a ait olması mümkün değil. Anadolu’dan bir başka yere ait.

Buraya kadar kesin. Ancak tahmini söyleyeyim. Bu türkü Elazığ’a ait. Çünkü Elazığ redif livası merkezi ve askerler burada toplanıp sevkediliyorlar.

Diğer yandan, Mamuretülaziz ve Harput olmak üzere iki ayrı redif taburu gönderiliyor 1905 yılında Yemen’e. Her biri 800 mevcutlu.

Hozat var, Palu var, Diyarbakır, Malatya, Refahiye, Erzincan, Tercan, Isparta, Tokat, Amasya, Zile, Rize, Trabzon vs. birçok yer var ama MUŞ YOK.

Daha önceki harekâtlarda da sevk edilmemiş.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright