`Devrim`i o yaptı… | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>`Devrim`i o yaptı… 08.02.2015 22:35

`Devrim`i o yaptı…

Meclis Kütüphanesi’ndeki Düşünen Adam Dergisinin 24 Mart 1961 tarihli sayısının kapağında Necmettin Erbakan ve “yerli otomobil davası” diye kocaman bir başlık bulunmaktadır.

Devrim’in imali için verilen Cumhurbaşkanlığı talimatından üç ay önce kaleme alınan ilgili yazıda şöyle deniliyor:

“Gümüş Motor fabrikasının genç ve muvaffak Umum Müdürü Doçent Necmettin Erbakan basın toplantısı üstüne basın toplantısı yapıyor, konferans üstüne konferans yapıyordu.

Mümkündü: Türkiye’de kısa zamanda otomobil yapılabilirdi.

Önce buna inanmak lazımdı.

Necmettin Erbakan İstanbul’un boş ve geniş bir arazi parçası üzerinde Gümüş Motor fabrikasını kurmaya niyet ettiği zaman da her kafadan bir ses çıkmıştı. ‘Olamaz, Türkiye’de motor değil çivi bile yapılamaz.’ denilmişti.

Erbakan, yapılır demiş ve yapmıştı.

Birkaç sene içinde yükselen fabrika, Batı memleketleri imalatı ayarında seri halinde dizel motorları imal etmeye başlamıştı.

Dışarıdan getirilmesi mesele haline gelen ve çok pahalıya mal olan en ince makine parçaları artık piyasaya Türk malı olarak pırıl pırıl sürülüyordu.

Bu başarı bir başlangıçtı. Arkasından Türkiye’yi olduğu yerde kımıldatacak, silkinip kalkındıracak ‘Sanayi Birliği’ teşebbüsü ve yerli otomobil imali fikri büyüyordu.”

1960 yılında gerçekleşen askeri darbe sonrası Erbakan’ın fikirlerini dikkate alan askeri konsey, Türkiye’nin yerli bir otomobili olması gerektiğine inanmıştı.

Bu vesile ile Ankara’da 1961 yılında Birinci Otomobil Sanayi Kongresi toplandı. Toplantıya 200’e yakın General ve üst rütbeli askeri konseyin yanı sıra çok sayıda mühendis ve iş adamı da iştirak etmişti.

Bu Kongrede Gümüş Motor’un yaptığı imalatları sunan Necmettin Erbakan “Yeni hedef, otomobillerin Türkiye’de yapılmasıdır” fikrini ortaya atmıştı.

Bundan oldukça etkilenen askeri yönetim Gümüş Motor fabrikasını gezmiş, büyük ilgi ve heyecan duymuşlardı.

Erbakan ilk yerli otomobil fikrini 50 yıl önce ortaya attığında, ne Kore`nin Hyundai`ı, Ne İran`ın Samand`ı, ne Hindistan`ın Tata`sı, ne Çin`in Cherry`si vardı.

Ne kadar acıdır ki, şimdi sokaklarımız Hyundai, Tata, Cherry ile dolup taşmaktadır.

Ankara’da yapılan Sanayi Kongresinde şöyle ilginç bir olay yaşanmıştı;

Koç grubu ile ortaklığı bulunan Bernar Nahum, kongrede çıktığı kürsüde ‘Bursa’da şeftali üretmek otomobil üretmekten hem daha kolay hem daha kazançlıdır’ demesi salonda gerginliğe sebep olmuş, MKE’nin genç bir mühendisi ayağından çıkardığı ayakkabıyı kürsünün olduğu yere fırlatmıştı.

Sonuç itibariyle o günkü askeri konsey otomobil üretimine karar vermişti.

Tüm caydırmalara rağmen…

Ama Birinci Otomobil Sanayi Kongresi’nde kürsüde otomobil üretimin karşısında olan zihniyetin benzeri fikirlerde olanlar Devrim Otomobiline karşı algı operasyonları yaparak, otomobilin üretilmesi aşamasında adeta yerli değil, yabancı ağzı kullanmışlardı.

O günlerin gazetelerinin bu tavrı otomobilin imal edilip, Ankara’da denenmesi aşamasında da sürmüştü.

Cemal Paşa’yı ve kolluk güçlerini yerli otomobil konusunda ikna eden Erbakan için yeni bir süreç başlamıştı.

Dönemin Sanayi Bakanı meşhur Mason Şahap Kocatopçu’dur.

Koçatopçu Erbakan’ın başlarına ne kadar bela olabileceğini bilmektedir. O yüzden bir şekilde Erbakan’ın önünü kesme niyetindedir.

 Bundan dolayı Koçatopçu’nun özel gayretiyle Erbakan bu projenin dışında tutulmak istenir.

Yeni Sabah Gazetesi’ne göre Kocatopçu, “bakanlığı baskı altına alarak, “bu işin yapılamayacağı” kanaatine zorlanmış ve neticede bu maksatla bir de rapor hazırlanmıştı.”

Çünkü proje başarısız olsun istiyorlardı. Projeyi “Biz otomobil yapamayız” pozisyonuna getirip sonlandıracaklardı.

Devrim otomobili konusunda bu aşamadan sonra bir bilgi kirliliği var. Daha ötesi olayda siyasi yaklaşım ve kasıt var.

En iyi niyetliler bile, yerli otomobil fikrini geliştirip Türkiye’nin gündemine taşıyan, bu fikri Çankaya Köşkü``ndeki bir ``brifing``de Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’e kabul ettiren ve dolayısıyla Devrim Otomobilinin yapılmasına vesile olan kişinin Necmettin Erbakan olduğu fikrindeyken, yapım aşamasında çeşitli sebeplerden dolayı devre dışı bırakıldığı fikrini savunuyorlar.

Ancak herkesin atladığı şey şu;

Erbakan’ın yerine konulmaya çalışılan TCDD Cer Dairesinde çalışanlar tamamen demiryolcuydu. Trenler için yedek parça imal ediyorlardı, vagon da imal ediyorlardı, hatta lokomotif imaline bile soyunmuşlardı, ama otomobil apayrı bir dünyaydı.

Otomobili ancak motordan anlayan bir mühendis yapabilirdi.

O demiryolculara layık görülen başarı, Aachen Teknik Üniversitesi`nde çalıştığı 1.5 yıl süre içerisinde bir tanesi doktora tezi olmak üzere 3 tez hazırlayan, Alman üniversitelerinde geçerli olan "DOKTOR" unvanını alan, Alman Ekonomi Bakanlığı için motorların daha az yakıt yakmaları konusunda araştırmalar yaparak rapor veren ve bu arada da doçentlik tezini hazırlayan, "Dizel motorlarda püskürtülen yakıtın nasıl tutuştuğunu" matematiksel olarak izah eden Erbakan’a layık görülmemişti.

Erbakan yapmamıştı,

Yapmış olsa bile yapmamıştı, çünkü o İslamcıydı, Türkiye ise laikti.

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek in oğlu olan Yönetmen Tolga Örnek Devrim diye adlandırılan ilk yerli otomobilin hikâyesini beyazperdeye Erbakansız aktarınca, Erbakan Hoca "Bunlar ya çok cahil ya da gerçekleri göremeyecek kadar kör" demişti..."

Zaten adı darbe iddialarına karışmış olan bir Amiral´in oğlunun, 28 Şubat sürecinde Ordunun karşısına aldığı bir adamı belgeseline koyması beklenemezdi.

Sonuç;

Ben inanıyorum “Devrim’i” o yaptı…

Şahap Kocatopçu kimdir?..

Teşvikiye Ortaokulu, Galatasaray Lisesi, Mons Politeknik Üniversitesi…

1936’da Galatasaray Lisesi’nden mezun olan Şahap Kocatopçu, Atatürk’ün Cumhuriyet’i kurduktan sonra ‘Kıvılcım olarak gidecek, volkan olarak döneceksiniz’ diyerek yurtdışına eğitime gönderdiği 700 isimden birisidir.  

12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra kurulan hükûmette Sanayi Bakanı olarak görev almıştır.

Patron olmadığı halde “Patronlar Kulübü” olarak bilinen TÜSİAD’da başkanlık yapmıştır.

Bir Masonun iki yılda Kalfalığa terfi etmek için en az on çırak toplantısına, Üstatlığa yükselmek için ise en az üç Kalfa Toplantısı’na katılması gerekliyken Şahap Kocatopçu Masonlukta iki yılda ardarda üç terfi alarak Kalfalığa terfi etmiştir.


 ********

 

İki tanesi yok edildi…

Devrim otomobilinden üç tane yapılmıştı. Otomobilin karanlık noktalarından biri de burasıdır.

Üç otomobilden iki tanesi karanlık güçler tarafından preslenerek yok edilmiştir.

 

İçine benzin koyulmayınca arabalar yürümedi…

Depolarında, trendeki güvenlik kuralları gereği hiç benzin bulunmayan "Devrim"ler, 29 Ekim törenlerinde Cemal Gürsel`e hipodrom önünde kıl payı yetiştirildi.

Ama o gizli el yine devrededir.

Şimdiye kadar engelleyemedikleri projeyi içine benzin koymayarak bir daha engellemek isterler.

Bu kez başarırlar.

Cemal Paşa’nın içinde olduğu "Devrim" yarı yolda durur. Gürsel`in, şoför koltuğundaki
mühendise sorusu kısa ve nettir:

"Ne oldu?"

"Benzin bitti Paşam".

Oysa o aracı yapmayı başaranlar deposuna benzin koymayı da bilmektedirler elbette.

 

Kadranlarındaki bütün ibareler Türkçeydi.

"Hararet", "benzin", "yağ" gibi sözcükler araca Türkçe yazılmıştı.

 

Bernar Nahum

Bernar Nahum, Lozan Konferansının gizli danışmanlarından olan ve Türkiye’nin adım adım İslam’dan uzaklaştırılmasını, her yönden zayıflatılıp parçalanmasını amaçlayan Siyonist Yahudi planın fikir babası Haham Hayim Nahum takımındandı.

Bir iddiaya göre Bernar Nahum, Lozan anlaşmasının mimarı meşhur Hayim Nahum`un oğluydu.

Vehbi Koç ile Bernar Nahum 1944 yılında tanışmış, bu tanışma Koç Grubu için tarihi bir dönüm noktası olmuş,  Grup hızla büyümeye ve küresel bir şirket olmaya başlamıştı.

Koç ile Nahum ortaklaşa Otokoç`u kurmuş ve başına da Nahum atanmıştı.

Bir iddiaya göre de Koç grubu`na ait, BEKO`nun BE`si Bernar`dan, KO`su Koç`tan alınmaydı.

Türkiye`ye "Otomobil yerine şeftali üretilmesini" öneren Bernar Nahum hakkında bakın Rahmi Koç yıllar sonra ne buyurmuşlardı:

"Koç`un otomotiv sanayi işine girmesini, büyümesini ve kâr etmesini sağlayan Mösyö Bernar`dır.

Vehbi Bey`in büyük itimadını kazanmış biriydi ve Vehbi Bey, o ne derse kabul ederdi. Bernar Nahum eldeki paranın daima otomotiv işine yatırılmasını istemiştir." (Capital Dergisi-2008)

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright