Hatalar, ders alınmak içindir | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Hatalar, ders alınmak içindir 30.11.2015 23:41

Hatalar, ders alınmak içindir


İnsanlar gibi şehrin de bazı takıntıları vardır. Halk zaman zaman maşeri vicdanlara kırmızı çizgiler çeker. Ne kadar kötü işler olsa da bunların yansıtılmamasını bekler. Bundaki endişe de aslında mazur görülebilir. Nedir o sihirli cümle: “aman şehrimizi ülkeye rezil etmeyelim, kötü tanıtmayalım.”

Bu bakış açısı özünde çok masumane gözükse de aslında uzun vadede birçok kötülüklerin yeniden yapılması, yanlış fiillerin yeniden cereyan etmesi demektir. Geçmişten bugüne baktığımızda hep aynı gerekçelerle bazı yanlışlıklar halı altına süpürüldü. Görmezden gelindi. Yok sayıldı. Böyle yapılmakla şehre hizmet edildiği zannedildi ama ne yazık ki bu yok görüşler ve sayışlar yenilerinin eklenmesine sebep oldu.

Öncelikle hiç kimsenin onuru, gururu, namusu ve iffeti şehrin gururundan geri değildir. Şehrin topyekûn zan altına sokmamak adına münferit olay ve yanlışları görmezden gelmek aslında uzun vadede şehre ihanettir. Aman şu duyulmasın, aman şehir zarar görmesin endişesinin başımıza daha büyük işler açacağı gereceğini yok saymamamız lazım.

Eğer şehrin itibarı ve düşünülüyorsa ve bazı vakalar yok sayılıyorsa sonucuna bakmak lazım. Bir şeyi ne kadar saklarsanız saklayın bunun ömrü 3 gündür. Bu süreden sonra önce dar bir çerçevede sonrasında suya atılan taş misali dalga dalga topluma yayılır.

Yayıldıktan sonra da bu kez “medyaya düşmeyeydi iyiydi” faslı başlar. Herkesin bildiğini bir muhabir yazmışsa hemen vatan haini, şehir düşmanı ilan edilir. Vay sen misin gazetecilik yapan? Adamın bir haftası zehir olur. En yakınları arar niye böyle bir şey yaptın diye. Hatırlı insanlar devreye girer haberin düzeltilmesi için. Ama sonuçta olan olmuştur. Ve testi kırılmıştır.

Her meslekte olduğu gibi gazetecilikte de vicdanı ve tarafsızlığı elden bırakmamak gerekir. Evet, belki her şeyin haber olması da doğru olmaz ama ortada ciddi anlamda bir hak kaybı, kişisel haklara saldırı, fiziki etki varsa bunu da yok saymak, yok saymayanları düşman ilan etmek doğru olur mu bilemiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var ki o da mesleği olaylara şahıslara göre değil etik değerler ve vicdan düzleminde bakmak ve yorumlamak.

Görülmeyen ya da görülmek istenmeyen fecaatleri masum göstermek ya da buna zemin oluşturmak hele hele benzer olayların gönüllü ya da ederi karşılığında savunuculuğunu yapmak toplum vicdanında onulmaz yaralar oluşturur.

İnsanlar elbette hatalarla yaşar. Hatalar ders alınırsa güzele döner. Ancak her hatanın yok sayılması ya da görmezden gelinmesi gelecekte yaşanacak benzer olayları engelleyen caydırıcı bir kalkandır. Ve ister kabul edin ister etmeyin “teşhir” en büyük caydırıcı güç ve muhatabına derstir.  Bu mekanizmaların hatır-gönül uğruna çalıştırılmaması gelecekte daha birçok kurum, kuruluş, müessese ve şahısların da benzer tuzaklara düşebilmelerine kapı aralamış olur. Bir musibet bin nasihatten evladır cümlesi herkes gibi bizi de bağlayan acı ama doğru gerçekliktir

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright