Serpil Bulut siyonistleri ifşa mı etti? | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Serpil Bulut siyonistleri ifşa mı etti? 20.07.2015 00:47

Serpil Bulut siyonistleri ifşa mı etti?

7 Haziran seçimlerinde Ak Partiden milletvekili olan Prof. Dr. Serpil Bulut, adaylığının açıklanmasının ilk gününden itibaren hissedilir bir tepkiyle karşılandı. En çok eleştiri aldığı konu Elazığlı olmayışıydı. Listeye Başbakan Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu’nun kontenjanından girme söylentileri ikinci eleştiri aldığı noktaydı. Ama onu en çok gündemde tutan seçimlere birkaç gün kala ifade ettiği “Siyonizm” kelimesiydi.

Serpil Bulut, Ak parti kültüründen ve geleneğinden gelen biri değildi. Kendisi milliyetçi ve muhafazakâr bir ailenin kızı olarak yine aynı özelliklere sahip bir eve gelin gelmiş, belirli değerlere hep bağlı kalmış bir isim.

Hayatının dönüşüm noktası Tıp Fakültesinde okurken tanıştığı ve sonradan eşi olan Elazığlı bir delikanlıyı tanımasıyla başlamış. O tanışıklık ve evlilik onu Elazığ’a savurmuş. Burada akademisyen kimliği ile insanlara faydalı olmuş. İnsanlara bir hekim olmanın ötesinde bir bacı, bir kardeş duyarlılığı ile yaklaşmış.

Bu duyarlılık Ak Parti’nin ilkeleri ve hedefleriyle de birleşince Serpil Bulut, hizmetlerini daha ötelere taşımak amacıyla siyasete girmeyi düşünür. Hayatı gibi siyasete girişi de sadedir. Diğer aday adayları büyük ve görkemli törenler eşliğinde müracaatını yaparken Serpil Bulut, müracaatını sessizce ve medyadan ve kameralardan uzak yapar.

“En büyük vekil Allah”tır der ve ilk adımını aday adayı olarak siyasete atar. Aday adaylığı dönemlerinde de medyadan uzak ama halkla birlikte bir kampanya yürütür. Vatandaşla kurduğu etkili ve samimi iletişim onu gönüllere yerleştirir.

Sonuçta listeler açıklanır ve Serpil Bulut, 3. Sıradan listeye girer. Şehir önce bir şoka girer ama Serpil hocanın etkili konuşmaları, dirayeti ve yürekliliği ile bu duygu bir hafta sonra “bu kadın bakan olacak” algısına dönüşür.

Seçim sürecinde kendinden beklenenin üstünde bir gayret ve performans gösterir. Her tarafa yetişmeye çalışır. Mitinglerdeki etkili konuşmaları parti tabanında büyük kabul görür. Ancak seçimlerin son düzlüğüne girdiğinde Ak Partinin iktidara gelmesini istemeyen çevrelerin dünyayı Müslümanlara dar eden Siyonist çevreler tarafından istenmediğini, dolayısıyla bu durum karşısında Ak Parti dışındaki partilerin bu konuda hassas olmadıklarını ifade eder.

İşte kızıl kıyamet de bu konuşmadan itibaren başlar. Bu ifadeyi bazı siyasi partiler ve adaylar üzerine alınırlar. “Ne yani Ak Partiye oy vermeyenler Siyonist mi?” ayağına yatarlar.

Oysa söylenen ya da söylenmek istenmeyenin bu olmadığını herkes bilir. Zira benzer söylemler Türk siyaset tarihinde her zaman ifade edilegelmiştir. Türk siyasi literatürüne “Siyonizm” kelimesini katan merhum Erbakan Hoca olmuştur. Milli siyaset, milli ekonomi, İslam ülkeleri ekonomik işbirliği gibi İslam dünyasını ayağa kaldırarak bütün projelerini ülke içindeki siyaset, medya ve bürokrasi ile her defasında engelleyen Siyonist güce dikkat çekmeye çalışan bu ifadeden alınganlık gösteren ve son bir hafta söylemlerini bu kelime üzerinden yürüten partilerin de aslında özelde Serpil Bulut gibi düşünmeleri gerekirdi.

Bu cümlede yerelde bir özeleştirme yoktu. Genel olarak üçüncü havaalanına, üçüncü köprüye, milli tank ve uçağa karşı olmak Siyonist emellerle aynı düşünceye sahip olmaktır tezinin farklı algılatılması yerel siyasilere de bir şey kazandırmamıştır.

Son tahlilde bu ifadesinden dolayı alınganlığını daha öteye ulaştırıp Serpil Bulut’un “Siyonist” ifadesini yargıya taşıyanlar olmuş. Hukuk elbette herkese lazım. Herkes kendine yapılan haksızlıkların hesabını yargıda aramak özgürlüğüne sahiptir. Siyasetin hızlı yaşandığı seçim sürecinde bunu muhalif bir argüman olarak kullanmayı makul ve mantıklı görürüz de seçimden sonra bunu yargıya taşımanın altında farklı bir bilinçaltı mı yatıyor diye merak da etmez değiliz?

Ya da soruyu şöyle mi sorsak: Siyonizm kelimesi birilerini o kadar rahatsız ediyor da onun emellerine bilerek veya bilmeyerek de olsa gönüllü hizmet etmekten neden bu kadar rahatsızlık duymuyorlar. Ülkenin kalkınması ve büyümesinden rahatsızlıklarını iş makinası yakarak şantiye basarak gösterenlerin Siyonist emeller konulu kitapları az biraz okumalarını tavsiye ediyoruz. Başımızı kuma gömerek antiemperyalist ve anti Siyonist olduklarını zannedenler korkarız ki bu güçlerin yelkenlerini doldurduklarının farkında olmayacak kadar olaylara bigâne ve duyarsızdırlar. Yoksa ifşa olmaktan mı rahatsızlık duydular dersiniz?

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright