Etkinlik hastalığı | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Etkinlik hastalığı 08.07.2016 16:24

Etkinlik hastalığı



Elazığ’da hem resmi hem de özel kurum ve kuruluşların etkinlik yapma gibi anlamsız bir yarışın içinde olduklarını görüyoruz. Elbette bazı etkinlik, faaliyet ve medyaya yansıması gereken çalışmalar olmalı. Bunları ortaya koyacak olan öğrenci, okul, vakıf ve derneklerdeki fertlerin kendi kişisel gelişimleri ve özgüven kazançları açısından önemli…

Ancak bunu sosyal fayda ekseninden uzaklaştırıp reklam ve şov amaçlı anlamsız ve gereksiz ritüellere de dönüştürmemek gerek.

Bazı STK başkan ve ekran meraklısı heveskâr insanların öne çıkma gayretleri sırıtsa da bu insanların anlamsız faaliyetlerinden vazgeçmesi pek de mümkün gözükmüyor. Bu nafile gayretleri zaman zaman STK, vakıf ve derneklerde de görmekteyiz.

Amacı, süreci ve sonuçları çok da hesaplanmayan, hatta sonucunun kime nasıl ve ne kadar sosyal fayda sağlayacağı şüpheli olan etkinliklerin, çoğunlukla da kamu kaynakları kullanılarak yapılması furyasının artık bir önüne geçilmesi lazım. 

İdarecilerimizin iyi niyetleri ve kolaylaştırıcı tavırlarını istismar eden bazı derneklerin sırf kendi etrafındaki sayılı sayıda insana hoş görünmesi adına yapılan çalışmalar zaman ve para israfından öte bir etkinlik gibi görünmüyor.

Bu faaliyetlere inat bazı okulların milli ve manevi değerlerin öne çıkarmaya yönelik faaliyetleri göz dolduruyor. Hiçbir ikincil düşünce ve niyet taşımayan, tamamen samimi ve iyi niyetli duygularla hayata geçirilen etkinliklerden biri de Aziz Gül Ortaokulu tarafından geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen etkinlikler oldu. 

Okul bahçesinde yapılan etkinlikler öyle bilindik ve klasik eğlence programlarından çok farklı ve çok anlamlı olarak başladı ve devam etti. Yılsonu etkinliklerinin artık teamül haline gelmiş vur patlasın çal oynasın tarzındaki programların yerine vakur, olgun ama herkesin pürdikkat izlediği ve duygulandığı bir etkinlik olarak icra edildi.

Duygu seli hâkimdi o gün Aziz Gül Ortaokulu’nda. Zira vatan savunması için şahadet şerbetini içen şehitlerimiz vardı o gün. Ve yine o gün bu duygu yoğunluğu ile herkes düşüncelerini ortaya koyuyordu. Kimisi güzel sözlerle kimisi şiirle kimisi ağıt niteliğindeki türkülerle…

Okul, belki de ilk kez bu kadar şiir ve şairi ağırlıyordu. Yok yok dışarıdan şair geldiği falan da yoktu. Okulun öğrenci ve öğretmenleri seslendiriyordu kendi şiirlerini. Kimi vatan toprağının kutsallığını öne çıkartıyordu kimi kahramanlık duygularını, kimi şecaat diyordu kimi şahadet diyordu. Kimi bin ölür bin diriliriz diyordu, kimi vatan millet diyen birileri var diyordu. 
Ortak dil, ortak duygu ve ortak tema vatandı. Bu vatan korunacaktı, bu vatan sonsuza dek var olacaktı. Ve her bir fert bu görevi yapmak adına gözünü kırpmadan ölüme koşacaktı. 
Bu duygu yoğunluğu içinde minik yürekli çocukların nasıl da devleştiğini, bayrakları için nasıl da celalleştiklerini görmek bizleri de duygulandırdı. Nasıl duygulanmaz insan, nasıl küçük kalplere sığdırılan kocaman bir ülke sevdasını görmez insan. Nasıl okunan şiirlerdeki vurgulardan gözyaşlarını tutamayan çocukları görmez insan.

Evet, o gün okulda belki bir hüzün havası vardı, belki kırık yürekler vardı ama var olan bir şey daha vardı ki geleceğimizin emin ellerde olduğuydu. Yaşadığımız bu manzara sonrasında bir kez daha emin oldum ki bizler sonsuza kadar var olacak bir devlet ve milletin bugünkü temsilcileriyiz. Ama gelecek, dava taşını yerine koymakta hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan bu çocuklarımızın olacak.

Böylesine özel ve güzel bir etkinliği düzenledikleri için Aziz Gül Ortaokulu idareci, öğretmen ve öğrencilerine teşekkür ediyorum. Etkinliğe katkı sunan ve emeği geçenleri yürekten kutluyorum. İyi ki varsınız ve iyi ki beni ağlattınız.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright