latife… | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>latife… 17.09.2016 15:57

latife…


Mustafa Kemal`in hayatına giren kadınların "hayat ve hatırât"ları, kalın bir sır perdesiyle örtülüdür. 

Bu örtü, şimdiye kadar bir türlü kaldırılmadı yahut kaldırılamadı.

Bundan sonrası için de, durum meçhul. Çünkü karşımızda duvar gibi duran meşhur 5816 sayılı "koruma kânunu" var. 

Hiç kimse, dünyada eşi benzeri bulunmayan ve cezası paraya çevrilmeyen bu istisnaî kânun maddesinin hışmına uğramak istemiyor. 

Hatta konu hakkında söz ve kelâm serdetmeye ehil olanlar bile, mecburen "yasaklı saha"nın kenar çizgisinde dolaşarak, ancak bir takım bilgiler arz edebiliyor. 

Hani, büsbütün haksız da sayılmazlar. Zira söz konusu kânun maddesinin tatbikinden dolayı canı yanmış, ağır cezalara maruz kalmış pek çok insan var.

Dolayısıyla, ihtiyatlı gitmek, tedbiri elden bırakmamak lâzım.

Çünkü;

Bugün bile Latife Hanım konusu açıldığında yetkililer ya konuşmazlar ya başka şeyler söylerler.

Dikkatli adımlarla biz dönelim konumuza.

Latife Hanım, 1898 İzmir doğumludur. Uşşakizadelerdendir.

Uşakizade Köşkü`nün bahçesinde bulunan "Camlı Köşk"te ilkokulu, İstanbul Arnavutköy Amerikan Kolejinde ortaokulu ve liseyi, Paris`te Sorbonne Üniversitesi’nde siyaset ve hukuk okudu. Londra`da dil öğrenimi gördü. İngilizce, Fransızca, İspanyolca ve Almanca biliyordu.

29 Ocak 1923 - 5 Ağustos 1925 tarihleri arasında iki buçuk yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti`nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile evli kalmıştır.

Mustafa Kemal’le evli kaldığı yıllar Türkiye’nin ve Mustafa Kemal’in en zor yıllarıdır.

Daha ötesi Mustafa Kemal’in evliliği düşünmediği yıllardır.

Üstelik Mustafa Kemal verem tedavisi için Almanya’ya giden ve dini nikâhlı eşi olarak kabul edilen Fikrîye Hanımla evliliği devam etmektedir.

Ama anne baskısı ve halka model olma mecburiyeti bu evliliği tüm zorluklarına rağmen gerçekleştirmiştir.

Latife Hanım TBMM’deki oturumları izlemeye gidecek kadar özgüveni yüksek bir hanımdır.

Fotoğraflarına dikkatli bakarsanız Paşa`nın yanında ayak ayaküstüne atabilen, bazen erkeklerin içerisinde onun koluna girebilen bir kadındır.

1923 Türkiye’sinde halk bazında bu çok hoş karşılanmasa da Atatürk bir ilki gerçekleştirerek seyahatlere hanımıyla birlikte çıkmıştır.

Ancak evliliklerinde birçok şey yolunda gitmez.

Mesela, evliliklerinden 3- 4 gün sonra özel trenle Edremit ve Balıkesir`e giderken, Latife Hanım Odasında tek başına kalır. Atatürk ise yol boyunca arkadaşlarıyla poker oynar.

Bu, sadece bir defa gerçekleşmez.

O zamanlar pek fazla ses çıkarmaz. Zaten oldukça gençtir.

24 yaşında.

Atatürk ise 41 yaşında.

Bu durum bir süre sonra Atatürk’ün sağlığını bozar ve kalp krizi geçirir.

Doktorlar içki ve sigarayı azaltmasını hatta hiç kullanmaması gerektiğini söylerler. Ama Atatürk bu ikazlara uymaz.

Bu yüzden de çok tartışırlar.

Yani;

Tartışmaların ilk başlama nedeni içkidir diyebiliriz.

Devamı da olunca ipler kopma noktasına gelir.

Bu evlilikte ikisinin de aradığını bulamadığını söyleyebiliriz.

Ardından kaçınılmaz son gelir.

Hükümet tarafından boşandıklarına dair hazırlanan bir bildiri, radyodan ilân edilir.

Latife Hanım için zor günler bundan sonra başlar.

Baba ocağı olan İzmir`e gönderilir.

Böylelikle, Latife Hanım için kendi tabiriyle “karanlık ve yokluklar içinde geçecek çileli yeni bir hayat” devresi başlamış oldu. Hâlâ sır perdesiyle örtülü vaziyette tutulan bu çileli hayat, tam 50 sene sürdü.

Ölümüne kadar İzmir`de ve İstanbul`da yaşayan Latife Hanım, evliliği ve eşi hakkında konuşmayı ya da yazmayı kesinlikle kabul etmedi, ikinci kuşak yakınlarına da aynı yönde vasiyette bulundu.

12 Temmuz 1975`te İstanbul`da 77 yaşındayken göğüs kanserinden hayatını kaybetti.

Dönemin İstanbul valisi Namık Kemal Şentürk`ün gayretiyle kara, hava ve deniz birliklerinden oluşan bir şeref kıtasının katıldığı cenazesi Teşvikiye Camisi`nden kaldırıldı.

Edirnekapı Şehitliği`ndeki aile mezarlığına defnedildi.

Latife Hanımın evliliği ve boşanma hadisesi gibi, yalnızlık ve gözetim altında geçen son elli yıllık hayatı da nice sırlarla örülü şekilde geçti. Onun, vefatından önce yazdığı ve noterlikçe kayıt altına alınan vasiyetine bile maalesef uyulmadı.

Vasiyetinde, öldükten bir müddet sonra, bilgi, belge ve hatıra notlarını içine alan özel arşivinin açılmasını istiyordu. Ancak, O’nun bu vasiyeti yerine getirilmedi.

Latife Hanımın Atatürk`le evlendikten sonra ölümüne kadar tutmuş olduğu 5 hatıra defteri, Ziraat Bankası`nın kasasına kaldırılmıştı. Bu defterlerde yazılanlar açıklansın diye bir tartışma başlamıştı. Tartışma, Sulh Mahkemesi`ne kadar gitti.

Sonunda defterde yazılanların 50 yıl sonra açıklanması kararı alındı. Defterler Türk Tarih Kurumu`nun kasalarına kaldırıldı.

Oysa M. Kemal`in hayatı ve hatıraları ile ilgili ne varsa resmî şahıs ve kurumlarca seve seve açıklanıyordu.

Latife Hanımın notları ise, çarpıcı bir istisna teşkil etti.

Atatürk`ün eşinin hatıra defterinin 2025`e kadar gizli tutulmasını sağlayan Ordinaryüs Prof Kaynar: `Defterden öğrendiklerim benimle mezara gidecek` demişti.

Kendimi yorumdan uzak tutup konunun anlaşılmasını sizlere bırakıp yazıyı tamamlıyorum.

Sağlıcakla kalın.


http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright