Enerji meselesi üzerine düşünceler | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Enerji meselesi üzerine düşünceler 08.01.2017 21:59

Enerji meselesi üzerine düşünceler


 

Fizikte kısaca iş yapabilme yeteneği olarak tarif edilen enerji halen dünyanın en temel meselelerinden biri olma mahiyetini koruyor.

Savaşların, ittifak ve anlaşmaların, paktların ve stratejilerin uğruna kurulup dağıldığı enerji konusu son 1-2 asırdır fosil yakıtların yer altındaki yerleşim ve dağılımına göre şekilleniyor.

Fosil yakıtlar dedikleri; bildiğimiz kömür, petrol ve doğal gaz ile bunların türevlerini ifade ediyor.

Aslında yaratılışından bu yana yeryüzünün biricik enerji kaynağı güneşten başkası değildir.      

Milyonlarca yıl boyunca yeryüzünün neredeyse tamamını örten çok yoğun orman örtüsünün yeşil yaprakları, hücrelerinde bulunan ve kloroplast denilen ancak elektron mikroskobu ile görülebilen organelleri ile fotosentez denen harika bir olay gerçekleştiriyorlar.

Nanometre boyutlarındaki bu muhteşem yapılar içinde kelimenin tam manasıyla cansız maddelerden canlılığın yapı taşları üretiliyor.

İşbu muhteşem hadisenin gerçekleşmesi için gereken enerji narin yapraklara düşen güneş ışığından başkası değildir.

Bir yandan bu canlılık için elzem yapısal makro moleküller sentezlenirken öte yandan canlılığın sürebilmesi için olmazsa olmazlardan bir diğeri olan glikoz yani temel biyoenerji kaynağı hazırlanmakta; nişasta ve selüloz olarak depolanmaktadır. Ağaç gövdelerini oluşturan işte bu selüloz yapıdır.

Milyonlarca yıl boyunca toprak katmanları arasında yüksek basınç altında kalan bu tomruk yığınları fosilleşirken içinden süzülüp çıkan sıvı kısmı petrole sızıp yer altı boşluklarını dolduran gaz kısmı doğal gaza ve kalan kuru parçalar ise kömüre evrilmekte.

Geçtiğimiz iki asır içinde bu fosil yakıtlarla tanışan insanlık ağır sanayi için demiri eritmek üzere kömüre ihtiyaç duyduğundan bu yana kömüre,  sonrasında yaptığı araba tren uçak ve gemileri çalıştırmak için petrole, nihayet elektrik ve ısınma için de doğal gaza ihtirasla meftun olmuştur.

Bu kaynakları ele geçirip tek başına kullanmak ve dünyaya hakim olmak niyetinde olan haçlı batı özünde sakladığı ırkçı emperyalizmin etkisiyle başlattığı sömürgecilik ve kölelik düzenini tüm dünyaya yayarak sonunda iki dünya savaşıyla taçlandırdı.

Önlerindeki son engel Osmanlı imparatorluğu da dağıtılıp toprakları altında yatan akıl almaz zenginlikteki petrol ve doğal gaz yatakları ırkçı emperyalizmin kullanımına sunulmak üzere bir stadyumu doldurmayacak sayıdaki kabilelere kurdurulan kukla devletçiklere verilip sömürüldü.

Bu zengin kaynaklar, sahip oldukları kaynakları kullanıp koruyacak gücü olmayanların başına beladan başkasını getirmiyor maalesef…

Yıllardan bu yana Elazığ’ımızdan çıkan kromun taş toprak fiyatına satılmasına bakılırsa 2023 yılını iştiyakla beklememiz için düşündüğümüzden de çok sebebin var olduğunu fark edebiliyoruz.

Son söz: Şu ahir zamanda nükleer enerjiden sonra bor ve hidrojen benzeri sofistike enerji kaynakları insanlığı ilk defa güneşten bağımsız hale getiriyorken bu kabil zenginliklerin bize lütfen layık görülmüş olan bu son vatan parçasının altına yerleştirilmiş olması elbette tesadüf değildir.           

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright