Sen bir devsin… | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Sen bir devsin… 17.09.2016 15:56

Sen bir devsin…


“Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!”

Üstad Necip Fazıl

 Evet, Türkiye artık dünyaya hakkı ve hakikati haykıran bir dev, Türkiye; dünyanın beşten büyük olduğunu dünyaya ilan eden bir dev, Türkiye İsrail katilinin yüzüne “siz insan öldürmesini iyi bilirsiniz” diyerek haykıran bir dev, Türkiye; Mısır’da, Suriye’de, Irak’ta Doğu Türkistan’da, Arakan’da Uygur Özerk bölgesinde zulüm gören Türk ve Müslüman mazlumların yardımına koşan bir dev. Bu bölgedeki mazlumların yardımına koşmakla kalmayıp bu ülke idarecilerine de hakkı ve hakikati en yüksek sesle haykıran bir ülke.

Dünyanın dengesini değiştiren böylesine bir devin varlığından elbette rahatsızlık duyacaklardı dünyayı istediği gibi sömüren emperyalist güçler. Elbette “sen de kim oluyorsun” diyeceklerdi bu tek dişi kalmış canavarlar. Elbette bu gidişata dur demek ve Türkiye’nin elini ayağını bağlamak, kolunu kanadını kırmak hatta bir bardak suda boğmak gerekecekti. İşte bu amaçla PKK terör örgütü, DAEŞ ve FETÖ örgütü devreye konacaktı. Yerli işbirlikçileri ile eylemlerle ciğerimize ateş düşürecek, bazen 17-25 Aralık operasyonlarıyla ülkemizin kalkınma hızı kesilmeye çalışılacaktı. Olmadık iftiralar ve yıldırma politikalarıyla yürüyen hizmet kervanı ve mazlumların umut ışığı Türkiye ve onun cumhurbaşkanı yok edilmeye çalışılacaktı.

Türkiye son günlerde tarihin en büyük ve en kanlı terör saldırılarıyla karşı karşıya. Küresel emperyalistlerin taşeron örgütleri PKK ve onunla birlikte hareket eden DAEŞ ve yine onlarla birlikte iş tutan FETÖ gibi terör örgütleri, hiçbir ölçü tanımayan saldırılarıyla ülkemizi ve milletimizi hedef almaktadır. Daha geçtiğimiz günlerde ilimiz Emniyet Müdürlüğüne yapılan hain ve kalleş saldırı neticesinde şehitler verdik. Verdiğimiz şehitlerin acısını her zerremizde hissediyoruz. Milletimiz yıllardır bu topraklarda bölücü terör örgütü gibi nice saldırının üstesinden geldi. Allah`ın izniyle bu tehdidin de üstesinden geleceğiz. Askerle, polisle, istihbaratla terör örgütleriyle ve arkalarındaki güçleriyle mücadele etmeye devam edeceğiz. Menfur Saldırı sonrasında Elazığlıların gösterdikleri birlik beraberlik ve dayanışma da izlenmeye değerdi. Vatandaş durumdan vazife çıkarmış ve tıpkı 15 Temmuzdaki gibi olaya el koymuştu. Hemen olay yerine giderek yaralıların çıkartılmasına ve hastanelere ulaştırılmasında önemli roller oynamıştı. Saldırı sonrasında olay yerine yakın özel hastanelerimizin de gayretleri görülmeye değerdi.

İlimizin sağlık alanında parlayan yıldızı konumuyla Özel Doğu Hastanesi de bu kara günde tüm hekim kadrosu ve sağlık personeliyle seferber oldu. Başhemşire olarak şahsımın da görev yaptığı Özel Doğu Anadolu Hastanesi olay yerine giden ilk sağlık ekibiydi. O günün yakın tanığı olarak yaşadıklarımı bu ay sizlerle paylaşmak istedim. Olay yerine yaklaştıkça durumun vehameti tüm çıplaklığıyla gözler önüne çıkıyordu.  Saldırının üzerinden saniyeler geçmeden tüm Elazığ halkının gözü kara bir şekilde, yaralılara yardımcı olabilmek adına emniyet binasına doğru koştuklarını gördüm.  Ben de yaralılara müdahale etmek için olay yerindeydim. Kafası kanlar içindeki polisin yarasına müdahale etmek isterken, kafasından akan kanlara aldırmadan “benim yaram önemli değil, arkadaşımın durumu daha kötü onunla ilgilenin” diyen  koca yürekli polisleri gördüm. Şehit polislerimizin kanları ile boyandı ellerim. Ben o gün mahşeri, yaşadım. Dilerim Allah’tan akıttığınız kanda boğulursunuz hainler.

O gün herkes ikinci bir patlama olursa yaralanma hatta ölme kaygısı yaşamadan umarsızca emniyet müdürlüğü binasına koşuyordu. Yaralılara yardım için bütün halk seferber olmuştu. Oradaydım… Bir bayan polisin halkı ikinci bir patlama olasılığına karşı uyarmasına şahit oldum. “Gelmeyin, uzak durun, tekrar bir patlama olabilir, yaralanır hatta ölebilirsiniz” diyordu bayan polis. Halktan gelen cevapla gözlerim doldu. “Siz ölecekseniz biz de ölelim…”

 Emniyet binasında patlamadan sonra neredeyse taş üstünde taş kalmamıştı. Yaralanan, şehit olan polisler ve sivil halk vardı. Ama kimse canını kurtarmanın telaşında değildi. Herkes birbirine yardım etmeye çalışıyordu. Kolu kırık olan bir polis memurunu gördüm. Kolunun kırık olduğunu bile anlamamıştı arkadaşına yardım etme telaşından…  Ta ki yaralı arkadaşını kucaklamaya çalışınca anladı kolunun kırık olduğunu… Harabeye dönen emniyet binasında vazifesini terk etmeyen polise   “siz gidin dinlenin, biz bekleyelim” diyen vatandaşlar vardı. Beklediler… Polisle birlikte sabaha kadar emniyet binasında nöbetteydiler… Köylerden, ilçelerden ve hatta çevre illerden bile kan vermeye gelen insanlarla doldu taştı hastaneler. Acil servisler sağlık çalışanları ile doluydu. Mesaisi olan ya da olmayan… Hiç fark etmez. Yeter ki birinin yarasını saralım diyordu hepsi.  Televizyonlardan, radyolardan duydukları kan anonsu ile köyünden kalkıp hastanemize gelen yaşlı çifti ömrüm boyunca unutmayacağım. Kan stoklarımız dolduğu için artık kana ihtiyacımız kalmadığını ifade ettiğimde “biz yaşlıyız, kanımız da işe yaramıyor artık kızım” diye üzülerek hastaneden ayrıldılar. Sizin yüreğinizin önünde saygı ile eğilirim ben. Sizin gibi vatandaşlar oldukça bomba yüklü araçlar bizi yıkmaya yetmez, yetmeyecek. Bir ölür bin diriliriz…

Nöbetten çıkan, işten ayrılan, başka hastanelerde görev yapan onlarca sağlık personeli arkadaşımı, olay yerinden hastaneye döndüğümde acil serviste yaralıların yaralarını sarmaya çalışırken gördüm.  Muayene sedyelerinin perdelerinin arkasında gizli gizli gözyaşlarını silerken gördüğüm sağlık çalışanları vardı… Gözyaşlarını sildikten sonra yaralıların yaralarını sarmaya devam etti. Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Ali ŞEKERLİSOY’un şahsına ait ecza deposundan birçok tıbbi malzemeyi olay yerine gönüllü olarak ulaştırdığına şahit oldum.  Gurur duydum… Hani derler ya hep insanlık ölmüş diye… İnsanlık Elazığ’da ölmemiş. Gördüm… 18 Ağustos’ta Elazığ’da insanlığın kitabını yazdılar. İnsanlığı bilmeyenler okusun diye…

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright