Bir Başka Açıdan Elazığ Tanıtım Günleri | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Bir Başka Açıdan Elazığ Tanıtım Günleri 29.08.2014 22:52

Bir Başka Açıdan Elazığ Tanıtım Günleri


Elazığ’ın tarihi ve  turistik mekânları yanında ürettiği ve fakat pazarlamasını bir türlü yapamadığı mahsullerini tanıtmak ve bunu ekonomik anlamda geri dönüşüm olarak şehre yansıtmak amacıyla düzenlenen tanıtım günlerinin bir yenisinin arifesindeyiz. Bu yazının yayınlandığı  dergimizin çıktığı günlerde İstanbul Feshane’de gerçekleştirilen Elazığ Tanıtım Günleri devam ediyor olacak.

Bizler;  Ankara, İstanbul ve İzmir tanıtım günlerinin ardından şehir adına dördüncüsü İstanbul’da yapılan ikinci tanıtım günlerinden hareketle bu aktivitelere farklı bir açıdan bakmak istiyoruz.

Şehirlerin tanıtım gibi bir problemi elbette olmalı. Günümüzde ülkeler yerine şehirlerin yarışı ile karşı karşıyayız. Yerellik ve yerele ait her şey daha bir ilgi uyandırmakta ve insanlara daha cazip gelmektedir. Geçmişin deniz-kum-güneş ağırlıklı turizm anlayışı; tabiata, doğal olana ve özgünlüğe evrilen bir yapı arz ediyor. Bilindik tatil yöreleri yerine az bilinen, gizemi ile öne çıkan mekânlar tercih sebebi. Bilindik lezzetler de artık ötelenenler arasında. Yeni tatlar, lezzetler çekiyor insanları.

Son yıllarda şehirleri öne çıkartan en önemli motifin mutfak ve yemek kültürü olduğu gözlerden kaçmıyor. Televizyonlarda yapılan şehir tanıtımlarının omurgasını coğrafi güzelliklerden ziyade artık yemek kültürü oluşturuyor. İnsanlar yöreleri, şehirleri ürünleri ve yemekleri ile hafızasına yerleştiriyor. THY reklamlarındaki gibi sabah kahvaltısını Van’da, yemek ve baklavasını Antep’te, dondurmasını Maraş’ta yemek, kaşar peynirini Kars’tan, otlu peyniri Erzurum’dan almak gibi bir kültür oluştu insanlarda.

Büyük şehirlerdeki şehir tanıtım günlerine de böyle bir misyon biçilmiş durumda. İstanbul’da ikamet eden yakın bir dostum ailece şehir tanıtım günlerini takip ettiklerini, hafta sonunda değişik illerin tanıtım günlerine sırf kışlık ihtiyaçlarını karşılamak üzere gittiklerini, şehirlerin turizm ve tarihi mekânlarından ziyade mutfak ihtiyacı ve damak tadı açısından olaya baktıklarını anlattı.

Bu beyanlar, tespitler ayrıca  oturmuş kanıksanmış bu algılar, tanıtım günlerinin şehrin öne çıkmış, marka değeri taşıyan ürünlerin bolca satışının yapıldığı, ürünün marka değerine yeni değerler katmanın fırsatı ve zemini olduğu gerçeğini ortaya koyuyor. Bu avantajı iyi kullanabilen iller ciddi anlamda ekonomik katkı sağlarken, olaya kültürel bir şölen gözüyle bakan iller ise  üç gün üç gece süren bir kürsü başı meşkinden öteye gidemiyor.

Peki, Elazığ için marka olabilecek böyle bir ürün var mı? Ya da soruyu farklı bir şekilde sorsak ve desek ki, Elazığ deyince insanların aklına ne geliyor? Hangi ürünümüz şehrin sembolü ve marka değeri olmuş durumda ya da bu yolda? Bu sorulara verecek net bir cevabı olan varsa beri gelsin.  Bu suallerin sorulduğu bir anket yapılsa eminiz ki tek cevap gelmeyecektir. Orcik diyenler olduğu gibi, pestil diyenler de çıkacaktır. Üzüm diyenler gibi mermer diyenler de olacaktır.

Bu açıdan bakıldığında Elazığ ve Elazığlılar adına söz söyleme yetkisi, etkinlik yapma, şehre katma değer katacak markalar üretme derdi olan herkesin  öncelikle kafa yorması gereken meselesi “Elazığ=Ne?” sorusunun cevabını netleştirmesi ve  ikilemleri çözmesi gerekiyor.

Bendeniz âcizane bu konuda kendi teklifimi sunmak istiyorum. Orcik, pekmez, üzüm gibi ürünlerin yıl boyu tüketilme sıklığı ve miktarı oldukça sınırlı. Kaldı ki bu ürünlerden biri ya da birkaçını  Elazığ ürünü olarak birinci derecede tüketim malzemeleri kategorisinde değerlendirmek de çok olası değil. Bir insan orcik, pekmez, üzüm yemese de büyük bir eksiklik hissetmez. Ancak sabah akşam sofranızda başköşede olan  ve tadının tiryakisi olduğumuz bir ürünümüz var. Tulum peyniri. Evet, il dışındaki dostlarımıza götürdüğümüzde oldukça makbule geçen, sonrasında da dostlarımızın ısrarla aradığı bir ürünümüzdür tulum peyniri.

TULUM PEYNİRİ MARKA ÜRÜNÜMÜZ OLMALI

Şavak, Yılan Geçiren ve Pertek yolu üzerindeki köylerimizden topladığı peynirleri hijyen şartlarda işleyen, ambalajlayan, soğuk zincirle Türkiye’ye dağıtan irili ufaklı birçok peynir firmamız var. Ancak bunlardan hiçbiri Elazığ ile anılan bir marka oluşturamadı.

Buradan şehri yöneten Vali; Belediye, Ticaret ve Sanayi Odası, MÜSİAD, TÜMSİAD, ELGİAD gibi kuruluşların başkanları ile bu sektörde faaliyet gösteren büyüklerimize sesleniyoruz. Ekonomik değeri ve sürdürülebilirlik özelliği olmayan ürünlerle artık daha fazla zaman öldürmeyin. Tulum Peyniri şehrimizin markası olabilecek derece ve değerde bir ürünümüzdür. Elazığ Tulumu, Elazığ Şafak Tulumu ya da başka bir isimle markalaştırıp bir an önce güçlü bir şekilde piyasaya girmemiz ve Pazar oluşturmamız lazım.

AMBALAJ ÖNEMLİ

Bu aşamadan sonra üretici ve yöneticilerden bir talebimiz daha var. İşin ehli de bilir ki ürünü pazarlayan ve cazip kılan en önemli faktör ambalajdır. Böylesine güzel ve özel bir ürünü lütfen plastik kutulardan kurtaralım. Cam ya da plastik dışındaki maddelerden üretilmiş, değişik ebat ve hacimlerde, şık, zarif ve özel bir hediye ambiyansı verilmiş ambalajlarla sunalım pazara.

Bu yıl yapılan tanıtım günlerinde de görüleceği gibi Elazığ’ın başrol oyuncusu tulum peyniridir. Başka iller, orcikte olduğu gibi bizim peynirimize sahip çıkıp markalaştırmadan bizler atak davranalım ve bir kez olsun treni kaçırmayalım. 

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright