Nereden nereye?.. | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Nereden nereye?.. 17.04.2016 18:11

Nereden nereye?..


 

Sene bin dokuz yüz doksan dört, doksan beş… Stajyer olarak araştırma hastanesine gelmişiz. Büyük bir merak ve iştiyakla olan biteni izlemeye çalışıyoruz.

Doğum evinden bozma bir bina… Aklımda kalan bazı sahneler var. Mustafa şu sözlerle dikkatimi çekiyor:

Şuraya baksana kim hasta, kim hasta yakını, kim personel, kim görevli, kim görevsiz belli mi Allah aşkına?

Müthiş bir kalabalık. Orta boy bir mahalle ilkokulu büyüklüğündeki binada cereyan eden dehşet bir curcuna. Sadece hemşirelerin üzerinde önlük var doktorların çoğunda önlük de yok. Bir yandan tıp fakültesinin öğrencileri, öte yandan hemşirelik ve sağlık meslek lisesi ve yüksek okuluna mensup stajyer ve öğrenciler. Arada onların öğretmenleri, ayrıca intern ve asistan doktorlar ve tabi hocalar…

Bir yandan hocalar etrafında birer grup asistan ve öğrenciyle vizit gezerlerken bir yandan sorumlu asistan hastasından kemik iliği biyopsisi almaya çalışıyor. Bir taraftan mümessiller doktorlarla konuşmak için fırsat kollarken öte taraftan yerel bazı medikalcilerin görevlileri anjiyo malzemesini vermenin hesabında… Hepsi 5-10 oda ve daracık bir koridorun içinde cereyan eden dehşet bir kaos…

Kucağında küçük bebeği ile polikliniğin önünde saatlerce ayakta bekleyen rahmetli başkanımız Hamza Beyi bu gün gibi hatırlıyorum o sıcak yaz gününde kalabalığın içinde terlerken… 

O sırada arrest olan bir hasta, “Bird cihazını yetiştirin” diyor asistan abimiz. Mustafa’yla  koşuyoruz polikliniklerin oraya. Kastettiği mekanik ventilatör ya, cihaz ventilatörden çok her şeye benziyor. Biz gelene kadar zaten hasta teslim olmuş… cihaz da çalışmıyor. Çalışsa da o kadar ilkel ki…

Benzer anı ve örnekleri çoğaltmak pek ala mümkünse de meramımız hasıl olmuş olsa gerek. Şunu da ekleyip bu konuyu kapatayım. Biz dahil bu gün memlekette hizmet veren kadrolar bu şartlarda okudular ihtisas yaptılar. Hocalarımızın çoğu asistanken 3-5 yatağı olan servisleri vardı.

Şimdi bir de bu günü düşünelim. Dev binasıyla bir üniversite hastanemiz, Bir mahalle büyüklüğündeki alana yayılmış kampüsüyle bir eğitim ve araştırma hastanemiz, emsallerinin ötesine geçmiş özel hastanelerimiz ve inşaatı nihayet hızlanan ultra modern bir şehir hastanemiz (aman nazar olmasa da artık yapılsa) ile içleri en modern ve ileri teknolojiyle mücehhez cihaz ve makinelerle donatılmış sağlık tesislerimiz var elhamdülillah.

Tertemiz üniformalarıyla hangi lisenin stajyeri olduğu bile üzerinde yazan, liselisinden ambulans doktoruna kadar acil tıp teknisyeninden hasta bakıcısına pırıl pırıl kılık kıyafetiyle hastalarına elinden gelenin en iyisini sunmaya çalışan bir ekip… 112 ambulansları vızır vızır gerekirse taburcu olan hastayı İstanbul’da oturan evladının evine bile götürüyor…

Çinlinin dediği gibi yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştirmeye bu günden başlamalısın. Parayı bulduk ya onun sağlayabileceklerine ulaşmış görünüyoruz. Öncelikle eğitimin tamamında ve özellikle tıp eğitiminde kalitenin de gerçekten artması için hususi gayret sarfetmeliyiz. Ayrıca bu kadroların olmazsa olmazı gerekli ahlaki ve etik değerlerle de donatarak yetiştirilmeleridir. Kısaca Allah’tan korkan bireyler olmaları, kul hakkından aslandan çekinir gibi çekinmeleri şarttır.

Son bir hususu dile getirip bu ayki yazımızı noktalayalım. Bazı branşlarda maalesef kadro açısından üniversite eski günlerini arar olmuştur. Giden hocaların yeri doldurulamamıştır. Kaleyi aslanlar gibi savunan bazı hocalarımız defansif oynayıp adam geçirmemişlerdir… Bu hamur çok su götürür ya burada uzatmak istemiyorum. Son söz: Evet bina ve donanım önemlidir ama en önemli konu bunları kullanacak ehil ve ahlaklı insan unsurunun hazırlanmasıdır ki bu da herhalde en zor olanıdır.

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright