Toprakla gelen tehlike : “Aspest“ | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Toprakla gelen tehlike : “Aspest“ 17.05.2015 19:56

Toprakla gelen tehlike : “Aspest“

Akciğer filmine göz attıktan sonra hastasına yönelen doktor: “sen Maden’li misin?“ diye sordu. Hasta şaşkın ,“bizim memleket akciğer filminde mi yazıyor?“ diye soruya soruyla karşılık verdi. Buna benzer diyaloglar bölgemizdeki göğüs hastalıkları polikliniklerinde sıkça rastladığımız repliklerden. Aspest liflerine yoğun bir şekilde maruz kalmanın en masum sonucu işte bu plevral plaklar. Akciğer röntgenogramlarını gergef gergef işleyip göz alıcı nakışlar oluşturan da, akciğer zarındaki kalsifiye olmuş (kireçlenmiş)  kalınlaşma alanlarından  (aspest plakları) başka bir şey değil. Çok şükür bu en sık ve en demonstratif (gösterici) bulgu aynı zamanda en zararsız olanı. Aspest lifleriyle yoğun karşılaşmayı göstermesinden öte klinik olarak anlamlı değil. Daha nadir ama ciddi olan bir takım diğer aspeste bağlı rahatsızlıkların da bu kişilerde ortaya çıkabileceğini ihtar etmesi bakımından değerli olduğuysa açık.

Evet, aspest liflerinin yoğun bir şekilde solunması aspestozis dediğimiz kronik ilerleyici nefes darlığıyla seyreden bir tür intersitisyel akciğer hastalığına yol açabilmektedir. Klasik toz hastalıklarının olağan seyri çerçevesinde bazen hızla ya da nispeten yavaş olsa da genellikle solunum yetmezliğine doğru evrilebilir.

Esasen aspest, oldukça kanserojen bir tür mikro kristal lifsi yapı gösterir (iğne gibi) ve akciğer ve plevra (akciğer zarı) malign hastalıklarının gelişiminden de birincil olarak sorumludur. Aspest maruziyeti tıpkı sigara içimi gibi bu kabil kanserler için bağımsız risk faktörü olarak kabul edilir. Birlikte sigara içimi riski 5-10 kat daha artırmaktadır. Her aspest plağı olan kanser olmaz ancak tüm mezoteliyomaların % 90-95’inden aspest maruziyeti sorumludur.

Aspestten bahsetmişken malign mezoteliyomaya özel olarak değinmemek olmaz. Akciğer zarının kanseri olarak Türkçeleştirilebilecek olan bu hastalık aspest tozlarının yoğun bir şekilde solunmasıyla ortaya çıkmaktadır. Esasen bir şekilde mide barsak yoluyla alınan aspestin herhangi bir zararı gösterilmemiştir. Solunum yoluyla akciğerlere ulaşan lifler ise küçük hava yollarına kadar ilerlemekte ve sonra akciğer parenkimine saplanmaktadır. Bu aşamadan sonra liflerin akciğerlerden uzaklaştırılması pek mümkün olamaz. Bilakis soluk alıp verme esnasında oluşan sürekli hareketin etkisiyle bu lifler akciğerler içinde ilerler ve uçları organın visseral plevrasını (akciğere yapışıp onu dıştan saran zar) delerek dışa doğru bir miktar çıkar. Birden çok lif (belki binlercesi) akciğerin zarını delerek, bir nevi fırça gibi, soluk alıp verdikçe pariyatal plevrayı (göğüs duvarının içini kaplayan zar) mütemadiyen tarayıp çizer. Bu kronik irritasyonun neticesinde zarda önce kalınlaşma sonra da zamanla kireçlenme olur. Kireçlenen lezyonlar filmde belirmeye başlar ve kireçlenme ilerledikçe bilateral (iki taraflı) yaygın düzensiz şekilli plaklar teşekkül eder. Bu uyarının sürgit devam etmesi bazen kanserleşmeyle sonuçlanır.

Maden, Alacakaya, Palu’nun ve Sivrice’nin bir kısmıyla Siverek, Çermik, Çüngüş, Ergani ve Hekimhan bölgelerinde bu toprakla badana yapılmış eski evlerde doğup büyümüş olan insanlarda yaygın olarak aspest maruziyeti izlenmektedir. Sanıldığının aksine sokaktaki toprağın (beyaz olsa bile) bizim bölgemizde doğrudan hastalığın oluşumunda rolü yoktur. Maden ocaklarında çalışmanın da aspestozis ile, yine bölgemiz için, ilişkili olduğu düşünülmemektedir. Söz konusu eski evler çok azalmış olmakla beraber hala bu toprakla badana edilmiş evlerde kesinlikle oturulmamalıdır. Badana malzemesi olarak bu toprak kullanılmamalıdır.

Akciğer filmlerinde bu kabil lezyonlar tespit edilmiş olan kişiler aspest tozuna maruz kalmış olduklarını bilmeliler. Yıllar önce maruz kalınmış olan bu etkiden korunmak ya da tedavi olmak mümkün de gerekli de değildir. Kanser riskini artırması muhtemel başta sigara her türlü kanserojenden azami derecede korunulmalı, herhangi bir şikâyette mutlaka ilgili göğüs hastalıkları uzmanına başvurmalı ve senede bir kez kontrol için akciğer filmi çektirmelidir.  

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright