Açılım biraz lüks geldi | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Açılım biraz lüks geldi 23.08.2015 12:49

Açılım biraz lüks geldi

Yılların sorunu çözüm olsun diye çıkılmıştı yola. Adına ister barış ve kardeşlik, ister açılım ne denirse densin oldukça umut bağlanmıştı bu sürece. Aslında çıkış merkezi doğruydu. Doğu ve güneydoğu halkı uzun süre kültürleri ve dilleri ile yok sayılmıştı. Dillerini geçtik ırkları yok sayılmıştı. “Kürt halkı diye bir ırk yok onlar da Türk’türler” gibi bir dayatma ile karşı karşıya bırakılmışlardı.

Kültürlerini yaşayamıyor, dillerini özgürce konuşamıyor ve bu sebeple kendilerini ikinci sınıf vatandaş olarak görüyorlardı. Bunlarla birlikte yılların baskıları, faili meçhuller ve işkencelerin izleri vardı.

Bunun da ötesinde 30 yıla yakın uygulanan güvenlikçi politikalar sebebiyle yine 30 bine yakın şehit vardı. İnsanlar çocuklarını askere göndermemek için türlü formüller peşine düşmüştü. Bölgede güvenlik olmadığı için yatırım da söz konusu olamıyordu.

Bu durum elbette devam etmemeliydi. Bölge halkına bakış açısı değiştirilebilir ve onların kimlik ve kültürleri konusunda adımlar atılabilirse durum farklı olabilirdi. Öncelikle barış ve kardeşlik adıyla bir dizi kararlar alındı. Kürtçe konuşmanın önü açıldı. Bununla birlikte birçok kültürel haklar da tanındı.

Tabi ilk etapta toplumda da kabul gördü bu çalışma. Ve uzun süre herhangi bir çatışma ve şehit haberi de gelmedi. Ancak her şey 7 Haziran seçimlerinin ardından alt-üst oldu. Seçimlerde yüzde 13 alan HDP, bunu bir zafer olarak gördü ve her türlü eylemi ve şımarıklığı kendine bir hak olarak gördü.

Seçim zaferini şehir merkezinde silahla kutlayacak kadar kendini sorumsuz hisseden HDP’nin bu tavrı süreci ciddi yaraladı. Ama bunlardan da öte süreci bitiren olaylar ise polis ve askerlerimizin şehit olmasıyla tamamen bitmiş oldu.

Bu olaylarla birlikte devlet kudretini göstermeye başladı. Kendilerine verilen hakları da yanlış anlayan bölge halkı ne yazık ki bu olaylara çanak tuttu. Her gün yakılan lastikler, yağmalanan işyerleri ve devlet kurumları bardağı taşıran son damla oldu ve Türk silahlı kuvvetleri terörist kamplarını bombalamaya başladı.

Geçmişte sadece PKK ile mücadele eden Türkiye’nin bir de IŞİD gibi bir belası daha oldu. Sözüm ona İslami devlet kurmak amacıyla yola çıkan ama buna ulaşmak için Müslüman kafası kesmekten geri kalmayan IŞİD militanlarına yönelik operasyonlarla olay daha kapsamlı bir mücadeleye döndü.

Türkiye’nin kendini savunma adına giriştiği operasyonlardan HDP oldukça rahatsız oldu. HDP eş başkanı Demirtaş’ı “operasyonu durdurun konuşalım” noktasına getirtti. Ancak geri dönüş olmayacaktı. İşin en güzel tarafı da bu operasyonlara paralel medya ve bölücü kesimler hariç herkes destek verdi ve gecikmiş bir harekât olduğunu vurguladı.

Yaşananlar da gösterdi ki bazı kesimler için demokrasi ve insan hakları oldukça lüks geldi. Kendilerinin kimlik ve şahsiyet kazanmalarına yönelik ortaya konan güzellikler birilerini şımarttı. “Biz bu ülkede ne kadar hukuksuzluk yaparsak o kadar meşrulaşırız” gibi sakat bir düşünceye itti. Ama onlar devletin şefkati yanında kudretinin de olduğunu unuttular. Tıpkı kendilerine yedirilen dışkıyı unuttukları gibi.

Artık ülkemizin ve devletimizin gücü her yerde kendini gösterecek. Yakan ve yıkan anında karşılık görecek. Gerekirse ateşle karşılık verilecek ve durdurulacak. Ee.. ne demiş atalarımız. Herkese anladığı dilden…

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright