Tüm zamanların en kanlı seri katili: Sigara | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Tüm zamanların en kanlı seri katili: Sigara 03.10.2014 23:15

Tüm zamanların en kanlı seri katili: Sigara

 

En çok öldüren sebebin kalp ve damar sistemine ait hastalıklar olduğu, bunu malign hastalıkların, yani kanserlerin, izlediği sıkça tekrarlanmaktadır. KOAH`ı da ister üçüncü ister dördüncü sebep sayınız her halükarda sigara en çok ölüme yol açan nedenlerin başında gelmektedir. Zira bu en ölümcül hastalıkların etiyopatogenezinde sigara başat bir rol oynamaktadır. Yani hem bu rahatsızlıkların ortaya çıkışında birincil risk faktörleri arasında yer alırken hem de doğrudan ve dolaylı etkileriyle sözü geçen hastalıklarla sonuçlanacak olan inflamatuvar (iltihabi) süreçleri tetiklemektedir. Bu yüzden bu başlığı atarak yazıya başlamayı uygun buldum. Belki de “travma dışı tüm ölümlerin yarısından fazlasından sigara sorumludur” denilse yanlış olmaz.

Peki bu eli kanlı katil ile olan yakın ilişkimiz ona karşı duyulan derin muhabbetimiz neyin nesidir? Nasıl oluyor da çocukluk yıllarında başlayan bu karşılıksız aşk bizi mezara götürene dek gözlerimiz hiçbir şeyi görmüyor? Bazen tüm rahatsızlığına rağmen hala sigaraya toz kondurmamaya çalışan hastalarımıza “Sigaraya nice canlar feda olmuş seninki de feda olsun üzülme” diyerek, içinde bulundukları hülyalardan uyandırmaya çalıştığımızda bile insanların anlamsız bir gülümseme ile polikliniği terkedişlerini üzülerek izlediğimiz oluyor. İnsanlar nasıl canları pahasına bu illetin peşinden giderler? Benzer soruları artırmak elbette mümkün ise de sorunun tanımlanmasında ve/veya çözümünde ek bir katkı sağlamayacaktır.   

Çocukluk çağlarında merak, özenti, çevrenin etkisi ya da baskısı, büyüdüğünü kanıtlama dürtüsü vb sebeplerden başlayan ilk tanışmayı kısa süre sonra bağımlılık izlemektedir. Aslında olay çok da karmaşık değil. Sigaranın içindeki temel psikoaktif madde olan nikotin, inhalasyon yolu ile alveollere kadar ulaşıp doğrudan kan dolaşımına geçerek -ağızdan girişinden 12 saniye sonra- beyne ulaşmakta ve ilgili nikotin reseptörlerine bağlanmaktadır. Hemen ardından beyindeki bazı bölümlerde birtakım madde ve hormon deşarjı olmakta ve bu durum kişide belli bir mutluluk hali oluşturmaktadır. Geri dönüşlü olarak gerçekleşen bu etki, takriben 30 dakika sürmekte ve kandaki nikotin seviyesinin düşmesine paralel olarak beyinde reseptöre bağlı nikotin miktarının da azalmasıyla beraber ortadan kalkmaktadır. Kan nikotin seviyesini yeniden yükseltebilmek için ise çaresiz yeni bir sigara tüttürmek gerekmektedir. Buna pozitif pekiştireç etki denilmekte ve her içilen sigara bir sonrakini içme isteğini pekiştirmektedir. Gece boyu uykuda nikotin seviyesi iyice azalıp dip yaptığından sabah uyandıktan sonra içilen ilk sigaranın tadı bir başka olurmuş. Bazen seviyeyi istenen düzeye çıkarmak için peş peşe birkaç sigaranın yuvarlanması dahi gerekebilirmiş. İşin bu kısmını tiryakilere havale etmek gerekir...

Batılı ülkelerde yayınlanan birtakım anlı şanlı bilimsel dergilerin sayfa aralarında bile 1960’lı yıllara kadar bazı sigara reklamlarının çıktığını biliyoruz. Sigaranın gerçekten zararlı olduğuna bu bilimsel çevrelerin ikna edilebilmeleriyse ancak bundan sonra mümkün olabilmiş. Bizde de durum çok farklı değildi. Yaşı 40`ın üzerinde olup ilgilenenler askere giden gençlere sigara istikakı verildiğini hatırlarlar. Son yirmi yıl içinde yapılan bazı değişiklikler ve yenilikler sayesinde mevzuat olarak sigara mücadelesinde dünya ölçeğinde oldukça iyi bir noktaya gelmiş olmakla beraber uygulamada gösterilen zaafiyetler hala göze çarpmaktadır. Hastane bahçeleri dahil pek çok resmi binanın bahçe ve kapı önlerinde mesaisinin bir bölümünü tamamlayan çalışanlar soğuğa, sıcağa, yağmura, çamura bakmadan arz-ı endam etmeye devam ediyorlar. Kahvehane, lokanta, kafe vb yerlerdeki durum ise daha vahim olabilir.

Çocukların sevgilisi red kit`in ağzından sigara alınalı daha 1-2 on yıl kadar ancak oldu. En meşhur bir sigarayı reklam eden sembol kahraman da bir vahşi batı kovboyundan başkası değildir. Binlerce yıl sonra dış uzayda çok uzak bir gezegende yapılmakta olan müthiş bir bilimsel deneyi yürüten bayan bilim insanının dahi (Avatar filmi) -her ne hikmetse- elinden sigarası düşmüyordu. Bu konuda yazıp söyleyecek çok şey var lakin yerimiz tükendi. İnşaalah önümüzdeki ay devam edelim. 

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright