O edebinden susunca, Kıbrıs Fatihi Ecevit oldu… | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>O edebinden susunca, Kıbrıs Fatihi Ecevit oldu… 12.01.2015 23:40

O edebinden susunca, Kıbrıs Fatihi Ecevit oldu…


Ne ki Kıbrıs;

1689 Karlofça’dan beri sürekli toprak kaybedişin, gerileyişin durdurulması ve ilk defa toprak kazanmanın adıdır Kıbrıs Zaferi.

Rum militanların katliamları ve baskınları durmayınca müdahale kaçınılmaz olmuştur.

Başbakan Bülent Ecevit, Ada’da gelişmelerin kötüye gitmesi ve bölgede yaşayan Türklere uygulanan zulmün ve baskının artması sebebi ile diplomatik görüşmeler yapmak üzere Londra’ya gitti.

Ecevit sorunları Atatürk’ün “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesine göre çözebileceğini düşünüyordu.

Erbakan ise tehlikenin farkındaydı. Batı’nın tutumu da belliydi. Garantör ülke olan İngiltere`ye Kıbrıs konusunu görüşmek için Ecevit`in uçağı daha Etimesgut Askeri Havaalanı`ndan yeni kalkmışken Başbakan Vekili olarak Milli Güvenlik Kurulu`nu “acil gündem” koduyla topladı.

MGK devam ederken yapılan bütün itirazlara rağmen Erbakan, dönemin Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar`a “gemilerin yola çıkması için” o tarihi emri verdi.

 “Çıkartma önümüzdeki Cuma günü sabahı başlasın. Nasıl olsa İngilizler taleplerimizi reddedecekler, biz boşuna vakit kaybetmeyelim, Cuma sabahı mübarek sabahtır.”

Genel Kurmay Başkanı kaygısını dile getirdi: “- Sayın Erbakan! 13 senedir birkaç defa yarı yolda “harekât durdurulan” bir ordunun kumandanıyım. Bu durumdan çok büyük üzüntü duymaktayım. Eğer yeniden geri döneceksek hiç yola çıkmayalım”.

Erbakan şöyle cevap verdi: “Size diyorum ki, derhal harekâtı başlatın. Sayın Ecevitlerin gelmesini beklemeye lüzum yoktur. Zaten, oradan müspet bir haberle dönmesi gayrı kâbildir.”

Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Kayacan sordu: “Sayın Başbakan Vekili! Benim donanmam daha önce iki defa döndürüldü. Bu sefer dönmeyeceğimiz teminatını verebilir misiniz?”

Erbakan kararlıydı: “- Size teminat veriyorum, gazânız mübarek olsun”.

Acil olarak toplanma kararı alan TBMM, Hükümete savaş açma yetkisi verdi. 14 ilde sıkıyönetim ilan edildi.

Karar, İngiltere ve Yunanistan Büyükelçiliklerine ve Ankara’da bulunan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısına iletildi.

Herkes kararlılığı gördü.

Pakistan, Afganistan, Suudi Arabistan ve İran Türkiye’nin harekâtını haklı buldu ve Türkiye’ye yardım sözü verdi.

Suudi Arabistan 1,5 milyar dolarlık petrol ile 1 milyar dolar nakit para hibe etti.

Türkiye, İran ve Irak’a silah için başvurdu. İran biraz oyaladı, sonra uyduruk bazı malzemeler gönderdi. Irak ise “Sizin istedikleriniz bizde yok. Ama Libya’da var” dedi.

Dışişleri, Libya ile hemen ilişki kurdu. Libya, Kaddafi’nin kapattığı ABD üssünde bol miktarda silah ve malzeme olduğunu, bunları gönderebileceklerini bildirdi. Kısa bir süre sonra da 4 uçak dolusu silah ve malzeme Türkiye’ye gönderildi.

Libya Devlet Başkanı Kaddafi ihtiyaç duyulduğunda Libya’ya ait tüm askeri mühimmatların kullanılabileceğini Türk Hükümetine bildirdi. Ayrıca jetlerimizin karşılıksız olarak yakıtını karşılayacaktı.

Bu yazıyı hazırlayana kadar bilmediğim, yeni öğrendiğim bir bilgiyi paylaşayım sizlerle;

O, 4 uçak dolusu malzemeyi almak ve Kaddafi’ye teşekkür etmek için Libya’ya giden heyetin içindeki CHP’li Deniz Baykal’dı.

Bunun yanında Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye`ye silah ambargosu koydu. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi ise bu harekâtı işgal olarak değerlendirdiler.

20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekâtı başladı. Ecevit İngiltere’den döndüğünde harekât başlamıştı. Kabullenmekten başka yapacak bir şey yoktu. Üç gün süren harekât sonucu Girne, Lefkoşe, Gazimagosa gibi yerleri içine alan Kıbrıs’ın yüzde 33’ü ele geçirildi.

Erbakan’ın amacı, Adanın tamamını kontrol altına aldıktan sonra, diplomatik anlaşmalar ile toprakların bir kısmından Kıbrıs Türk Devleti’nin tanınması karşılığı verilmesiydi.

O, Hala Sultan’ın (r.a) medfun olduğu Larnaka’yı da almak istiyordu. Fakat Ecevit buna karşı çıkarak Yeşil Hat noktasında müdahalenin durdurulması emrini verdi.

Ecevit`in müdahaleyi Yeşil Hatta kesmesi hükümet cephesinde krize neden oldu ve 17 Kasım 1974`de CHP-MSP koalisyonu sona erdi.

Kıbrıs Zaferi’nden sonra, her tarafa Ecevit’in Kıbrıs Fâtihi olduğuna dair yaygın bir poster furyası başladı. Erbakan Hoca edep ve tevazuundan dolayı bu konuda tek kelime etmedi.

Kıbrıs Türk halkının zulümden kurtulması O’nun için yeterliydi.

Hâlbuki Ecevit’in çözüm için gittiği İngiltere’deki devlet arşivleri bile çıkarmayı Erbakan’ın yaptırdığını belgeliyordu.

On yıl boyunca, doktora amaçlı İngiliz Ulusal Arşivi’ni tarayan Sütçü İmam Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, “Kıbrıs harekâtının mimarı Başbakan Bülent Ecevit değil; dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan olduğunu” ortaya koydu.

“Büyük Güçler, Türkiye ve Kıbrıs Meselesi” başlıklı tezinde şu bilgilere yer verdi:

“Ecevit, harekât konusunda isteksiz davrandı. Savaşsız çözüm istiyordu. Ama yardımcısı Erbakan’ın harekât isteği, Genelkurmay Başkanı Semih Sancar’ın görüşü ile aynı çizgide buluşunca direnemedi. Türk istihbaratı bilgi sızdırmadı, İngilizler harekât tarihinde yanıldı. İngiltere Dışişleri Bakanı James Callaghan askeri harekâtı durdurmayı çok istiyordu. Fakat İngiliz ordusunun buna gücü yetmedi.”

Sonuç;

Kıbrıs Türk halkı Rum zulmünden kurtuldu.

Erbakan “ben yaptım” demedi.

Kıbrıs fatihi Ecevit oldu…



“Bir gece ansızın gelebiliriz”

Türk ordusunun Kıbrıs’a çıkarma yaptığı gün TRT radyolarında “Bir gece ansızın gelebiliriz.” şarkısı çalınıyordu.

Kenan Evren’in anılarından ilginç detaylar…

“Koalisyon kanadı Milli Selamet Partisi, Kıbrıs’ta ele geçirilen toprakların bir karışının bile verilmesine razı olmuyor, sanki ulaşılan hedef kazanılan araziyi kendisi kararlaştırmış gibi “kanla alınan toprak verilmez” diyerek bütün görüşmeleri baltalıyordu.

Hâlbuki ele geçirilen topraklar esasında kararlaştırılandan fazla idi. Sebebi de yapılacak müzakerelerde bu fazlalıklar bir taviz olarak verilebilecek olmasıydı.

Fakat Erbakan, sanki kendisi cephede savaşmış gibi bir mücahit havasıyla her müzakereyi neticesiz bırakıyordu”

 

KKTC Cumhurbaşkanı Siyasi Danışmanı Prof. Dr. Ata Atun

Barış harekâtının 37. yıldönümünde açıklamalarda bulunan KKTC Cumhurbaşkanı Siyasi Danışmanı Prof. Dr. Ata Atun,

"Sayın Ecevit diplomasiyle nasıl çözeriz, nasıl ederizin peşinde koşarken, rahmetli Erbakan`ın tutumu gelişmelerin o yönde ilerlemesine mani oldu. Barış harekâtı kararının alınmasında asıl ağırlığı rahmetli Erbakan koydu".

Bu gerçekleri standart vatandaş olarak bilmediğini, Cumhurbaşkanlığının arşivlerine baktığında öğrenme imkanı bulduğunu belirten Prof. Ata Atun ,

“Ecevit`in çok ürkek davrandığını fakat rahmetli Erbakan`ın özellikle MGK`da bastırması, ikinci harekâtı istemesi hatta Kıbrıs`ın tümünü talep etmesinin ordunun elini kolaylaştırdı ve böylece ikinci harekâtın önünü açtı”.

 

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright