Astım etiyolojisi ve hijyen teorisi 2 | HerAy Elazığ Aktuel-Elazığlıyım diyen herkesin dergisi
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Astım etiyolojisi ve hijyen teorisi 2 20.03.2015 23:18

Astım etiyolojisi ve hijyen teorisi 2


Mikrobik olmayan (belki alerjik olan) kronik iltihabi bir sürecin astım oluşumunda başat rol oynadığını geçen ayki yazıda izaha çalışmıştım. İltihap (inflamasyon) fenomeninin başlayıp ilerlemesi projesi günümüzde modern tıbbın üzerinde en fazla durduğu konuların başında gelir. Sayısız tipte hücrenin ve onların salgıladığı pek çok proteinin son derece karmaşık yollarla etkileşimi neticesinde mekanizmanın işlediğini iyi biliyoruz.

Bir orkestra uyum ve ahengiyle çalışan bütün bu sistemin şefliğini, yardımcı T hücreleri denilen çok özel bir hücre grubu yürütmektedir. Yardımcı T hücreleri erken çocukluk döneminden itibaren normal olarak çevrede bulunan viral ve bakteriyel antijenlerle yeterince karşılaştıklarında T hepler 1 şeklinde farklılaşarak immün yanıtın - olması gerektiği üzere - enfeksiyon ajanlarına karşı yönelmesini sağlamaktadır. Buna karşın eğer yaşamın ilk ay ve yıllarında söz konusu mikrobik ajanlarla yeterince temas gerçekleşmezse yardımcı T hücreleri T hepler 2 yönüne kayarak daha çok alerjik reaksiyon geliştirecek tarzda farklılaşır ve atopik bünyeli alerjik hastalıklara yatkın bireyler ortaya çıkar.

Astımın alerjik tabiatı gereği hastalığın ortaya çıkışında ve seyrinde belirleyici rol oynayan iltihabi sürecin T hepler 2 hücreleri üzerinden yürüdüğü düşünülmektedir.

Bu varsayımı destekleyen bir takım epidemiyolojik veriler de mevcuttur. Dünyada astım sıklığı ve hastalığın coğrafi dağılımı incelendiğinde astımın en sık olarak Batı Avrupa’da, Kuzey Amerika’da, Güney Afrika’da, Avustralya’da ve Yeni Zelanda’da görüldüğü özellikle gençler arasında bu bölgelerde sıklığın yer yer % 10’un üstüne kadar yükseldiği görülmüştür. Türkiye’nin de dahil olduğu orta düzeyde gelişmiş olan ülkelerde bu sıklık %5 civarındayken geri kalmış toplumlarda ve mesela uzak doğuda % 2-3 ‘e değin azalmaktadır.   

Gelişmiş toplumlarda astım dışındaki alerjik rahatsızlıkların da, astım gibi, daha sık görüldüğü bildirilmektedir. Batı tarzı yaşamın hastalığın ortaya çıkışında rolünün olabileceği akla gelmiş ancak en makul izahı hijyen teorisi ile yapılabilmiştir. Bu teoriye göre gelişmiş toplumlardaki aşırı hijyenik çevre ve ortamlarda doğup büyüyen nesiller haliyle yeterince mikro organizmalarla muhatap olamamakta ve dolayısıyla atopik – alerjik tabiatlı bir bünyeye evrilmekteler.

Vücudumuzda bulunan flora bakterileri başta olmak üzere içinde yaşadığımız mikro çevrenin dahi tam olarak insanın sağlıklı bir hayat sürdürmesi için özel olarak tasarlanıp yaratıldığı görülüyor. Bir takım çocukluk çağı hastalıklarının zamanında yaşanmasının hayat boyu faydalarının olacağı düşünülüyor.       

Elbette temizlik imandandır ve iç ve dış temizlik müslümanın olmazsa olmazıdır. Bununla birlikte geleneksel olarak su ve sabunla yapılmakta olan taharet ve temizlik kaba kirlerden arındırırken mikrop sayısını yeterince azaltmakta ve ideal bir yaşam ortamı sağlamaktadır. Sonuçta “su temizdir ve temizler”.  

http://www.herayaktuel.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright