SİGARA: sahipsiz olmayan katil | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>SİGARA: sahipsiz olmayan katil 08.11.2014 11:56

SİGARA: sahipsiz olmayan katil


 

Tüm zararlarına karşın bu denli yaygın bir pandemi (bütün yeryüzünü etkileyen salgın hastalık) halinde kısa sürede dünyayı saran tütün kullanımı alışkanlığı elbette spontan bir olgu değildir. Arkasında dev bir endüstrinin tatlı kâr etme içgüdüsüyle motive olmuş korkunç bir medya ve reklam sektörü konuşlanmış bulunuyor.

İlk zamanlar bu reklamlar açıktan açığa pervasızca yapılırken zaman içinde tütün salgınının oldukça ciddi kişisel ve toplumsal sonuçlara yol açtığının giderek artan kesinlikte ve A düzeyindeki kanıtlarla ispatlanmasıyla birlikte daha sinsi yöntemler kullanılarak - çaktırmadan yutturma-  şeklinde yapılır hale gelmiştir. Bu yüzden olsa gerek hiç beklenmedik kahramanlar durup dururken film boyunca sigara içerler. Aynı renge boyanmış minibüslerin ahenkli bir konvoy halinde ana yollarda yüksek hızla seyrettiklerini eminim herkes görmüş ve etkilenmiştir. Hipermarketlerin kasalarına yakın özel bölümlerde özenle dizilmiş parlak renkli sigara paketleri dahi adeta “gel beni al” mesajı vermektedir…

Bu ve benzeri reklam ve yöntemlerle sigaraya karşı ilgisi artırılan çocuklar ve gençler kendi aralarında yaşadıkları büyüdüğünü ispat etme dürtüsü, grup içine kabul olunma isteği, merak, hevesleme ve özenti gibi saiklerle ve “bir kerecik denemekle bir şey olmaz” düşüncesiyle siftahını yapmakta ve maalesef bir daha kendilerini kurtaramamaktadır.

Deneysel olarak bir damla saf nikotin verilen köpeğin birkaç dakika içinde öldüğü gözlemlenmişse de bir dal sigaranın içermiş olduğu mikrogram düzeyindeki nikotin ölümcül dozun çok altında kalmakta ve anında ölüm gerçekleşmemektedir. Bununla beraber sigara dumanı -nikotine ilaveten- 4000’den fazla sayıda madde içerir ve bunların pek çoğu en az nikotin kadar zehirli ve kanserojen olup katran, kömür kurumu ve is bunlardan ilk akla gelenlerdir.

Bu kabil zararlı kimyasalların adeta kokteyli halinde ciğerlere doldurulan sigara dumanı yıllarca süregelen tahripkar etkisiyle hava yolu mukozasının doğal yapısını bozar, başlattığı ve sürgit devamına yol açtığı iltihabi süreçlerle bir yandan akciğer bağ dokusunu da bozup akciğeri giderek havayla şişmiş bir balon haline getirirken (amfizem) öte yandan bol miktarda mukus salgılanmasına yol açarak ve hava yollarının duvar kalınlığını artırıp yolları daraltarak (kronik bronşit) kronik tıkayıcı akciğer hastalığına (KOAH) sebep olur.  

KOAH ise zamanla nefes darlığı ve solunum yetersizliğine doğru evrilerek son dönem akciğer hastalığı ve ölümle nihayetlenir. Bu süreç tam olarak bilinmeyen sebeplerle kimi hastada hızla ilerleyerek kısa süre içerisinde hastalar kaybedilirken bir diğer grup ise ilginç bir şekilde düşük oksijen satürasyonu ve yüksek karbondioksit seviyelerini oldukça iyi tolere ederek uzunca bir süre yaşamlarını sürdürebilirler. Zaman içinde sağ kalp yetmezliği de tabloya eklenen bu hastaların bu nispeten uzun dönem boyunca yaşam kaliteleri büyük ölçüde bozulmuştur. Oksijen tedavisine bağımlı hale gelebilirler son dönemde evin içindeki en basit yaşamsal ihtiyaçlarını ve kişisel bakımlarını bile tek başlarına yerine getiremez hale gelirler. Sonuçta erken kötüleşip ölenler mi yoksa uzun yaşayıp çekenler mi daha şanslı tam da bilmek mümkün değil…

Bu arada yüksek derecede kanserojen özelliğe sahip yanmış organik toz ve partiküllerin başlattığı solunum mukozasındaki metaplzik değişiklikler birer prekanseröz lezyon olarak solunum yolları mukozasında önce displaziye sonrasındaysa karsinom insutu denilen başlangıç aşamasındaki kanserli dokuya dönüşebilir. Bu süreç aslında genellikle yıllar alsa da şans eseri çekilen bir grafi ya da tomografide tesadüfen saptanmamışsa ki bu nadiren olur, tümör büyüyüp çevreyi rahatsız edecek belirtilerini (kanama, hava yolu tıkanması, geçmeyen yada tekrarlayıp duran zatürreler) verinceye kadar çoğunlukla fark edilemez ve bahsi geçen semptomlar ortaya çıktığındaysa maalesef çok geç kalınmış olur. Ne yazık ki akciğer kanserlerinde erken teşhis çok nadir olduğu gibi tümörlerde genellikle agresif seyrederler. İnoperabıl vakalarda tanıdan sonraki sörvi nadiren 2 yılı bulabilir.

Önemine ve aciliyetine binaen konuya önümüzdeki ay da devam etmek istiyorum.

Selam ve dua ile…

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright