Biraz ilkeli mi olsak? | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Biraz ilkeli mi olsak? 17.04.2016 19:02

Biraz ilkeli mi olsak?


Başka ülkelerde de böyle midir ya da farklı bir şekilde mi tezahür eder bilemiyorum ama bizim memlekette olayları algılama ve yorumlama şeklimiz maalesef ya hissi ya da tarafgirli.  Olayları objektif kriterlere göre, insani ve ahlaki değerlere göre değil durduğumuz yere ve bulunduğumuz mahalle ortamına göre değerlendiriyoruz. Doğal olarak da birçok konuda vicdani kalmak ve tarafsız olmak yetimizi askıya alıyoruz.

Somut olaylar mı istiyorsunuz? İşte size güncel olan ve sıklıkla üzerinde değerlendirmeler yapılan konulardan iki örnek. Birincisi Ensar Vakfı ve onun etrafında gelişen çocuk istismarı. Nedir olay? Ensar Vakfı yurdunda kalan bir öğrenciye cinsel tacizde bulunulmuş. Olay bu vak’a bu.

Şimdi değerlendirmelere bakalım. Bir kesim bu olayı kınamakla birlikte münferit ve bir defaya mahsus yaşandığı için olayın üzerini örtme gayretinde. Yine bu kesim böylesi olaylar sebep gösterilerek İslami camia ve onun temsilcisi siyasi parti ve STK’ların yıpratılması doğru değil.

Bu olaya farklı bir kesimin yaklaşımı ise yaşanmış vak’adan ziyade vakanın vuku bulduğu mekân ve bu mekânı çağrıştıran kesim. Kısaca bu taraftan yapılan yorumların temelinde kendi ifadeleriyle Türkiye’yi geriye götürmek isteyen örümcek kafalı ve bastırılmış duyguları ile sapıklık yapmaya eğilimli bir görüşün temsilcilerinin gerçek yüzlerinin görünmüş olması.

Diğer bir olay Rıza Sarraf meselesi.  Ancak bir öncekine göre bu konuda yorum yapan taraflar üçe çıkıyor. İktidar yanlıları ve iktidar karşıtlarının yorumları yanında burada bir de Ebru Gündeş üzerinden yorumlama ve çözümleme yapan üçüncü bir gurup daha var. Bu gurubun öyle siyasi ve devletlerarası husumete dayalı bir değerlendirmeleri yok. Onlar nasıl olur da Türk olan Ebru ablamızı elin İranlısına kaptırırızın peşinde. Türkiye’de erkek mi yok, nasıl olur Sarraf gelir alır Ebrumuzu onun derdinde.

Gerek Ensar vakfı gerekse Rıza Sarraf olayında ne yazık ki akl-ı selim değerlendirme yapanımız kalmadı. Hak ve doğru kavramını büyüklerimiz, hiçbir zaman ve mekânda değişmeyen ilkeler diye tarif ederler. Bir olay ya doğru ya yanlış ya da kerihtir. Yani çirkindir. Günümüz deyimiyle etik değildir. Yapılan yanlış, değil Ensar Vakfı’nda kutsal topraklarda hatta Kâbe’de bile olsa yanlıştır. Olayın yaşandığı mekân ve olayın kahramanları yanlış olan bir fiili makul ve doğru gösteremez. Ve hiç kimse “kol kırılır yen içinde kalır” diyerek bunu gizleme ve mazur görme telaşına düşemez.

Burada bir kesime düşen şuydu ki bu net duruşu sadece başbakan Davutoğlu’ndan gördük, fili işleyenin en ağır ceza ile cezalandırılmasını ve böyle bir mikrobun toplum içinde yeri olmadığını belirtmesiydi.

Diğer tarafın yanlışı da bu olay üzerinden bir kesimi ve özellikle inançlı insanları zan ve töhmet altında bırakacak değerlendirmeleriydi. Sırf Ak Parti düşmanlığı yapma adına bütün bir camiayı buna şerikmiş gibi göstermek de yanlıştı. Keşke bu taraftan değerlendirme yapanlar çocuk ve kadın istismarı yapan onları yok sayan ve okuma haklarını ellerinden alan 28 Şubat aktörlerine de böyle seslerini yükseltebilselerdi.

Rıza Sarraf meselesinde de aynı çelişkiyi görmek mümkün. Bir kesim Sarraf’ı yer altı dünyasının karanlık adamı olarak değerlendirirken bir kesim de İrangate olayında da açıkça ortaya çıktığı gibi kendisinin bile uygulamadığı ABD ambargosunu delerek hem kendi ülkesi İran’a hem de Türkiye’ye önemli kazançlar sağlayan bir kahramandı.

Sarraf;  ABD’nin Humeyni ile başlayan İran Devrimi`nden bu yana kendi ülkesine yönelik ekonomik ambargoyu delmekle itham ediliyor. Bu eylemiyle de ABD’nin dış politikasına ve millî güvenliğine tehdit teşkil eden bir tehlikeli iş yapmış. ABD’ye karşılık yaptığı bu eylemine Türkiye’yi de alet ederek Türk mallarını İran’a İran petrol ve doğalgazını Türkiye’ye gelmesinde derin devlet görevini üstlenmiş. Bunu da Halkbank üzerinden yapmış.

Gün gelmiş ABD ile İran arayı dizmişler ve ambargo da kalkmış. Ama Sarraf’ın bu eylemi ambargo öncesine dayandığı için suç sayılmış. Şimdi bu küresel santrançtta Türkiye’nin karı ve zararına bakılmak yerine Sarraf’ın iktidara yakınlığı üzerinden ya da Ebru ablamıza yazması üzerinden değerlendirme yapmak doğru olmaz.

Özetle şunu deriz dostlar. Değerlendirmelerimiz ve olaylara bakışımız durduğumuz nokta, baktığımız pencere, yaslandığımız camia ve oturduğumuz mahalle normlarına göre değil, hak, ilke ve değişmeyen ahlaki normlar üzerinden olsun. Yoksa gün gelir hırsızlığı, gün gelir kadına şiddeti, gün gelir tecavüzü savunmak zorunda kalırsınız. Ne demiştik? Doğru; hiçbir zaman ve zeminde değişmeyen ilkeler manzumesidir. Nokta.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright